TOKİ, Selahattin Demirtaş tarafından, çok muhtemel kişisel bir temenni olarak Kobanê'ye davet edildi. Öncelikle bunun sadece bir 'temenni' olduğunu vurguluyorum çünkü 'Demokratik Özerk' bir yer olan Kobanê'de halkın kendisinin doğrudan karar vermesi söz konusu. Bu öneri belki hükümetin sözde Kobanê dostluğunu -sözde kelimesini onlar için kullanmak da enteresan oldu- fiiliyata geçirmeleri için diplomatik bir çağrı olarak kullanılabilir. Mesela TOKİ'nin Kobanê'ye gidip IŞİD'in zulmünün sergilendiği bir müze inşa etmesi diplomatik açıdan anlamlı olabilir.
Bu kadar özenli ve kırıcı olmayan bir girişten sonra TOKİ gerçeğine dönelim. TOKİ özetle kendisine bedava tahsis edilen ülkenin topraklarını kat karşılığı müteahhitlere veren bir kurumdan başka şey değildir. Göz diktiği 'sahipsiz', daha doğrusu hepimizin toprağını müteahhitlere peşkeş çeker. Yanlış anlaşılmasın yapılan yolsuzluklardan, kayırılan şirketlerden, aracılara verilen komisyonlardan bahsetmiyorum. Doğrudan TOKİ talanı söz ettiğim. Hiç bir yolsuzluk olmasa da ki bu mümkün değildir, halkın toprağının gasp edilmesidir. Ayrıca kafanızı kaldırın ve etrafınıza bakın, TOKİ konutlarında kaç tane yoksul oturabilmektedir? Sadece zenginlerin rant aracı ya da orta sınıfın gelecek 20 yılını ipotek altına alarak, borçlanacak satın alabildikleri dairelerdir. Hep konuşmalarda söylediğim gibi 'sonra ölüp yüce mevlanın karşısına gittiğinizde size hayatında ne yaptın diye sorulduğunda TOKİ'den ev aldım onun borcunu ödedim mi diyeceksiniz?'
Bu yüzden halkın toprağının kendisine dağıtılarak toprağın demokratikleştirilmesinden başka çare yoktur. Tabii ki karşılıksız. Yurt toprağı için ölen, direnen yoksullara bir evlik 'konut' yerini mi çok görüyoruz. Zaten yukarda bahsettiğim gibi toprakları ya müteahhitlere ya da yoksullara vereceksiniz. Bunun manası, herkese al şu toprağı ne yaparsan yap değildir. 35-40 aile birleşerek, kolektif biçimde ve demokratik bir mimari yöntemin uygulandığı bir inşa sürecidir. Kadınların, erkeklerin ve 6 yaşından büyük çocukların de evlerinin nasıl olacağına karar verecekleri, sadece ev değil başka bir demokrasinin de inşa edildiği bir biçimidir. Ayrıca birbirine sırtını dönmüş, geniş konserve kutuları TOKİ konutlarında demokrasi olamaz ki! Her şeyi bırakın, siz hiç kavgasız geçen bir apartman yönetim toplantısı gördünüz mü?
Peki, ama paramız yok ve bu yüzden de kat karşılığı vererek halkın konut ihtiyacını çözebiliyoruz diyorsanız, alın size alternatif. Biz hep beraber, radikal inşaat tekellerine ihtiyaç olmadan Alker-Kerpiç ekolojik evler inşa edelim. Dünyanın en sağlam, soğuğa ve sıcağa karşı en sağlıklı, en ekonomik ve en güzel evlerini. Ayrıca umarım ihtiyaç olmaz ama kurşun da geçirmeyen evlerini çünkü Alker kurşun da geçirmez...
Sevgili Selahattin Demirtaş; boş ver TOKİ ve monarşik iktidarı, onlar sadece kenara bir müze inşa etsin, 10.000 ekolojik konutu biz yapalım. TOKİ ve yel değirmenlerine karşı biz, davetini bekliyoruz...