
Herkes ve örgütler, pratikleriyle gerçekliklerini ortaya koyarlar. Kürt Özgürlük Hareketi’nin, çıkışından bugüne söylemi de pratiği de ortadadır. Ortadoğu’daki farklı kimliklerin, inançların birinci dereceden dostu, Kürt Özgürlük Hareketi’dir. Bu topraklarda farklılıklara karşı yürütülen soykırıma ve zulme en çok karşı çıkan, bu konuda Ortadoğu toplumlarını eğiten örnek hareket, Kürt Özgürlük Hareketi’dir. Bu gerçekliği görmeden konuşmak gerçekten de vicdansızlıktır, iyi niyetli olmamaktır.
Şunu rahatlıkla söyleyebiliriz: Başta Ermeniler olmak üzere farklı kimlikler ve inanç topluluklarına en büyük dostluk besleyenlerden biri Besê Hozat’tır. Kürt Kadın Özgürlük Hareketi, farklı halklara olumsuz tüm yaklaşımlara karşı duyarlıdır. Bu halklarla büyük bir sevgi ve dostluk içindedir. Besê Hozat’ı tanıyan herkes böyle bir karakterde olduğunu bilir. Besê Hozat, barış konusunda çok hassas olduğu için çeşitli nedenlerle Kürtlerle Türkiye arasında barışı istemeyenler üzerine bir değerlendirme yapmıştır. Bazı lobiler içindeki bir kısım milliyetçi kesimin Kürtlerle Türkiye’nin kavgasından faydalanabileceği kuşkusunu ortaya koymuştur.
Bilindiği gibi diplomaside ve dış politikada sorun yaşadıkları devletlerin iç sorun yaşamalarından yararlanılır. Örneğin İsrail’in Arapların iç sorunlarından her zaman yararlandığı söylenir. Bu örneği doğru-yanlış çok dillendirildiği için belirtiyoruz. Yine Türkiye’nin Kürtler arasındaki sorunların bitmesini istemediği, Kürtlerin kendi içinde kavgalı olmasını istediği bilinmektedir. Tüm devletler ya da toplulukların hasım gördüklerinin iç sorunlarından yararlanmak isteyecekleri bilinen bir gerçekliktir.
Kürtler soykırımın bilincinde
Türkiye’nin varisi olduğu Osmanlı, Ermenilere karşı bir soykırım suçu işlemiştir. Tarihin en büyük soykırımıyla Türkiye sınırları içindeki Ermeniler katledilmiş ya da sürülmüşlerdir. Ermeniler binlerce yıldır yaşadıkları topraklardan sökülüp atılmışlardır. Buna karşı tabii ki başta Ermeniler olmak üzere insanlığın bir tepkisi bulunmaktadır. Kuşkusuz başta Ermeniler olmak üzere demokratik insanlık, Ermeni Soykırımı’nın kabul edilmesini istemektedir. Kürt Özgürlük Hareketi de yıllarca bu konuyu işlemiştir. Türkiye ve Kürdistan’da Ermeni Soykırımı yaşandığı bilincini en fazla Kürt Özgürlük Hareketi geliştirmiştir. Ermeni Soykırımı’na Türk devleti tarafından bazı Kürt ağaları ve beyleri ortak edilmiş olsa da Kürtler Ermenileri her zaman kendi komşuları olarak görmüşlerdir.
Kürt Halk Önderi, Kürtler ve Kürdistan’a en fazla da Ermeni ve Süryani soykırımlarının zarar verdiğini, bu toprakların çoraklaştırıldığını söylemektedir. Kürt Özgürlük Hareketi Ermenilere, Süryanilere, Rumlara ve Yahudilere karşı hep saygı, sevgi ve dostlukla bakmıştır. Kültürel soykırıma uğratılan bir halk olarak bu topluluklara karşı empati içinde olmuştur. Dünyada bu toplulukları en iyi anlayan halklardan biri Kürtler ve Kürt Özgürlük Hareketi’dir. Hatta bu halkları en iyi anlayan Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürtlerdir. Çünkü kendisi de başta Türk devleti kaynaklı olmak üzere bölgede kültürel soykırıma uğratılmak istenmektedir. Böyle bir halkın temsilcisinin Ermeni ve Rumlara karşı olumsuz bir düşüncede ve yargıda olması düşünülemez. Tam tersi geçerlidir: KCK Eşbaşkanı Besê Hozat bu halklara karşı sevgi ve saygı içindedir.
Bir kısım Ermeni ya da Rumların Türkiye ile Kürtlerin barışını istememeleri çok anormal bir durum değildir; reel politik gerçekliktir. Aksini iddia etmek gerçeklikten kopmaktır. Özellikle 1915’in yüzüncü yıldönümünde Ermeni Soykırımı’nın ABD ve dünyada kabul edilmesi için çalışılmaktadır. Ermeniler Türkiye’nin de bu soykırımı kabul etmesini istemektedir. Bu haklı bir taleptir. En azından tarihi bir haksızlığın kabul edilmesi, bu tür soykırımların önünü kapatacaktır. Tabii ki somut olarak soykırımın kabul edilmesinin de doğal sonuçları olacaktır; olmalıdır da. İşte Türkiye’nin soykırımı kabul edebilmesini sağlamak için sıkıştırılarak sorunlar yaşaması istenebilir. Soykırımı kabul ettirmeyi böylece daha kolaylaştırmayı düşünen bazı Ermeniler olabilir.
Ortak vatanda yaşıyoruz
“Kürtlerle Türkiye’nin kavgası sürerken Türkiye soykırımı kabul etmek zorunda kalır” diye düşünenler olabilir. Reel politika ve diplomasi mantığıyla düşünüldüğünde bunlar olmayacak şeyler değildir. Besê Hozat, bazı Ermenilerin Kürt sorununun çözümsüzlüğünden yana olabileceğini ve bunların Kürt sorununun çözümünü istemeyen paralel devlet ya da bu çevrelerin politikalarına destek verecek konumda olabileceklerini söylemiştir. Yoksa “Ermeni halkı ve Ermeniler böyledir, Kürt karşıtlığı yapıyorlar” diye bir şey söylenmemiştir, söylenmez de. Aksine Kürtler Ermenilerin dostu olduğu gibi Ermeniler de Kürtlerin dostudur. Bunu da bugün görüldüğü gibi bir sözü cımbızlayarak farklı göstermek isteyenler değiştiremez.
Ermeniler de bir bütün değildir, olamaz da. Farklı düşüncede, politikada olanlar da vardır. “Her Kürt’ün yaptığı doğrudur” gibi bir şey söylenemeyeceğine göre “hiçbir Ermeni eleştirilemez” demek de yanlıştır. Kürtler içinde milliyetçi olanlar da vardır; farklı halklara karşı olumsuz yargıda olanlar da vardır. Kürt Özgürlük Hareketi ve Kürtler, her Kürt’ün yaptığını sahiplenemezler.
Kürt Özgürlük Hareketi hiç kimsenin söylemediği şeyler söylemektedir. Kürdistan Kürtlerin vatanı olduğu gibi Ermenilerin ve Süryanilerin de vatanıdır. Ermenistan da Kürtlerin vatanıdır. Kürt Özgürlük Hareketi tek bir halkın yaşadığı vatan anlayışına karşıdır. Ortak vatan ve demokratik ulus anlayışındadır. Demokratik ulus anlayışı tek bir etnisiteye ve ulusa dayanmamaktadır. Kürt Halk Önderi ve Kürt Özgürlük Hareketi dünyanın hiçbir yerinde olmayan ve hiçbir siyasi gücün savunmadığı bir “ortak vatan” ve “demokratik ulus” yaklaşımı geliştirmiştir.
Bu çerçevede Ermeniler göç ettikleri topraklara tekrar yerleşebilirler; Süryaniler yerleşebilirler. Bu topraklar tüm halklara yeter. Kürtler ve Kürt Özgürlük Hareketi bundan memnunluk duyar. Her kimlik ve inanç tam özgürlük içinde yaşayabilir. Dünyada kimliklerin ve inançların yan yana yaşaması kadar güzel bir şey olamaz. Milliyetçilik fitnesi ve dini bağnazlık bu güzelliği öldürmüştür. İşte PKK, Kürt Halk Önderi ve KCK yapılanması, milliyetçiliğe de dini bağnazlığa da karşıdır. Dünyanın en özgürlükçü düşüncesi ve yaşam projesine sahiptir. Gerçek anlamda bir ütopya sahibidir. Bu ütopyanın gerçekleşmesi için mücadele etmektedir.
Ermeniler bu coğrafyanın güzide bir halkıdır. Rumlar da, Yahudiler de, Süryaniler de böyledir. Tarihin en büyük suçu bu halklara karşı işlenmiştir. Kürt Özgürlük Hareketi bu kimliklerin de bir numaralı savunucusudur. Yahudilik bu insanlığa çok şey vermiştir. Ermeniler Kürdistan’a ve Kürtlere çok şey vermiştir. Kürdistan Ermenilerin de ortak vatanıdır. Onlar Ermenistan, Kürtler Kürdistan diyor. Bu o kadar önemli değildir; önemli olan bu toprakların Kürtlerin ve Ermenilerin ortak vatanı olarak görülmesidir. Tek bir halka ait vatan kavramını savunmak, “bu topraklar sadece bize aittir” demek yanlıştır. Besê Hozat bu düşünceye sahiptir. Bu düşünceye sahip olan bir hareketin ve onun yöneticisinin Ermeniler ya da başka topluluklar için ötekileştirici bir şey söylemesi mümkün değildir.
Halklar hiç tereddüt etmesin
Kürtler “şu Türkiye ile Yunanlılar, Ermeniler ve Yahudiler kavga etsin, biz de yararlanalım” derse bu yanlış olur. Bu halklar arasında adil ve demokratik barış olsun, Türkiye Ermeni soykırımını kabul etsin, bu topraklarda Rumların da yaşadığını, Rumların da vatanı olduğunu kabul etsin, hiçbir devlet, hiçbir halk burası benim diyerek bir diğerini dışlamasın; güzel olan budur.
Ermeniler şunu bilsin ki, en kadim dostları Kürtlerdir. Bugün de Ermeniler Kürtlerin komşusudur. Bu komşuluktan Kürtler memnundur. Bugün de komşudur, komşu olarak yaşamaya hazırdır. Kürt Özgürlük Hareketi bu topraklara hakkını vermek istemektedir. Bunlardan biri de Ermeniler ve Süryanilerin bu toprakların halkı ve sahibi olduğunu kabul etmektir. Kürt Halk Önderi ve Kürtler vicdanlıdır ve tarihin tüm gerçeklerini ve haklı yönlerini kabul ederler ve etmektedirler. Adaletsizlik yapmazlar, vicdansızlık yapmazlar. Adaletsizliğin de, adalet ve vicdanın da ne olduğunu en iyi bilen halklardandırlar. Kürtler bu toprakların en kadim halklarındandır. Bunu tarih kaydetmektedir. Ermeniler de öyledir. Kürtler en fazla da Ermeniler ve Süryanilerle iç içe yaşamıştır. Aynı gerçeklik Ermeniler ve Süryaniler için de geçerlidir. Bu gerçekliği kim inkar edebilir?
Şu bilinmeli ki, bazı Ermeniler ya da başka halktan olanlar olaylara ve olgulara milliyetçi gözlükle bakabilirler; ama Kürt Özgürlük Hareketi böyle bakmıyor. Kuşkusuz kendi özgür ve demokratik yaşamını savunuyor. Ama en az kendisi kadar başka halkların da özgür ve demokratik yaşamını savunuyor. Tüm halkların uğradığı haksızlıklara karşıdır. En başta da komşularına yapılan haksızlıklara karşıdır. Türkiye’nin yaptığı gibi dünyanın her yerinde haksızlığa karşı çıkıp yanında ve çevresindeki haksızlığa göz yummaz, hatta haksızlık yapmaz. Kürtler ve Kürt Özgürlük Hareketi böyle değildir. En başta da Ermenilere yapılan haksızlığa karşı çıkmaktadır. Özellikle bazı Kürtlerin 1915 olaylarına katılmasından da büyük acı ve vicdan azabı duymaktadır. Ermenilere yönelik empatisi bir de bu yönlü derindir.
Ermeniler ve başka halklar hiç tereddüt etmesin. Başta Ermeniler olmak üzere halklara yapılan haksızlıklara en başta da KCK yetkilileri karşı çıkar.
M.DELİLA