•  Dr. Kameran Mentik, KDP’nin siyasi ve askeri olarak iradesizleştirildiğini belirterek, “Türkiye, Barzan’dan Hewlêr’e, Dihok’tan Amediye’ye kadar birçok yere yerleşmiş durumda; yavaş yavaş köy ve kasabalara giriyor” dedi. 

 

Akademisyen Dr. Kameran Mentik, KDP’nin Türkiye tarafından kullanıldığını ve iradesinin kalmadığını belirterek, “KDP’nin toplum nezdinde kötü bir imajı var, halk onlardan rahatsız” dişe konuştu.

KDP’nin Türkiye ile iş birliğine tepki gösteren yazar ve akademisyen Dr. Kameran Mentik, Rojnews’e konuştu. Mentik, “Türkiye’nin saldırıları bu kez daha kapsamlı olabilir. Türkiye eskiden üç adım ileri gidiyordu ama bu defa daha kapsamlı bir şekilde; Türkiye, Irak ve Suriye’deki Kürdistan coğrafyasına girerek buralarda saldırı başlattı. Bu saldırıyı tek başına yapmak istiyor ama yapamıyor, çünkü savunma güçleri var ve Türkiye’nin hayallerine izin vermiyor” dedi. Mentik, Türkiye’nin saldırılarda iki hedefinin olduğunu savundu;

 Irak ile Türkiye arasındaki anlaşma kapsamında Brüksel hattına dönmek istiyor. Türkiye, 1925’te Irak ile yapılan bu anlaşmaya sırtını dönüyor, çünkü o zamanlar Kürdistan topraklarının kendi topraklarına katmak istiyordu. Bu sebeple Irak’ı işgal ederek bu hatta 'güvenli bölge' olarak bilinen bir bölge kurmak için Akdeniz üzerinden Efrîn’e saldırı başlattı. Bu amacı kapsamında Kürdistan’ı demografik olarak bölmek ve Türkiye-Irak-Suriye sınırında 30 ila 32 kilometre derinliğinde bir 'güvenli bölge' oluşturmak, yani bu bölgeyi kendi askeri üssüne dönüştürmek istiyor. 

Bu bölgelerde Kürt statüsünün oluşmaması için 1926’da Musul’u Irak’a vermeyi kabul etti. Bu amaç gerçekleşmediğinde, sarı bölgeyi de kapsayan (KDP bölgesi) bu bölgeleri ele geçirebilir. Türkiye’nin yeniden Kürdistan’ı ele geçirme hayalini engelleyecek hızlı bir değişim ihtimali var. Çünkü Türkiye, Kuzey Kürdistan ve Rojava ile Güney Kürdistan arasındaki sınırda 30 kilometre derinliğinde ve 444 kilometre uzunluğunda 'güvenli bölge' oluşturmaya çalışıyor. Bu amaçla bölgenin demografik yapısını da değiştirmek istiyor.

KDP içinde kriz var

Federe Kürdistan Başbakanı Mesrur Barzani’nin Türkiye ziyareti ve Erdoğan ile görüşmesine işaret eden Mentik, şunları söyledi: “Şu anda KDP kendini savunamayacak bir durumda. Toplum nezdinde kötü bir imajı var, halk onlardan rahatsız. Parti içinde de büyük bir kriz var ve saldırılar karşısında Türkiye’ye karşı çıkabilecek bir gücü yok. Türkiye de saldırılarını meşrulaştırmak için kendisini müttefik olarak tanımlıyor ve kullanıyor. Böyle olduğunda Türkiye hiçbir siyasi gücün kendisi için yeşil ışık yakmasını beklemek durumunda kalmıyor. Onlar da Türkiye’ye gidip cumhurbaşkanıyla görüşmenin yanı sıra Türkiye’nin işgali için uluslararası alanda meşruiyet sağlıyor. Türkiye’nin işgalinde ve saldırılarında başka bir rolleri yok.”

Mentik, KDP’nin siyasi ve askeri olarak iradesizleştirildiğini belirterek, “Temelde kontrolü altındaki tüm bölgeler ele geçirildi. Türkiye, Barzan’dan Hewlêr’e, Duhok’tan Amediye’ye kadar birçok yere yerleşmiş durumda. Öyle ki, Barzan’da KDP’nin egemenliğini aşındırarak dağların doruklarına yerleşti. Türkiye yavaş yavaş köy ve kasabalara giriyor. Bu da KDP’nin siyasi iradesinin kalmadığı ve güçsüz durumda olduğu anlamına geliyor” şeklinde konuştu.

KDP'ye PKK için ihtiyacı var

Bütün dünyada ve bölgede devletlerin, stratejik planlar, çıkarlar ve anlaşmalarla meşgul olduğunu, ancak Kürtlerin bölünmüş durumda, birbirleriyle meşgul olduğunu söyleyen Mentik, KDP'nin şunu bilmesi gerektiğini vurguladı: "Türkiye’nin başlayan bu savaşta PKK zarar görürse, savaştan sonra KDP ile de işi kalmaz. Çünkü temelde Türkiye’nin KDP’ye sadece PKK ile savaşmak için ihtiyacı var. Türkiye bölgede yönetim kurarsa KDP’nin bölgedeki rolüne son verecektir.” 

İşgale karşı ulusal tavrı olmalı

Federe Kürdistan'daki siyasi güçlerin saldırılara tepkisizliğini eleştiren Mentik, şunları ifade etti: “Bana göre sadece Goran Hareketi ve YNK değil, tüm siyasi partiler ve tüm Kürt güçleri iradesiz bırakıldı ve bu duruma tepki göstermiyor. Nasıl olur da bir siyasi parti siyasi bir duruş sergileyemez. Nasıl olur da bir siyasi parti toprakları işgal edildiğinde, ulusal bir tavır göstermez. Bu hükümet adına yapılıyor ama hükümet diye bir şey kalmamış. Kürdistan davası şu anda karışık ve zayıflıyor. Kürtler ayaklanmalı. Kürtleri tam da şimdi ortak payda aramaya ve birbirlerini suçlamaya son vermeye çağırıyorum.”

 

Nuri Maliki saldırıları kınadı

Irak'ın eski başbakanlarından Nuri Maliki, Türk devletinin saldırılarını kınadı.

İşgalci Türk devletinin KDP ortaklığıyla başlattığı işgal saldırılarına karşı Irak’tan önemli bir açıklama daha geldi. En büyük Şii oluşum olan Koordinasyon Çerçevesi lideri ve eski Başbakan Nuri Maliki yaptığı açıklamada “Ben de tüm Iraklılar gibi Türk saldırılarını şiddetle kınıyorum. Artık bıçak kemiğe dayanmıştır. Bombardımanlara, sivillerin vurulmasına ve topraklarımızda Türk üslerinin inşa edilmesine tahammülümüz kalmamıştır” dedi.

Erdoğan’a yalanlama

Bu arada Irak Dışişleri Bakanlığı, Türk devletinin işgal saldırılarını hiçbir şekilde desteklemediklerini ve bu planın hiçbir aşamasında yer almadıklarını savundu. Dışişleri Sözcüsü Ahmed Sehaf, konuya dair Irak medyasına verdiği bir demeçte “Irak Dışişleri Bakanlığı, Türkiye’nin askeri operasyonunu Irak topraklarının açık bir ihlali olarak görüyor ve Irak’ın toprak bütünlüğü için tehlikeli buluyor. Bu operasyon Irak’a zarar veriyor ve endişe yaratıyor” dedi. Sehaf, Irak Dışişleri Bakanlığı’nın Türkiye’nin büyükelçisini çağırdığını ve tek taraflı saldırıyı düşmanlık olarak nitelendiren sert bir nota verdiğini ileri sürdü. Ahmed Sehaf, Irak Dışişleri Bakanlığı’nın Türk ordusunun Irak topraklarını terk etmesi yönündeki taleplerini bir kez daha yineledi. Ahmed Sehaf, Türk makamlarının Türkiye’nin Bağdat Büyükelçisi’ne Irak’ın memnuniyetsizliğini dile getirdiği notaya daha yanıt vermediklerini söyledi. Ahmed Sehaf, Erdoğan’ın “Bu hareketi Irak hükümetiyle işbirliği içinde yürütüyoruz” şeklindeki açıklamasını da yalanladı.

Arap Birliği: Reddediyoruz

Arap Birliği Genel Başkanı Ahmed Abu Gayt de işgal saldırılarına tepki gösterdi. Gayt, Türkiye’nin Federe Kürdistan topraklarına yönelik saldırılarını reddettiklerini belirterek, kınadı. Gayt, “Saldırılar Irak egemenliğini ihlali olduğu gibi uluslararasının da egemenliğinin ihlalidir” dedi. 

 

Süleymaniye’de protesto edildi

Türk devletinin Medya Savunma Alanları'na yönelik işgal saldırıları ve KDP’nin iş birlikçi tutumu, Süleymaniye’de düzenlenen kitlesel yürüyüşle protesto edildi.

“İhanet çizgisine karşı Kürdistan’ı savunun” şiarıyla Sehuleke Caddesi’nde toplanan binler, Baxê Giştî Parkı’na doğru yürüyüşe geçti. Baxê Giştî Parkı’na kadar yürüyen kitle, burada da sık sık KDP ve Türk devleti aleyhine sloganlar atıldı. Başûr Halk İnisiyatifi adına yapılan açıklamada şunlar belirtildi: “Türk devletinin gerilla bölgelerine ve Güney Kürdistan topraklarına yönelik işgal saldırıları ve KDP’nin iş birliğini kınıyoruz. PKK, Kürt halkının değerlerini koruyor. Halk sonuna kadar gerillanın direnişi ve Kürdistan Özgürlük Hareketi’nin yanında olacak. Güney Kürdistan’daki  tüm siyasi partiler. KDP’nin ihanetine ve Türk devletinin işgaline karşı ulusal bir cephede yer almalı.”

Açıklamanın ardından kitle slogan atarak, dağıldı.