KDP yanlışından dönmeli

Toplum/Yaşam Haberleri —

12 Mayıs 2022 Perşembe - 19:45

  • Müzisyen Hekîm Sefkan, tiyatro sanatçısı Rewşan Apaydın ve müzisyen Kasım Taşdoğan işgale ve KDP'nin bu işgaldeki ortaklığına tepki gösterdi. 

MİHEME PORGEBOL

Türk devletinin KDP ortaklığında Güney Kürdistan'a dönük işgal girişimleri sürerken bu saldırılara tepkiler de gelmeye devam ediyor. Müzisyen Hekîm Sefkan, tiyatro sanatçısı Rewşan Apaydın ve müzisyen Kasım Taşdoğan da işgale ve KDP'nin bu işgaldeki ortaklığına tepki gösterdi. 

Dünyanın birçok yerinden Kürtler ve Kürt dostları alanlara çıkıp işgal saldırılarına karşı tepkilerini ortaya koyuyor. Toplumun her kesiminden insanın karşı çıktığı işgal kadar KDP'nin bu işgaldeki ortaklığı da eleştiriliyor. Bu ortaklığa sanat dünyasından da tepki var. Daha önce birçok sanatçının farklı biçimlerde tepki gösterdiği işgal saldırılarını sanatçılar gazetemize değerlendirdi. 

Amaçlarına ulaşamazlar

Hekîm Sefkan: Son yaşananlar Türk devletinin amaçları doğrultusunda gerçekleştirdiği klasik operasyonlara benzemiyor. Sayın Murat Karayılan'ın da açıklamasında belirttiği gibi bu geniş çaplı bir savaş. Türkiye devletinin Kürt halkını yok etmek gibi esas bir amacı var. Fiziki olarak yok edemese bile Kürtlerin zihin ve algı dünyasını, hafızasını yok etmek istiyor. Fiziki olarak yok oluş doğada mümkün olmadığı için buraya saldırıyor. Son 40 yıldır aynı şeyi yapan Türk devleti amacına tek başına ulaşamayacağının farkında. Bunu başaracak bir kara gücü yok, dolayısıyla savaşın şu an sürdüğü bölgelerde konuşlanamıyor. Bu yüzden de bir kara gücüne ihtiyacı var. Amaçlarını gerçekleştirmeleri için bölgede onlarla işbirliği yapacak güç olarak da KDP var. KDP bu amaç için her şeyi yapmaya hazır duruyor. Çünkü KDP de varlığını sürdürmek için PKK'nin zayıflaması veya yok edilmesine ihtiyaç duyuyor. Öte yandan KDP'nin Kürdistan'ın kaynaklarını ellerinde tutmak ve sömürmekten başka amaçları yok. İşte KDP ve Türkiye'nin ortaklaştığı nokta da burası. İkisi de bu amaçlarına giden yolda tek engel olarak özgürlük hareketini görüyorlar. Amaçlarına ulaşıp ulaşmayacaklarını zaman gösterecek ama hem Kürt halkının hem de PKK'nin tecrübeleri ve bu ikisinin birbiriyle kopmaz bağı Türkiye ve KDP ortaklığının amacına ulaşamayacağını gösteriyor bize. 

Birlik ve mücadele önemli

Kasım Taşdoğan: Türkiye, Irak, İran ve Suriye devletlerinin Kürt sorununa yaklaşımları ve 'çözüm' deneyimleri onlara bir şey öğretmemiş olamaz. Yüzlerce yıl savaşıp hâlâ bu ülkelerin bir şey öğrenemediğini varsaymak, biz Kürtlerin saflığı olur; ki biz de böyle düşünmüyoruz zaten. Geriye bir ihtimal kalıyor, o da bu devletlerin ve daha makro ölçekli emperyalist devletlerin geleceklerini bu yöntemde görüyor olmalarını iyi idrak edip buna göre alternatif devlet ve devlet dışı organizasyonlarla birlikte, ölüm paradigmasına karşı yaşamı savunan bir paradigmada buluşmanın yollarını zorlamak. Güney Kürdistan'daki gelişmelerden çıkarmamız gereken sonuç Kürtlerin Kürtlerle savaşından ziyade, Kürt orijinli, kapitalist devlet modelini kendine rehber edinen bir organizasyon olan KDP'nin, geleceğini bu çerçeveden kurma çabasıdır. Bu amaç uğruna hem ulusal aidiyete, hem de Êzîdîlik gibi inanç gruplarına yaklaşımı onun kapitalist var olma esaslarına göredir. Burada kapitalist uygarlığın halklara ölüm dışında bir şey getirmeyeceğine inananların kuracağı birliktelik ve mücadele ağları önemlidir. Devlet ve devlet benzeri organizasyonlara kendi ulusal ve kültürel aidiyetleri üzerinden bir insafa gelme çağrısı yerine, o aidiyetleri özgür kılma mücadelesi verilmelidir.

Tarih mutlaka hesap soracaktır

Rewşan Apaydın: Kürt sorununa dair uzun yıllardır devletin izlediği savaş politikalarının yenisi niteliğindeki bu saldırılar geçmişte olduğu gibi bugün de coğrafyamızda barış zeminini ortadan kaldıracak, bütün halklara özelde de Kürt halkına büyük bir zarar verecektir. Bugün ise bütün saldırılar karşısında Kürt halkı ve bütün güçlerinin bir arada durması elzem bir ihtiyaç olarak karşımızda durmakta. Tarih, bu karşı duruş dışındaki bütün reflekslerden mutlaka hesap soracaktır. Özellikle KDP aldığı bu pozisyondan, bu yanlıştan dönmez ise yarın için geç kalmış olacak. Bu duruma sadece bugünün koşulları doğrultusunda bakılmamalı. KDP bu tutumunda ısrar etmeye devam ederse halk karşısında da tarih karşısında da hesap vermesi ve bedel ödemesi gereken bir pozisyonda olacaktır.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.