- Gola Firaqa, Geliyê Zîlan Katliamı'nın izlerini bugüne taşıyan sessiz bir tanık olarak varlığını koruyor.
Wan'ın Erdîş (Erciş) ilçesi, tarih boyunca gelişen tarım kültürünün en önemli merkezlerinden biri olarak biliniyor. M.Ö. 9'uncu ile 6'ncı yüzyıllar arasında bölgede hüküm süren uygarlıklar tarafından inşa edilen sulama kanalları sayesinde tarımsal üretim sürdürülebilir hale getirilirken, bölgeye gelen Ermeniler ise bu köklü sulama geleneğini devam ettirerek havzayı uzun yıllar boyunca ayakta tuttu. Zîlan Deresi Havzası'nda yer alan ve o dönemlerde sulama barajı olarak kullanılan Gola Firaqa da, yalnızca su ihtiyacını karşılayan bir yapı değil, bölgenin yaşam döngüsünü şekillendiren en önemli alanlardan biri olarak varlığını sürdürdü.
Erdîş'e bağlı Şarbazar köyünün yaylasında, köye yaklaşık 4 kilometre uzaklıkta ve deniz seviyesinden 2 bin 700 metre yükseklikte bulunan Gola Firaqa, yüzyıllardır köy ve çevre halkının yaşamında önemli bir yere sahip. Yaz aylarında serin yaylasıyla hayvancılıkla uğraşan köylülere ev sahipliği yapan, tarımla geçimini sağlayan insanların su ihtiyacını karşılayan ve doğanın bütün renklerini bir araya getiren göl, çevresini saran dağlar, rengarenk çiçekler ve eşsiz manzarasıyla hâlâ görenleri kendine hayran bırakıyor. Ancak bütün bu güzelliğin ortasındaki göl, aynı zamanda kuşaktan kuşağa aktarılan acı bir hikayenin de sessiz tanıklığını sürdürüyor.
Gola Firaqa'nın kimliği
1930 yılının Temmuz ayında Geliyê Zîlan’da yaşanan katliam sırasında sevk edilen askerler bölgeyi geniş bir kuşatma altına alırken, kuşatılan yerlerden biri de Gola Firaqa'nın bulunduğu yayla oldu. Operasyonun yaklaştığını gören ve yaşamlarını bu yaylada sürdüren köylüler, yanlarına taşıyabilecekleri kadar malzeme alırken, geride bırakmak zorunda kaldıkları en değerli eşyalarını bir gün geri dönme umuduyla gölün sularına emanet etti. O gün yaşanan bu çaresiz gidiş yalnızca insanların hafızasında değil, gölün kimliğinde de iz bıraktı. Yıllar boyunca isimsiz olarak anılan bu göl, ardından Gola Firaqa adıyla anılmaya başlandı.
Yasak 1950’de kaldırıldı
Askeri kuşatma sona erdikten sonra köylüler yeniden yaylalarına döndüğünde geride bıraktıkları yaşamın büyük ölçüde tahrip edildiğini gördü. Günün birinde yeniden döneceklerini düşünerek gölün sularına bıraktıkları eşyalar ise bataklık zeminin içinde kaybolmuş, artık ulaşılamaz hale gelmişti. Katliamın ardından bölge, uzun yıllar boyunca köylülere yasaklandı ve insanlar doğdukları topraklardan uzak yaşamak zorunda bırakıldı. Ancak 1950 yılında yasağın kaldırılmasıyla birlikte hayatta kalmayı başaranlar yıllar sonra yeniden köylerine ve yaylalarına dönebildi.
Bugün hâlâ bütün doğallığını koruyan Gola Firaqa’ın hikayesi, bölgede bulunan ve ardıları olan neslin hikayesi konumunda. Gola Firaqa, bölge halkı için yalnızca berrak suları ve etkileyici manzarasıyla öne çıkan bir doğa mirası değil aynı zamanda Geliyê Zîlan'da yaşanan katliamın, zorunlu göçün, geride bırakılan hayatların canlı tanığı olarak hafızalardaki yerini koruyor. ZEYNEP DURGUT/MA