Türk devlet orijinli Sultan Murat ve Fatih Sultan Mehmet Tugayları, Feylek El Şam, Ehrar El Şam ve irili ufaklı çok sayıda çeteler koalisyonu, 2016 yılı başından itibaren Cerablus-Ezaz hattını kontrol eden DAİŞ’e saldırılarını artırırken, buna paralel olarak DAİŞ de Kilis kent merkezine yönelik saldırılarını tırmandırmıştı. Kilis kent merkezinde resmi açıklamalara göre 10’u TC vatandaşı 17 kişinin yaşamını yitirmesine, 50’nin üzerinde kişinin ise yaralanmasına yol açtı. En son Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan’ın kenti ziyaret ettiği 24 Nisan’da gerçekleşen saldırıda 2 kişi yaşamını yitirmiş, 20 kişi ise yaralanmıştı. Saldırıların ardından sokağa dökülen binlerce kişi, AKP iktidarının saldırılara karşı sessizliğini protesto etmiş, çok sayıda kişi gözaltına alınmıştı. 

Artan tepkiler üzerine Kilis sınır hattına yoğun askeri sevkiyat yapılırken, son 3 gündür Türkiye destekli çete gruplarının DAİŞ mevzilerine dönük saldırıları durdu. Sınırın öte yakasının sakin olduğu görülürken, Kilis kent merkezine dönük roket saldırılarının da son 2 gündür yaşanmaması dikkat çekti. Kilis’te, bu durum “Türkiye halkın tepkisinden korktuğu için çete gruplarına desteğe ara verdi, çete grupları saldırmayınca DAİŞ de karşılık vermiyor” şeklinde yorumlanıyor.


50’si de yanlışlıkla mı düştü?

Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Kilis sessizliğini korurken Sözcüsü İbrahim Kalın’ın yaptığı açıklamalar kentte tepki ile karşılandı. Kalın’ın “Atılan bazı roketler Kilis’e yanlışlıkla düşmüştür” açıklamalarına “Kilis’e 50 roket atıldı, bunların hepsi yanlışlıkla mı oldu?” diye tepki gösterildi. 

HDP Antep milletvekili Mahmut Toğrul da Cumhurbaşkanı Sözcüsü Kalın’ın açıklamalarını Türk Başbakan Davutoğlu’na sorarak, “Kilis’e yapılan saldırıların yanlışlıkla olabileceğini neye göre tespit etmiştir? IŞİD’e karşı neden bu kadar anlayışlısınız?” dedi. 


Davutoğlu’ndan aynı nakarat

Başbakan Davutoğlu başkanlığında gerçekleşen Bakanlar Kurulu toplantısı ardından Kilis’e ilişkin ilave askeri tedbirlerin alınacağı; zarara uğrayanların ise zararlarının karşılanacağı belirtildi. Türk Başbakan Ahmet Davutoğlu partisinin grup toplantısında Kilis ile ilgili yaptığı açıklamada ise “Bir taraftan PKK ve onun uzantıları, diğer taraftan DAEŞ terör örgütü ülkemize eş zamanlı saldırılar gerçekleştiriyor. DAEŞ konusunda Türkiye’ye yönelik iftiraları dile getirenler de bu oyunun bir parçasıdır. PYD, DEAŞ ve Katil Esad rejimi tam bir işbirliği içindedir. Kilis’e yönelik saldırılar kirli bir planın parçasıdır. Çukur kazanlar, şehirlerimizi harabeye çevirenler ile Kilis’e atılan bombaların sahipleri aynı odaklardır” diye konuştu. 


DAİŞ roketleri MİT’e mi ait?

Öte yandan Kilis’te bugüne kadar 17 kişi yaşamını yitirmesine neden olan roketlerin MİT tarafından DAİŞ‘e gönderilenler olduğu iddia ediliyor. Daha önce DAİŞ kontrolünde olan Grê Spî’nin 2015 Haziran ayında YPG ve Burkan El Fırat güçlerinin ortak düzenlediği operasyonla özgürleştirilmesinin ardından DAİŞ‘in Türkiye ile tek geçiş noktası olan Kilis sınırından MİT’in sevkiyat yaptığı kamuoyuna yansımıştı. Hawar köyü bölgesinde DAİŞ ve El Nusra ile Ehrar El Şam arasında bölgede hakimiyet kurmak amacıyla çatışmalar yaşandığı belirtilmiş, ancak bölgenin hakimiyeti sürekli el değiştirmişti. Yakın zamanlarda Kilis’e bağlı Seve köyü üzerinden de Hawar köyü bölgesinin DAİŞ’in denetimine geçtiği sırada TIR’larla roketlerin gönderildiği belirtildi. 


MKE yapımı roketler

Yerel kaynaklar tarafından çekildiği belirtilen bazı fotoğraflarda kasalar içinde gönderilen roketler net bir şekilde görülebiliyor. Çekilen fotoğraflarda üst üste istiflenmiş sandıkların olduğu görülürken, MKE D11201 D16 seri numaralı sandıkların içinde füze parçaları olduğu görülüyor. Depo gibi bir yerde bekletildiği görülen roket ve diğer mühimmatların Türk askerinin gözetiminde Hawar bölgesine geçirildiği iddia ediliyor.


Çeteler çatışması suni

Yapılan sevkiyatın ardından Hawar’daki denetimin tekrar diğer çetelerin eline geçtiğini kaydeden kaynaklar, Ezaz’da El Nusra, Ehrar El Şam ve DAİŞ arasında yaşanan çatışmaların yapay olduğunu, Kilis’e atılan roketlerin MİT denetiminde atıldığını iddia ediyor. Kentte sınır ticareti ile uğraşan yurttaşlar, her sevkiyattan sonra Kilis’e roketler düştüğünü belirtirken, El Nusra, Ehrar El Şam ve DAİŞ‘in Kilis sınır hattından hükümet eliyle beslendiğini öne sürüyor. 


 DİHA/KİLİS