Kızımla gurur duyuyorum

9 Mart 2022 Çarşamba - 20:34

  •  Hakkari’nin Şemdinli ilçesi kırsalında 2016'da çıkan çatışmada şehit düşen YJA Star gerillası Siti Karatay’ın (Ezda Avesta) cenazesi, 6 yıl sonra Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ailesine bir kutuda teslim edildi. 
  •  Ailenin üçüncü şehidi olan YJA Star gerillası, gece yarısı memleketi Bazîd'de polis ablukası altında toprağa verildi. Anne, kızıyla gurur duyduğunu; ağabeyi de mücadeleden geri adım atmayacaklarını söyledi. 

Şehit düşen kızı Siti Karatay'ın (Ezda Avesta), 6 yıl sonra Şemdinli Devlet Hastanesi morgunda tabuta konulmuş bir kutu içinde kemiklerini teslim alan Aynur Karatay, "Kızımın cenazesi yerine birkaç kemik verdiler. Bize yaşatılanlardan incinmedim, çünkü ben kızımla gurur duyuyorum" dedi. Siti, Karatay Ailesi'nin tek şehidi değil. Ağabey İsmail Karatay, iki kardeşinin şehit düştüğünü; hasta tutsak olan babalarının da cezaevinden tabutla çıkarıldığını söyledi. Karatay, her şeye rağmen mücadele etmeye devam edeceklerini belirterek, geri adım atmayacaklarını söyledi. 

Hakkari’nin Şemdinli ilçesi kırsalında 2016'da çıkan çatışmada şehit düşen YJA Star gerillası Siti Karatay’ın (Ezda Avesta) cenazesi, Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından ailesine bir kutuda teslim edildi. 

Kızımdan birkaç kemik

6 yıl sonra kızının cenazesini morgdan alan anne Aynur Karatay, "Aradan yıllar geçtikten sonra kızımın cenazesi yerine birkaç kemik verdiler. Bu zulüm değil de nedir? İnsanoğlu böyle bir zulmü kabul eder mi? Ama bir kemik bile olsa ben bu duruma razıyım. Bize yaşatılanlardan incinmedim, çünkü ben kızımla gurur duyuyorum. Tüm halkımızın başı sağ olsun" dedi. 

Siti Karatay (Ezda Avesta)

Kimsesizler mezarlığına defnedildi

Muhabirimiz Yılmaz Kaya'ya konuşan İsmail Karatay, kardeşi Sıti'nin şehadet haberini 2016'da medyadan duyduklarını söyledi. Karatay, “Bunu duyunca Şemdinli'ye gittik. Cumhuriyet Başsavcısı ile görüştük. 'Cenazeler çatışma bölgesinde, gidemezsiniz' dediler. Cenazelerin fotoğraflarını çektiklerini, DNA örneklerini aldıklarını sonradan duyduk. Daha sonra o ve arkadaşlarının cenazesi ilçedeki kimsesizler mezarlığına defnediliyor" şeklinde konuştu. 

Kemiklerini kutu içinde teslim ettiler!

İki yıl sonra tekrar Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığı'na gittiklerini ve cenazelerini teslim almak istediklerini kaydeden İsmail Karatay, şöyle devam etti: "DNA testleri yapılmamış" denilerek cenazelerinin verilmediğini söyledi. Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yaklaşık 3 ay önce telefonla arandıklarını ve gelip DNA testi vermelerinin istendiğini ve ailece gidip örnek verdiklerini belirten Karatay, "İki gün önce de Şemdinli Cumhuriyet Başsavcılığından telefonla arandık ve 'DNA testi yapılmış gelip cenazenizi alabilirsiniz' dediler. Ailece Şemdinli'ye gittik, orada Şemdinli Devlet Hastanesi morgunda bize tabuta konulmuş bir kutu içinde kemiklerini teslim ettiler."

Polis ablukasında defnedildi

Karatay'ın cenazesi, Ağrı'nın Bazîd ilçesindeki Kuçkıran Mezarlığı'nda önceki gece saat 01.30'da toprağa verildi. Mahalle mezarlığını ablukaya alan polis, mezarlığa aile dışında kimsenin girişine ve alanda çekim yapmasına izin vermedi. Cenazenin toprağa verilmesinin ardından aile taziyeleri kabul etti. 

Babaları da şehit

Kürdistan Özgürlük Mücadelesinde iki kardeşinin ve babasının da şehit verildiğini paylaşan Karatay, her şeye rağmen mücadele etmeye devam edeceklerini belirterek, “Bizler akan kanın durmasını ve barışın gelmesini istiyoruz. Düşüncemiz net. Barış ve kardeşlik için de mücadelemiz sürecek" dedi. 

Biz geri adım atmayacağız

Kendisinin de 5 yıldır bir 'gizli tanık' ifadesiyle yargılandığını söyleyen Karatay, şunları ifade etti: "Ailemize yönelik tacizler sürekli var. Defalarca gözaltına alındım keyfi nedenlerle. Düzmece ifadelerle hakkımızda dava açtılar. Ama biz geri adım atmayacağız."

 

Cezaevinden cenazesi çıktı

Burhan Karatay

Babası Burhan Karatay’ın (67), Giresun Cezaevi'ndeyken ağır hasta olduğunu ve doktorların tüm ısrarlarına rağmen tedavi edilmedini söyleyen İsmail Karatay, şunları anlattı: "Dört yıldır içerideydi ve ağır hastaydı. Kalp sorunu vardı. 9 tane profesörün imzaladığı raporda babamın dışarıda tedavi edilmesi gerektiğinde ısrar edilmesine rağmen tedavi edilmedi. Bu raporların tamamı bende. 7 Kasım 2018'de ise kalp krizi geçiriyor, ancak hemen hastaneye kaldırmıyorlar. Ambulans bir saat sonra geliyor. Geldiğinde artık babam vefat etmiş. Cenazesini hastaneye kaldırıyorlar ve tutanakta 'hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamadı' deniliyor. Oysa bu doğru değil. Babam bir saat cezaevinde bekletiliyor ve orada yaşamını yitiriyor.”

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.