Kobanê doğumlu YPG/YPJ’liler Mazlum Doxan (Basıl Xelil), Berfin Amed ( Şêrin İsmail), Peyman Doxan ( Zehra Mıhemmed), Rüstem Kobani (Xıdır Muslim), Agiri Njbir ( Ahmed İbrahim), Çekdar Efrin ve Ahmed Beko adlı Kobanêli yurttaş için düzenlenen cenaze törenine binlerce Kobanêli ve yaşamını yitiren savaşçıların aileleri katıldı. Cenazeleri Şehit Dicle Mezarlığına yakın bir noktada omuzlara alan kitle “Bijî berxwedana Kobanê” ve “Şehîd Namirin” sloganları eşliğinde mezarlığa getirdi. Yaşamını yitiren savaşçıların aileleri çocuklarının tabutlarına sarılarak ağladı. Saygı duruşu ve duaların ardından yapılan konuşmalarda, Kobanê’nin ağır bedeller ödenerek, şehit kanları ile sulanarak savunulduğu hatırlatıldı.

Cenazalerin defnedilmesine geçilirken yaşamını yitiren YPJ savaşçısı Berfin Amed’in annesinin “Delalamin ez qurbana birîna te bim’’ sözleri karşısında törende bulunanlar gözyaşlarını tutamadı.

4 YPG’linin cenazesi getirildi

Kobanê’ye bağlı Şexler Köyü civarında 2 gün önce çıkan çatışmada yaşamını yitiren Kuzey Kürdistanlı 4 YPG’linin cenazesi Suruç Devlet Hastanesi’ne getirildi.
Siirt doğumlu Yunus Şendür (Harun Garfi), Siirt doğumlu Yusuf Çağla (Kendal Çağla), Bitlis-Hizan doğumlu Ayhan Arğa (Dilgêş Erdal) ile Amed-Çermik doğumlu Seyithan Polat’a (Sidar Amed) ait olduğu belirtilen cenazeler, işlemlerin ardından Suruç’a bağlı Aligör Mahallesi’nde yapılan törenin ardından Urfa Adli Tıp Kurumu’na gönderildi. Buradaki otopsi işlemlerin ardından ise ailelerine teslim edilerek memleketlerine uğurlanacak.

Onlar da cepheye gitmek istiyor

Til Koçer’deki çatışmada yaşamını yitiren YPG’li İshak Kaya’nın (Cilo Kobanê), anne ve babası YPG’nin izin vermesi durumunda Rojava’ya gidip oğlunun bıraktığı yerden mücadelesini devam ettirmek istediklerini söyledi.
Hakkari nüfusuna kayıtlı YPG’li İshak Kaya’nın (Cilo Kobanê) cenazesi, Rojava’da defnedildi. Oğlunun, 2002 yılında PKK’ye ardından da YPG’ye katıldığını dile getiren anne Saadet Kaya (55), 4 çocuğundan 2’sinin Kürt halkı için savaştığını kaydetti. Anne Kaya, “4 çocuğum var, ikisi dağlara yurtlarını özgürleştirmeye gitti. Onlar Kürdistan, şerefleri, namusları için dağlara gitmeyi tercih ettiler” dedi. Oğlu ile yaptığı son konuşmayı aktaran anne Kaya, “Oğlum bana ‘Atomlarına kadar parçalanmış Kürdistan’ın birliği, şerefi, namusu için mücadele ediyorum. Pişman değilim, bir daha dünyaya gelseydim aynı mücadeleyi vermek isterdim’ demişti. YPG bize izin versin şimdi ben de gidip Rojava cephesinde oğlumun bıraktığı yerden savaşmaya devam edeceğim” dedi.
Bir oğlunun da PKK saflarında olduğunu dile getiren YPG’li Kaya’nın babası Selim Kaya (55) ise 2 çocuğunun da Kürt halkına yapılan zulme tahammül edemediği için dağ yolunu seçtiğini söyledi. Baba Kaya, “Cilo, ortaokulu bitirdikten sonra liseye devam ediyordu. 2002 yılında ise köye gidiyorum diyerek evden çıktı ve bir daha dönmedi” diye konuştu. Bir diğer oğlunun da ağabeyinin gidişinden 10 yıl sonra, gördüğü baskılar nedeniyle PKK saflarına katıldığını aktaran Kaya, “Onlarca defa gözaltına alındı hep 18 yaşından küçük olduğu için serbest bırakılıyordu fakat 17 yaşında tutuklandı ve 5 ay cezaevinde kaldıktan sonra yine baskılar devam etti. Savcılık sorgusunda oğlum savcıya ‘Benim okumama izin vermiyorsunuz, 3 seçeneğim var ya okuyacağım ki siz izin vermiyorsunuz, ya dağa gideceğim ya da beni cezaevine atacaksınız’ dedi. En sonunda da dediğini yaptı ve dağlara gitti” dedi.

Parçalanmış bir ülkenin evlatları
Çocuklarının parçalanmış bir ülkenin evlatları olarak ülkelerinin birliği ve halkının geleceği için mücadele ettiğini hatırlatan baba Kaya, “Cilo’nun bu amacını yerine getirmek için şehit düştüğü yer ortadadır. Eğer silah arkadaşları kabul ederlerse biz gidip onun bıraktığı yerden mücadelesine, savaşına devam etmek istiyoruz. Bu mücadele hepimizindir” diye konuştu.