IŞİD’in Kobanê saldırılarına karşı DTK il binasında bir araya gelen DTK Daimi Meclisi, STK temsilcileri, siyasi partiler, inanç örgütleri, meslek örgütleri, kanaat önderleri ve iş çevreleri ortak basın açıklaması yaptı. Açıklamayı okuyan DTK Daimi Meclis Üyesi Filiz Bedirhanoğlu, IŞİD çetelerin Rojava’nın Kobanê Kantonu’na üç cepheden saldırdıklarını belirterek, saldırıların 8 gündür aralıksız sürdüğünü hatırlattı. “Irak’ta ve Suriye’de halkların ve inançların birbirilerini boğazlayan düzeyde süren çatışmalarının Şia ve Selefi Sünni savaşı olmanın ötesinde bir durum” olduğunu kaydeden Bedirhanoğlu, “Kürtlerin varlığı, özgürlüğü ve çıkarları ne Şia ne de Selefi Sünni merkezli mezhep ve inanç savaşları biçiminde gelişen politikalardadır” dedi.


Seferberlik ruhuyla karşılık

Kobanê‘nin düşürülmesiyle Rojava Devrimi’nin tasfiyesinin hesaplandığını ifade eden Bedirhanoğlu, “Rojava Devrimi’nin tasfiyesinden sonra, Güney Kürdistan hedeflenecektir. Kobanê‘deki direniş de, bu önemde ve bu büyüklükte gelişmektedir” dedi ve şu hususun altını çizdi: “Tarihi görev ve sorumluluklarımız gereği halkımız ve bütün kurum ve kuruluşlarımız var gücüyle genelde Rojava’nın özelde Kobanê halkının yanında direnişe gerekli maddi ve manevi katkıyı sunması, bu saldırıları boşa çıkaracak seferberlik ruhuyla hareket etmesi gerekmektedir.”


Topyekun direniş kaçınılmaz
Kobanê Kantonu’nda yaşanan insanlık trajedisi karşısında bölge güçleri ve Birleşmiş Milletler’in (BM) seyirci kalmalarının kabul edilemez olduğunu kaydeden Bedirhanoğlu, “insanım” diyen herkesi tavır ve tutum almaya çağırarak şöyle dedi: “Bu topyekün saldırılara karşı topyekün bir direnme ve sahiplenme kaçınılmaz olmuştur.”
HDP Muş Milletvekilli Demir Çelik ise AKP Hükümeti’ne çağrıda bulunarak çeteci örgüte desteklerini tez elden kesmesini istedi. Çelik, gazetecilerin “AKP, IŞİD’den desteğini çekmezse nasıl bir tutum sergilenir” sorusuna şu yanıtı verdi: “Ben bir Kürt olarak Rojava’daki kardeşlerimizin ölümünün önüne geçmek adına ölüme hazırım. Bunu engelleyecek bir güç tanımıyoruz. Biz, onbinleri, milyonları sınıra yığarak, yaşamı kilitlemek istemiyoruz. Artık yeter.”

DİHA/AMED