Kobanê Kadınlarıyla Dayanışma Kolektifi, Fransız, Kürt, Türk, Arap, Fars, Berberi, Afgan ve daha birçok ulustan feminist kadının oluşturduğu bir dayanışma çalışması. Kobanê Direnişi'nin başladığı ilk günlerde bir araya gelerek kolektifi oluşturdu. Kolektifin Fransa'da bulunan diğer kadın örgütlerine de çağrıda bulunması üzerine, bazıları sürece dahil oldu. 

Kolektif, Kobanê süreci boyunca ve devamında 50'nin üzerinde etkinlik gerçekleştirdi. Bir delegasyonla sınıra giderek kamplara ve Kürt kadın kurumlarına ziyaretler gerçekleştiren Kolektif, görüşmelerin içeriğinden oluşan bir kitap çalışması gerçekleştirdi. Birçok üniversitede Kürt Kadın Hareketi, jineoloji ve Rojava modeli üzerine atölye çalışmaları yapan Kolektif, geçtiğimiz günlerde ise Kürt Kadın Hareketi'ni daha yakından tanımak, ideolojik yaklaşımı üzerine tartışmalar yürütmek amacıyla Utamara Kadın Merkezi'nde Kürt kadınlarla buluştu. Gece, yürüyüş, atölye çalışmaları, paneller gibi aktivitelere şu ana kadar 250'nin üzerinde kadın dahil oldu. 


İnşa süreci boyunca destek

Çalışmanın merkezinde yer alan kadınlar, geçtiğimiz ay Kobanê Kadınlarıyla Dayanışma Derneği'nin çatısını oluşturdu ve Kobanê'nin yeniden inşası için kolları sıvadı. Geçtiğimiz haftalarda Brüksel'de gerçekleştirilen Kobanê'yi Yeniden İnşa Konferansı'yla Kolektif, Kobanê'nin yeniden inşasında kadın projesini kamuoyuyla paylaştı. Şimdilerde Fransa'da da, Kobanê'ye inşa süreci boyunca destek olacak bir kadın merkezi kurmayı hedefliyorlar.

Kadın akademisi, tarihsel belleğin oluşturulduğu kütüphane, kooperatifler, kent merkezinde kadın anıtını da içeren projede, kadın sağlığı konusunda bilgilendirme merkezleri de bulunuyor.

Kolektif, Kobanê'nin kent yapısının yüzde 80'inin yok edilmiş olduğunu ifade ederek, "Paris'te oluşturduğumuz Kobanê Kadınlarıyla Dayanışma Kolektifi, Kürt kadınlarının yürütmüş olduğu mücadeleyle dayanışma içerisinde oldu. Kürt kadınların demokratik özerklik modeli içerisinde var ettiği politik, sosyal ve ekonomik yaklaşımını geliştirmesi yönündeki her adımının yanında olmayı hedefliyoruz" diyor.


İki kooperatif projesi

Söz konusu inşa sürecinde hem politik alana dair hem de kadının kendi özerk ekonomik modellerini yaratması için projeler ile Kobanê'nin yeniden inşasında aktif rol alacaklarını belirten Kolektif, Kobanêli kadınların savaş öncesinde kendi ekonomik modellerini oluşturmak için yaratmaya başladığı en önemli yapılarından biri olan kooperatifleri yeniden canlandırmayı hedefliyor. Kürt kadınlarının kooperatifler aracılığıyla geniş kesimlerin üretime örgütleyici olarak katılmasını sağlamayı hedeflediği ifade ediliyor. 

Kobanê'nin kanton olarak ilan edilmesinden sonra doğal toplumda tarıma dayanan dayanışmacı, ekolojik ekonomi, egemenlikçi sermayenin baskı ve sömürüsü dışına çıkma hedefiyle dikiş kooperatileri ve tarıma dayalı kooperatiflerin adımlarını daha önce attıklarını ama bunun savaşla yerle bir edildiğini hatırlatan Kolektif, bu çalışmanın yeniden hayat bulması için beş yüz kadın kapasiteli iki kooperatif projesini hayata geçirmeyi amaçladıklarını aktarıyor.

 

Neden kooperatif?

Kolektif, Kürt kadınlarının demokratik özerklik bağlamlı ekonomik yaklaşımının en önemli yapılarından birini kooperatifler olarak tanımlıyor. Kooperatifler, Kürdistan'da gelişen/gelişecek halk örgütlenmesinin yaratacağı topluluklar ekonomisinin temel taşları olarak tanımlanırken, demokratik özerkliğin ekonomik birimleri/toplulukları olarak ifadesini buluyor.

Rojava ekonomi sistemi içerisinde kooperatifler, toplumun ekonomik sorunlarını aşma, işsizlikle mücadele, tekellerin kar politikasıyla mücadele alanlarında somut alternatif, pratik ekonomik örgütlenme modeli olarak diğer kantonlarda da işlemeye başladı. Kadınlar da kendi kolektif ekonomik örgütlenme modellerini kooperatiflerde buluyor. Geliştirilecek her bir kooperatifle kadınlar, ortaklaşmış emeğin sonuçlarını bölüşmeyi, ihtiyaçlarını topluluklar ekonomisiyle karşılamayı hedefliyor. Bu biçim, tekellerin egemenliğini her koşulda, bütünüyle ortadan kaldırabilecek bir model olmamakla birlikte, alternatif, özgür bir ekonomi modeli oluşturma yönünde büyük bir adım oluyor. Aynı zamanda bugüne kadar üretim alanının dışında tutulan kadını üretim sürecine dahil etmeyi hedefliyor.


İşleyişte demokratik özerklik esası

Kobanê'de savaş öncesi oluşturulan kooperatiflerin demokratik özerklik normlarına göre geliştirilmesi hedeflendi. Her kooperatif, iç işleyişini kendi birimleri üzerinden örgütledi. "Yöneten de, çalışan da kendi dinamiklerimizdir" mottosu, kooperatiflerin ilkesini açığa koyuyor. Üretimden dağıtıma ve satışa uzanan sürecin bütün aktörleri, aynı zamanda kooperatiflerin yönetimini oluşturuyor. Her kooperatif, demokratik özerkliğin komünal ekonomisini ilke edindiği için merkezi, cinsiyetçi, doğa karşıtı olmaktan kaçınmayı esas aldı. "Bu, ahlaki toplum ve demokratik bilincin gereği, sonucu olmalıdır" dediler. Toplum yararına olmayan ve kadının içinde aktif olarak, bilinç olarak yer almadığı bir ekonomik politika oluşturulamayacağı savunuldu. 

Bunları tespit eden Kobanê Kadınlarıyla Dayanışma Kolektifi, aynı temel ilkeleri Kobanê'nin yeniden inşası sırasında kaynak yaratacakları projelerin de ilkeleri kabul ettiklerini ifade ediyor. Kooperatiflerden elde edilen bütün maddi değerlerin kooperatiflerde çalışan kadınların ihtiyaçlarına ve kadın projelerinin desteklenmesine ayrılacağını belirten Kolektif, oluşturulacak kooperatif tipi örgütlenmelerle demokratik katılım, demokratik, ekolojik ve cinsiyet eşitlikçi ilkelerden kaynağını alan üretim, bölüşüm ve satış ilişkisinin esas alınacağını ve söz konusu projeyi oluşturma aşamasında Kobanê'de bulunan kadın hareketiyle görüştüklerini ve onların görüşleri doğrultusunda şekillendirdiklerini ifade ediyor.

Kolektif, bölgedeki duruma dair ise şu tespitlerde bulunuyor:

"Kobanêli kadınlar, şu ana kadar kurduğumuz iletişimlerde ve yeniden inşaya dair raporlarda temel ihtiyaç olarak kadın akademisi, ekonomik örgütlenmeler, hijyen ve temizlik ürünlerine dair beklentilerini ortaya koymuştur. Daha önce oluşturdukları tekstil kooperatiflerinin savaş nedeniyle bütünüyle tahrip olduğunu ifade etmişlerdir. Şu ana kadar Kobanê ekonomisinin temel dayanağı tarımdı. Savaş sonrası bölgede inceleme yapan Türkiye Mimar ve Mühendisler Odası'nın elde ettiği bulgulara göre, Kobanê Kantonu'nun 1 milyon 568 bin dekarlık tarım arazisi bulunuyor. Bu arazinin ancak yaklaşık yüzde 15 ile yüzde 20'sinin sulama olanaklarına sahip olduğu, tarımın yüzde 80'inin kuru yapıldığı, geriye kalan kısımlarda ise bahçe tarımı ve sulu tarım yapıldığı kaydedildi. Kuru tarım arazisinde buğday esas alındığında, dekar başına 250 kg ürün alındığı, ayrıca 1 milyon 800 bin adet zeytin ağacı ve 500 bin adet fıstık ağacı bulunduğu belirtilirken şu anki koşullardan dolayı ise tarımla uğraşılamadığı aktarıldı. Savaştan önce Suriye'nin tahıl ihtiyacının yüzde 35-40'ının Kobanê bölgesinden karşılandığı; bölgede buğday, arpa, mercimek, şeker pancarı, pamuk, mısır, kimyon, çörek otu, karabiber, kavun, karpuz, domates, patlıcan, biber, salatalık, ayçiçeği, zeytin, Halep fıstığı, yer fıstığı, fasulye, barbunya, gül, elma, kayısı, şeftali, incir, nar, susam, fiğ, meyan kökü, dut üretiminin yapıldığı kaydedildi."


Tekstil kooperatifi

Bu tespitlerin ardından Kolektif, yeni kooperatif projeleri için iki temel argümanı esas aldıklarını belirtiyor ve ekliyor: "Birincisi Kürt kadınlarının daha önce deneyimledikleri tekstil kooperatifinin yeniden inşa edilmesi, diğeri ise bölge tarımında tarlada bugüne kadar çalışan kadının daha örgütlü, kolektif emek odağı kooperatif aracılığıyla üretimden dönüşüm ve dağıtıma tarım alanında aktif rol alması için bir kooperatif çalışması... 

Bunlardan birincisi, 200 kadını idame edecek, savaşla birlikte yıkıma uğramış kadın tekstil kooperatifinin yeniden inşa edilmesi... Mekan ve materyal temini için bütçenin sağlanması... Söz konusu kooperatifle hem Kobanê'nin tekstil-giyim ihtiyacını karşılanması hem de elde ettikleri ürünleri Türkiye ve değişik ülkelerde bulunan kadın kooperatifleri ağıyla dağıtmalarının örgütlenmesi hedeflenecektir. 


Tarım kooperatifi

İkinci hedef ise kadınları bugüne kadar çalıştıkları tarım alanında tekrar aktifleştirmek. Bugüne kadar yetiştirme sürecinde kadınların aktif rol aldığı tarım ürünlerinin işlenmesi ve satışı aşamasında kadınlar yer almamıştır. Bu rutini değiştirme, kadının emeğinin sümürüsünü ortadan kaldırma, kadını üretim alanına taşıma amacıyla bölgede bulunan zeytin, gül, elma, fıstık gibi ürünleri hedefleyen bir kooperatif örgütlenmesi düşünülmüştür. Hijyenden kozmetik ürüne ekolojik dengeyi bozmayan bir üretimi hedefleyen bu projeyle köyden kent merkezine bir kadın ağı oluşturmak hedeflenecektir. 300 kadına iş sağlamayı hedefleyen bu kooperatif projesinde kent merkezinde ürünlerin sunumu, çalışma atölyeleri, tarım aletleri ve tarım alanların ihtiyacını karşılayacak bir bütçenin sağlanması hedeflenmiştir."

Kooperatif ürünlerinin tanıtılacağı satış noktaları, kadın akademisi ve kadın projesinin bütün parçalarının kent merkezinde yer alması gerektiğini savunan Kolektif, şehrin göbeğinde kadın kurumlarının yeniden inşası hedefini taşıyor.

Kent merkezinde olmanın, savaş sürecinde aktif olan kadınların günlük yaşamda da görünür olması, kadın emeğinin geride değil merkezde olması gerektiği ilkesinden yola çıkılarak hedeflendiğini ifade eden Kolektif, bu hedefi "görünürlük, özerklik, bağımsız projelerin desteklenmesi, şehrin kalbinde yer almak" olarak ifade ettiği biçimde tasarlıyor. Kadın akademisi, kooperatif merkezleri, kafe, kadın sağlık merkezi gibi projenin bütün mekansal merkezlerinin aynı alanda olması tasarlanıyor.  Kadınların mücadele alanlarında olduğu gibi kentin içerisinde ve yeniden inşada aktif rol alması gerektiğinin altını çizen Kolektif, Kobanê inşa edilirken tüm bina yapılarının, bahçelerin, parkların, oyun alanlarının kadın düşünülerek inşa edilmesi gerektiğini savunuyor.  


Kadın Akademisi

"Kadın eğitim alanları, kadın tarihini belgeleyen kütüphane çalışması, savaş sürecinde kadınların tanıklıklarını kayıt altına alacak bir kayıt odası, kadın sağlık kontrol merkezi, çocuklar için özel bölümler ve kafeteryadan oluşacak akademi çalışmasının Kobanê'de yetişecek yeni kuşaklarla eski kuşakların deneyim, birikim, tanıklıkları ve emeğini buluşturacak bir akademi olacağını" söyleyen Kolektif, söz konusu akademinin aynı zamanda Kobanê Direnişi etrafında buluşan tüm kadın yapılanmalarının da belli periyotlarda buluşma alanı olması gerektiğini savunuyor. Kolektif, "Savaş sürecinde Kobanê'yi korumak için Kürt Kadın Hareketi'nin ideolojisini, kendisi için ortaya koyduğu yaşam modelini destekleyen tüm kadın örgütlenmelerinin aynı zamanda ortak emeği olacak Akademi, dönemsel periyotlarla kadınların mücadele deneyimlerini birbirine aktaracağı bir eğitim alanı olacaktır" diyor.


Kadın Sağlık Merkezi

Kadınların sağlık sorunları konusunda bilgilendirme, ilk kontroller ve eğitim gibi çalışmalar hedefleyen Kadın Sağlık Merkezi de Kolektif'in projesinde yer alıyor. Aile planlaması, hijyen, kadın sağlığı, cins eğitimi, sağlık alanında kadınların ihtiyaç duyduğu bilgilerin broşürleştirilmesi gibi birçok alanda hizmet verecek merkez, kadınlarla ilgili diğer kurumlarla ortak çalışmalar yürütmeyi hedefliyor; sağlık alanında yapılacak diğer bütün projelerin de kadının düşünülerek tasarlanması gerektiğini hatırlatıyor.

Projesini bütün detaylarıyla kamuoyuyla paylaşan Kolektif, çalışmalarına Eylül ayından itibaren daha da hız vereceğini belirtiyor. Projenin maliyetinin şu anki hesaplamalara göre 2 milyon Euro civarında olduğu, ama paradan önce tüm kadın kurumlarının proje etrafında kenetlenmesinin daha önemli olduğunu vurgulayan Kolektif, Avrupa'da bulunan tüm kadın örgütlerinin projeyi gerçekleştirmek için seferber olması gerektiğini ifade ediyor.


Emeğimi katmak istiyorum!

Kadın örgütleri, gönüllüler veya bilgi almak isteyenler, Kobanê Kadınlarıyla Dayanışma Kolektifi'ne Facebook'ta "Solidarité Femmes Kobanê" grubundan veya "solidaritefemmeskobane@gmail.com" mail adresinden ulaşabilir.


Kentin göbeğinde kadın anıtı

Arîn Mîrkan ve adı sayılamayacak birçok Kürt kadının, Kobanê'de en ön saflarda savaşta yaşamını yitirdiğini hatırlatan Kolektif, Kobanê yeniden inşa edilirken kent merkezinde onların anısına bir mekanın olması gerektiğini savunuyor. Proje kapsamında bir kadın anıtının yapılacağını belirten Kolektif, bu konuda kadın sanatçılarla temasını sürdürdüğünü, anıtın bulunduğu bir bölümde de mozaikten oluşan bir duvarın yapılacağını belirtiyor. Mozaik ise dünyanın birçok noktasında bulunan kadın kurumları, feminist örgütlenmeler tarafından inşa edilecek. Her kadın örgütü duvarın bir bölümüne kendi tasarladığı mozaiği yerleştirecek. Anıtın çevresinde bir park alanı ve çeşmeler bulunacak ve alanın Kürt kadınının "jin jiyan azadî" sloganı ve perspektifini simgeleyecek.


SELMA AKKAYA/PARİS