Kobanê’de büyük trajedi
Toplum/Yaşam Haberleri —

Heyva Sor a Kurd, Rojava yardım
- “Tam kuşatma altında olan Kobanê’de tam anlamıyla bir trajedi yaşanıyor. Saldırılar sürüyor. Acil olarak insani bir koridorun açık tutulması gerekiyor.”
- “Hesekê ve Cizîr bölgesine gelen yüz binlerce insanın barınmaya, yemeğe, içmeye, ısınmaya ihtiyacı var. Özerk yönetimin imkanları ise çok sınırlı.”
ERKAN GÜLBAHÇE
Kobanê’de yaşanan kuşatma ve saldırılar halk üzerinde ağır etkiler yaratıyor. Yardımların girişine izin verilmemesi, elektrik ve su kesintisi, iletişim hatlarının kopması şehri adeta dünyadan izole etti. Kış koşulları, yiyecek ve içme suyu yetersizliği nedeniyle yaşam koşulları kritik bir hal aldı. Kobanê’de yüz binlerce kişi zaten zor koşullar altında yaşıyordu. Buna, son saldırılarla birlikte yüz binlerce kişi de eklendi. Şehrin dört bir yanı kuşatılmış ve yardım ulaştırılması imkansız hale gelmiş durumda. Mazot, elektrik, su ve temel ihtiyaç malzemeleri bulunamıyor; fırınlar sınırlı çalışıyor ve ekmek almak için uzun kuyruklar oluşuyor. Kobanê’deki durumun kritik olduğunu belirten Heyva Sor a Kurd İletişim Ofisi Sözcüsü Ehmed Îbrahîm insani koridorun açılması ve yardımların acilen ulaştırılması gerektiğini belirtti.
Ehmed Îbrahîm, Kobanê ve Rojava’daki insani krizin felaket boyutunda olduğuna dikkat çekti. Göç edenlerin tekrar göçertildiğini belirten Ehmed Îbrahîm, “Rojava’ya dönük son göç dalgası, HTŞ güçlerinin Halep’te Eşrefiyê ve Şêxmeqsûd mahallelerine yönelik saldırılarıyla başladı. Bu saldırılarda çok sayıda insan katledildi, çok sayıda kişi kaçırıldı. Kayıp sayısını hala net olarak belirleyebilmiş değiliz. Hayatta kalabilenler ise Rojava’da QSD’nin savunduğu bölgelere doğru yollara düştü. Yüzlerce aile Tebqa ve Reqa’ya sığındı. Oysa bu bölgeler zaten daha önce Efrîn ve Şehba’dan göç ettirilen yüz binlerce insanı barındırıyordu. Ancak saldırılar buralara da sıçrayınca, hem yeni gelenler hem de daha önce yerinden edilmiş insanlar bir kez daha göç etmek zorunda kaldı. Katliamdan kurtulmak isteyenler bu kez yönünü Hesekê ve Cizîr Kantonu’na çevirdi.
Şu anda yüz binlerce göçmen Hesekê, Tirbespiyê, Qamişlo ve Amûdê’de yaşıyor. Büyük bir bölümü kamplara yerleştirildi. Ama yaşanan en büyük dram bugün Kobanê’de.
Kobanê’de zaten yaklaşık yüzbinlerce insan son derece zor koşullar altında yaşam mücadelesi veriyordu. Son göçlerle nüfus inanılmaz yükseldi.”
İnsani koridor açılmalı
Kobanê’nin dört bir yandan kuşatılmış durumda olduğunu kaydeden Ehmed Îbrahîm, “Yardımların içeri girmesine izin verilmiyor. Elektrik kesildi, su kesildi, iletişim hatları kapatıldı; telefon ve internet yok. Kent adeta dünyadan koparılmış halde.
Kış koşulları da ağır. Bugün Kobanê’de tam anlamıyla bir trajedi yaşanıyor. Saldırılar hala sürüyor. Acil olarak insani bir koridorun sürekli açık tutulması gerekiyor” çağrısında bulundu.
Çocuk ölümleri artıyor
Soğuk ve tedavi yetersizliği nedeniyle beş çocuğun yaşamını yitirdiğini, oksijen tüpüne bağlı hayata tutunan yeni doğmuş bir bebeğin oksijen bulunamadığı için hayatını kaybettiğini hatırlatan Ehmed Îbrahîm, “Kobanê üzerinde çok büyük bir tehdit var. Sadece bombardıman ve saldırılar değil; soğuk, elektriksizlik, susuzluk ve gıda yokluğu da ölüm saçıyor. Eğer bu duruma hemen müdahale edilmezse daha çok ölüm haberi alacağız” uyarısında bulundu.
İmkanlar çok sınırlı
Hesekê ve Cizîr bölgesine gelen yüz binlerce insanın okullara, spor salonlarına, camilere ve kapalı alanlara yerleştirilmeye çalışıldığını söyleyen Ehmed Îbrahim, “Ama yer yok. İnsanlar buraya can havliyle ulaştı. Yanlarına hiçbir şey alamadılar. Sadece hayatta kalmak için evlerini terkettiler. Bu insanların barınmaya, yemeğe, içmeye, ısınmaya ihtiyacı var. Özerk yönetimin imkanları ise çok sınırlı. Bu yüzden çok ciddi sıkıntılar yaşanıyor” dedi.
İhtiyaçları karşılamaktan uzak
Güney Kürdistan’dan bazı kurumlardan yardım geldiğini belirten Ehmed Îbrahîm, “Ancak şu ana kadar gelen yardımlar ve bizim olanaklarımız, göçmenlerin sayısının büyüklüğü karşısında ihtiyaçları karşılamaktan çok uzak. Üstelik insanlar sadece açlık ve soğukla değil, büyük bir korkuyla da yaşıyor. Radikal dinci grupların, El Kaide ve DAİŞ artıklarının saldırılarına tanıklık ederek buraya geldiler. Gece karanlığında, onların arasından geçerek kaçtılar. Gördükleri vahşeti gözleriyle görerek buraya ulaştılar. En büyük temennimiz bu savaşın bir an önce sona ermesi ve insanların yeniden evlerine dönebilmesi” dedi.















