
67 yaşında olmasına rağmen yaşamının son üç yılını o çok sevdiği memleketi Kobanê için iki oğluyla birlikte savaşarak geçiren ve büyük Kobanê direnişinin sembollerinden biri haline gelen Apê Nemir, yaralanınca zorunlu olarak uzak kaldığı Kobanê ve direnişinden kopmadı.
Şu ana kadar girdiği çatışmalarda 4 kez yaralanan Apê Nemir, son yaralanmasının ardından kaldırıldığı Suruç Devlet Hastanesi’nde koluna platin takılması nedeniyle Suruç’ta kaldı.
Apê Nemir, şimdi direnişin diğer yakası olan sınır hattında nöbet eylemlerine katılıyor, burada oluşturulan insan zincirinde yüzünü, yüreğinin kıblesi Kobanê’ye dönerek cephede birlikte savaştığı yoldaşlarına selam gönderiyor. Apê Nemir, “Kobanê direnişi, mücadele namus ve şeref direnişidir. İki buçuk, üç yıldan bu yana bu mücadelenin içinde yer alıyorum. Toprağımı, yurdumu savunuyordum. Bunun için nerede icap ettiyse orada savaştım, savaşın içinde yer aldım ve yer almaya da devam edeceğim” dedi.
Mutlaka döneceğim
Yaralı kolu nedeniyle şimdilik uzak kaldığı Kobanê’ye mutlaka döneceğini ifade eden Apê Nemir, şunları söyledi: “Ben onlara, kolumu yaralı olan yerinden kesin, ben memleketime dönüp orada savaşmak istiyorum, dedim. Kanımın son damlasına kadar halkımın onuru ve şerefi için savaşmak istiyorum. Direnişin devam ettiği Mehser Köyü’ne gelerek buradaki nöbet eylemlerine katılıyor, özlediğim memleketime, Kaniya Kurda’ya bakıyorum. Ve oraya döneceğim günleri iple çekiyorum. Artık dayanamıyorum, yaralı kolumu kessinler gidip orada toprağım için savaşayım.”
DİHA/URFA
Yalın ayak koşacağım
Üç çocuğu Kobanê savunmasında olan Maha Yusuf, “Yönüm hep Kobanê’ye dönük olacak. Kobanê’ye dönüşler başlasın, yalın ayakla koşarak gideceğim” diyerek Kobanê’nin çetelerden temizleneceği günü beklediğini anlatıyor.
YPG/YPJ savaşçılarının Kobanê’de DAİŞ‘i her geçen gün daha da geriletmesi, Suruç’a göç etmek zorunda kalan Kobanêlilerce umutla izleniyor. DAİŞ‘in kent merkezine obüslerle saldırması üzerine Kobanê’den çıkmak zorunda kalan Maha Yusuf, 3 çocuğunu Kobanê’de bırakarak, 12 yaşındaki kızı ve eşiyle birlikte sınırı geçenlerden.
Her bomba yüreğimde patlıyor
Doğduğu kentten çok uzaklaşmamak için Kaniya Kurda bölgesi karşısında yer alan Mahser Köyü’ne yerleşen Maha Yusuf, “Her bomba sanki yüreğimde patlıyor” diyor. Maha Yusuf’un ilk oğlu Diyar 3 yıl önce YPG’ye katılmış. Çete saldırılarının başlamasının ardından ise oğulları Amed ve Mihemed de savunma saflarında yerini almış. Yusuf, “Kobanê’den çıktıktan sonra en yakın yer olan Mahser’e geldim. Burada Kobanê’yi sevenlerin direnişi var. Benim de yönüm hep Kobanê’ye dönük olacak” diyen Yusuf, günboyu sınırdan ayrılmadığını belirtiyor: “Suruç’ta akrabalarımız var. Yanlarına gittiğimin de Kobanê’den uzaklaştım diye için rahat değil. Hemen birkaç saat kaldıktan sonra tekrar Mehser’e geliyorum. Sınıra gidiyorum. Atılan her bomba sonra ‘acaba nereye düştü’ diye düşünüyorum. Tuğlanın üzerinde oturup Kobanê’yi saatlerce izliyorum.”
Hem çocuktan hem topraktan...
Kobanê’de yaşanan çatışmalarda oğlu Amed’in birkaç kez yaralandığını dile getiren Yusuf, devam ediyor: “Oğlumun kaç kez yaralandığını duydum. Bir ara tedavi olmak için Türkiye’ye geldiğini öğrendim. Yanıma gelmesini söyledim. Geldi bir çayı içip tekrardan savaşmaya gitti. Zordur hem çocuktan hem de topraktan olmak. Kobanê’de olayım da çadır da olayım. Benim için sorun değil. Yeter ki Kobanê özgürleşsin. Kobanê’ye dönüşler başlasın, yalın ayakla koşarak gideceğim.”