Hamburg’da bir grup göçmenin bir araya gelerek kurduğu müzik grubu Komschu, tek müziği değil, kültürü de yaşatmayı ve geliştirmeyi hedefliyor.

M.ZAHİT EKİNCİ / HAMBURG

Komşu Komşu diye başlayıp yandı bitti kül oldu diye biten bir tekerleme vardı çocukluğumuzda....

Komschu Müzik grubu kapitalist modernitenin kılcal damarlarımıza kadar girdiği sentetik dünyada yurdumuzdan uzak olsak da komşuluk ilişkilerinin yeniden canlandırılması için Hamburg’da bir grup göçmen tarafından kuruldu.

Altona Sol parti ilçe meclisi üyesi Bartınlı Hasan Burgucuoğlu, Ozan Direnç ve rahmetli olan Mustafa Terzi’nin katkılarıyla hayat bulan grup, yok olmakla karşı karşıya kalan dostluk ve komşuluk ilişkilerinin yeniden canlandırılmasını amaçlıyor. Kentin Osdorf semtinde bulunan Bürger Haus’da her pazar günü toplanan Komschu grubunun eleman sayısı bazen 5 kişi bazen de 11-12 kişiyi buluyor. Grubun içerisinde Türkiyeli ve Kürdistanlı müzisyenler var.

Ortaklaşmanın heyecanı

Komschu ile ortak bir yaşamın nüvelerini atmak istediklerini belirten Hasan Burgucuoğlu, “Bir araya gelip müzik yapıyoruz, muhabbet ediyoruz, sorunlarımızı tartışıyoruz. Ortak bir şeyler yapmanın heyecanını ve güzelliğini birebir yaşıyoruz. Grubun kuruluşuyla beraber gerçekten ne kadar güzel bir iş yaptığımız ortaya çıktı. Birçok insan bundan dolayı bizi takdir etti. Çocuklar evden ayrılınca yalnızlığımız daha da arttı. Bu grupla beraber yalnızlığımız daha da azaldı” dedi.

Ortak bir evin temellini attık

Grupta yer alan Hanım Terzi (40), daha önce de müzik ve nota eğitimi aldığını belirterek, eşinin teşvikiyle gruba katıldığını dile getirdi. Hanım Terzi, “Eşimin teşvikiyle gruba dahil oldum ama sonrasında eşimi kaybettim. Bu zor süreci gruptaki arkadaşların desteği ile atlattım. Burası sanki eşim Mustafa’dan bana kalan miras gibi. Her pazar günü Bürgerhaus’da bir araya gelip türküler söylüyoruz. Yeni insanlar, sanatçılar, aydınlar tanıdım. çalışma yaptığımız yerin kapısı açık olunca Alman komşular neler yaptığımızı merak ederek kapıyı çalmadan içeri giriyorlar. Almanya’da birisini kapısını çalmadan içeri giremezsin mesela. Neler yaptığımızı öğrenince aramızda çok güzel ilişkiler gelişiyor. Geçenlerde hiç tanımadığımız yaşlı bir Alman teyze bizden habersiz pasta yapıp bize getirdi. Sonradan düşünüyorsun herkesin bu tür komşuluk ilişkilerine ihtiyacı var. Burada komşuluktan ziyade ortak bir evin temelerini attık” diyerek bir araya gelişlerinin kendisi için önemine vurgu yaptı.

Grup üyelerinden Mecmure Hansu da, Hanım Terzi’nin teşvikiyle gruba dahil olmuş. 2 yıldır grup çalışmalarında yer alan Hansu, çocuk yaştan bu yana halk müziğine sevdalı olduğunu, grubun kendileri için rehabilite işlevi gördüğünü sözlerine ekliyor.

Komşu komşunun külüne muhtaçtır

Grupta yer alan Bekir Biliceli, kuruluşundan bu yana yer alarak, hem saz çalıyor hem de türkü söylüyor. Kürtçe şarkılar eslendiren Biliceli, hem kendisine hem müziğe olan ilgisine hem de gruba ilişkin şunları kaydediyor:

“Aslen Bingöl’ün Karlıova ilçesindenim. Ülkede iken çok güzel komşuluk ilişkilerimiz vardı. Öyle ki komşularla her şeyimizi paylaşıyorduk. Yoksul ama gönlü zengin insanlardık. Buraya geldikten sonra ise zenginleştiğimizi ama manevi açıdan da bir o kadar yoksullaştığımızı gördüm. Grupla beraber eski komşuluk ilişkilerini yakalamak istedik. Bize katılmak isteyen insanlara kapımızda gönlümüzde açıktır. Ben de gelin tekrardan komşuluk ilişkilerimizi canlandıralım diyorum.”