
ÖMER YÜCE / SALZBURG
Avusturya’nın Innsbruck kentinde yaşayan İbrahim Yağdı’nın oy vermek için gittiği Salzburg Başkonsolosluğu’nda Türkiye’de hakkında açılan bir dava gerekçe gösterilerek pasaportuna el konuldu. Yağdı, büyük çabalarla kimliği ile oyunu kullanmayı başardı.
AKP iktidarının yurt dışında yaşayan Türkiyelilere yönelik baskılarına sürekli yenileri ekleniyor. Avrupa vatandaşı Türkiyelileri gözaltı ve sınırdışılarla tehdit eden Türk devleti, Türkiye vatandaşlığı olanları ise Deniz Yücel örneğinde olduğu gibi tutuklama yoluna gidiyor. Avusturya’da ise yeni bir uygulamaya imza atıldı. Avusturya’nın Salzburg Başkonsolosluğu’na oyunu kullanmak için giden Aksaraylı İbrahim Yağdı, önce pasaportunun süresini uzatmak istedi. Konsoloslukta Yağdı’nın pasaportuna “Türkiye’de hakkında açılanan bir davada tutuklama kararı olduğu” gerekçesiyle el konuldu.
Gerekçe tutuklama kararı
2011’de Avusturya’da iltica ettiğini 2012 yılında ise facebook paylaşımları gerekçe gösterilerek hakkında İstanbul’da dava açıldığını belirten Yağdı, 7 Haziran ve 1 Kasım seçimlerinde sorunsuz olarak oy kullandığını ancak anayasa referandumunda engellendiğini belirtti. Yağdı, “Pasaportuma el koyan yetkililer, İçişleri Bakanlığı’nın talimatıyla, İstanbul 3. Ağır Ceza Mahkemesi’nde Terörle Mücadele Kanunu (TMK) kapsamında ‘terör örgütü propagandası’ yaptığım iddiasıyla hakkımda dava açıldığını ve tutuklama kararının olduğunu belirtti. Bu yüzden de pasaportuma el koydular” diye belirtti.
İçişleri Bakanlığı talimatıyla
Pasaportuna el konulmasına tepki göstererek, “Konsolosluk yetkilerine de yaptıkları işlemin korsanvari olduğunu ve kabul edilemez olduğunu söyledim. Bana hakkımda tutuklama kararı olduğu için İçişleri Bakanlığı talimatıyla pasaportuma el koyacaklarını belirttiler. Israrla istememe rağmen herhangi bir belge sunmadılar” dedi. Pasaportuna el konulduktan sonra Yabancılar Dairesi’ne giderek durumu bildiren ve bir avukat tutan Yağdı, “Gerekli hukuki girişimlerde bulunacağım” dedi.
Korsanvari bir uygulama
Pasaportuna el konulduğu gibi oy vermesinin de engellenmeye çalışıldığını belirten Yağdı, “İkiyüz kilometre yol katederek oy vermek gittim. Engellemelere rağmen direndim ve ‘Hayır’ oyumu kullandım. Bir oy bir oydur” diye belirtti. Kendisine yapılan korsanvari uygulamayı kınayan Yağdı, “Türkiye’nin geldiği hukuk anlayışının ne kadar çağdışı olduğu açık bir şekilde ortada. Başta HDP olmak üzere eşbaşkanlarımızı, milletvekillerimizi, yüzlerce belediye başkanımızı ve binlerce siyasetçimizi tutuklayan bu zihniyeti kınıyorum” diye konuştu.
Türk devletinin saldırılarının yurt içinde olduğu gibi yurt dışında da sistematik bir şekilde devam ettiğine vurgu yapan Yağdı, “Tek amaçları Kürt halkının kazanımlarını gasp etme, devrimcileri ve demokratları sindirme, faşist, despot rejimlerini inşa etmektir. Bu inkarcı ve tekçi zihniyete asla izin vermeyeceğiz. Tüm baskı ve hukuksuzluklara rağmen asla geri adım atmayacağız” açıklamasında bulundu.