Kriz Avrupa’da gaz fiyatlarını uçurdu
Dünya Haberleri —

Krizde arabulucu rolü üstlenen Almanya Başbakanı Scholz dün Kiev’e bir ziyarette bulundu ve Ukrayna Devlet Başkanı Zelenski ile görüştü.
- Avrupa'da gaz fiyatları Ukrayna krizi nedeniyle yüzde 14 artarak 88 Euro’ya çıktı.
Avrupa'da derinliği en fazla olan Hollanda merkezli sanal doğal gaz ticaret noktası TTF'de işlem gören Mart vadeli kontratların fiyatı geçen haftayı 77 Euro civarında kapatmıştı. Doğal gaz kontratları, bu haftanın ilk işlem günü olan Pazartesi ise yüzde 14 artarak 88 Euro’ya yükseldi. Fiyatlar geçen yıl bu dönemde 18 Euro seviyesindeydi.
Sullivan’ın sözleri de tetikledi
Fiyatların artmasında küresel çapta etki yaratan tedarik sıkıntısı kadar Ukrayna krizinde yükselen tansiyon da etkili oldu. ABD Ulusal Güvenlik Danışmanı Jake Sullivan’ın Ukrayna'nın bu hafta içinde Rusya tarafından ‘her an’ işgal edilebileceğini öne sürmesi enerji piyasalarında endişeye yol açtı ve bu da fiyatların yükselişine neden oldu.
Rusya en büyük tedarikçi
Avrupa Birliği (AB) ülkeleri, mevcut durumda doğal gaz ihtiyacının yüzde 90'ını ithal ediyor. Rusya ise Avrupa'ya en fazla doğal gaz tedarik eden ülke konumunda bulunuyor. Zira Avrupa ülkelerinin doğal gaz ihtiyacının üçte birini Rusya karşılıyor. Orta ve Doğu Avrupa ülkeleri ile Baltık ülkeleri doğal gaz tedariki konusunda yüzde 60 Rusya’ya bağımlı.
Kuzey Akım 2 neden önemli?
Rusya, Almanya ile ortak proje olan Kuzey Akım 2 (Nord Stream 2) faal hale geldiğinde Türk Akımı ile birlikte potansiyel olarak Ukrayna’ya ihtiyaç duymadan 85 milyar metreküp doğal gazı AB’ye taşıyabilecek hale gelecek.
Avrupa’da endişe hakim
Ancak Rusya’nın Ukrayna’yı işgal etmesi halinde ABD ile Batı ülkelerinin yaptırımlarla buna yanıt vermesi ve misilleme olarak Rusya’nın doğal gazı kesme ihtimali Avrupa’da ciddi bir endişe kaynağı olarak ortaya çıkıyor.
Avrupa’nın doğal gaz stoklarının yeterli olmaması ve ABD’nin tedarik etme sözü verdiği sıvılaştırılmış doğal gaz veya LGN’nin aynı anda herkes için yeterli olmama ihtimali Avrupa ülkelerini düşündürüyor. Artan enerji fiyatlarının hem konutlarda hem iş yerlerine gelen faturaları yükselttiği bir dönemde Avrupa’nın Rusya ile yaşadığı krizin enerji alanındaki maliyetinin oldukça yüksek olacağı belirtiliyor.
Almanya arabulucu rolü üstlendi
Bu nedenle de Kuzey Akım 2 projesinin ortaklarından Almanya’nın Ukrayna krizinde arabulucu rolü üstlendiğine dair yorumlar yapılıyor. 7 Şubat’ta ABD’ye giderek Joe Biden görüşen Almanya Başbakanı Olaf Scholz dün de Ukrayna’nın başkenti Kiev’e bir ziyarette bulundu ve Devlet Başkanı Volodimir Zelenski ile görüştü. Scholz’un bugün ise Rusya'ya geçmesi bekleniyor.
ABD Kuzey Akım 2’ye karşı
ABD ise Kuzey Akım 2 projesine uzun zamandır karşı çıkıyor. Bunun en önemli nedeni ABD'nin proje nedeniyle hem Rusya'nın hem de Almanya'nın Avrupa'daki konumunu fazlasıyla güçlendirmesinden endişe ediyor olması. ABD Başkanı Biden en son Beyaz Saray’da Scholz ile ortak basın toplantısında, Rusya'nın Ukrayna'ya saldırması halinde Kuzey Akım 2 doğal gaz boru hattını engelleyecekleri tehdidinde bulunmuştu. Scholz ise Rusya'yı caydırmak için bütün seçeneklerin masada olduğunu söylemiş ancak projeyi engelleme ifadesini vurgulamaktan özenle kaçınmıştı.
HABER MERKEZİ
Ukrayna tansiyonu düşürmek istiyor
Ukrayna üzerinden Batı ile Rusya arasında yaratılan kriz tırmanıyor. ABD, ‘Rusya, Ukrayna'yı işgal etti edecek’ derken, Ukrayna ise tansiyonu düşürmek istiyor.
Ukrayna Devlet Başkanı Volodimir Zelenski, Pazar günü yaptıkları telefon görüşmesinde ABD Başkanı Joe Biden'ı gerginliği düşürmek için Ukrayna'ya davet etti. Resmi açıklamalara göre; Zelenski, Biden’a "Önümüzdeki günlerde Kiev'e yapacağınız ziyaretin, güçlü bir mesaj ve gerilimin azaltılması için bir katkı olacağına inanıyorum” dedi.
İşgal bilgisi kesinse paylaşın
Zira Zelenski, ABD ve İngiltere'den yapılan Rus işgaline ilişkin uyarıların “panik yarattığı” görüşünde. Açıklamaları “çok alarm verici” bularak eleştiren Zelenski, ABD başta olmak üzere Batılı müttefiklerine “Yüzde yüz kesin bir işgal bilgisine sahipseniz bizimle paylaşın" çağrısı yapıyor.
AGİT üyeleri toplantıya çağrıldı
Ukrayna Dışişleri Bakanı Dmitro Kuleba ise Rusya dahil tüm Avrupa Güvenlik ve İşbirliği Teşkilatı (AGİT) üyelerini 48 saat içerisinde toplantıya çağırdıklarını duyurdu.
Çağrının Rusya’dan Ukrayna sınırlarına yakın bölgelerde ve Kırım'daki askeri faaliyetleri hakkında ayrıntılı açıklama talebine yanıt vermemesi üzerine yapıldığı belirtildi.
Gözlemciler çekiliyor
Bunun yanısıra AGİT, Ukrayna’dan bağımsızlığını ilan eden doğudaki Donetsk bölgesinde gelişmeleri yerinde gözlemleyen çalışanlarını artan gerilim sebebiyle bölgeden tahliye etmeye hazırlanıyor. ABD de güvenlik kaygısıyla AGİT bünyesinde görevli Amerikan personelini Ukrayna’dan çekiyor.
Ukrayna’dan kaçan kaçana
Batılı ülkeler ise vatandaşları ile elçilik görevlilerini ve askerlerini Ukrayna'dan çekmeyi sürdürüyor. En son Kanada, Ukrayna'da eğitim faaliyetleri için bulunan yaklaşık 260 askeri personelini Polonya’ya tahliye etti. Kanada, Kiev'deki büyükelçilik personelini de Polonya sınırındaki Lviv şehrine çekti. ABD de Kiev Büyükelçiliği'ni boşaltıyor.
Bu arada 10'u aşkın ülke ise vatandaşlarını Ukrayna'dan ayrılmaya çağırdı. Havayolu şirketi KLM de Ukrayna’ya uçuşlarını askıya aldı. Rusya da rakip tarafların provokasyonundan endişe duyduklarını belirterek, Ukrayna’daki diplomasi personelinin bir kısmını geri çekti.
Prystaiko geri adım attı
Öte yandan hafta sonu BBC’ye “NATO üyeliğinden vazgeçebiliriz” diyen Ukrayna'nın Londra Büyükelçisi Vadym Prystaiko, Kiev’den gelen tepkiler üzerine geri adım attı. Dün gazetecilere konuşan Büyükelçi, Ukrayna'nın NATO üyesi olma hedefini değiştirip değiştirmeyeceği sorusuna "Hayır" cevabını verdi. Prystaiko’nun tekzibi Zelenski'nin Sözcüsü Sergii Nykyforov’un “NATO üyeliği Ukrayna için mutlak öncelik olmaya devam ediyor” sözlerine takriben geldi.
Rusya için savaş sebebi
Ukrayna, NATO üyesi değil ancak üye olmak için 2008'de söz aldı. Ukrayna’nın üyeliği ABD öncülüğündeki NATO askerlerinin Rusya sınırlarında konuşlanması anlamına geliyor. Rusya ise hemen yanıbaşında NATO askeri birliklerinin bulunmasını güvenlik tehdidi olarak gördüğü için Ukrayna’nın ittifaka alınmasını savaş sebebi sayıyor.







