Almanya’da yaşayan Kürt kökenli göçmenlerin sayısı bir milyon dolayında tahmin ediliyor. Bu göçmen grubunun, kültür ve dillerini geliştirme konuları yanı sıra, uyum alanında da sorunları var. 30 yılı aşkın süredir, Kürtler arasında göçmenlik ve buna bağlı sorunlar tartışılıyor. Fakat, siyaset ve idari yönetimler tarafından Kürt göçmenlerin durumu çoğu kez görmemezlikten geliniyor.
Bu duruma ilişkin, Kürt göçmen örgütleri ve kurumları sürekli gündemde tutmasına rağmen, yeterince kamuoyu oluşturulamadı. Ve ülke medyası genelde Kürt göçmenleri “şiddet ve iç güvenlik“ bağlamında gündemleştirdi. Göçmenlerin uyumu ve İslam üzerine yapılan tartışmalarda ise, hala Kürt göçmen grubu yokmuş gibi davranılıyor. Bunun değişmesi için göçmen örgütleri ve kurumlarına büyük görevler düşüyor. Bunun yanı sıra, Almanya’daki Kürtlerin tümüyle bu çalışmalara katkı sunması gerekiyor. Kimlik, kültür, dil ve uyum sorunları diyasporada yaşan hepimizi ilgilendirir ve yaşamını etkiler düzeyde.
YEK-KOM, Kürt kimliğine ilişkin bir imza kampanyası hazırlamış bulunuyor. Kürt göçmenleri ilgilendiren istemler kataloğu, hem federal hükümete hem de eyaletlerin yönetimlerine yönelik. Buna birçok örgüt, kurum ve kişi destek veriyor. Fakat, Almanya Kürt diyasporasındaki bütün kesimlerin kampanya içinde yer alması sağlanabilmiş değil. Örneğin; bu kampanyada KOMKAR gibi bir göçmen örgütünün bulunmaması bir eksikliktir.
YEK-KOM, bütün Kürt göçmen örgütleri ve kurumlarıyla ortak bir kampanya hazırlamış olsaydı kamuoyunda daha fazlı yankı yapardı. Diğer yandan, bunun gerçekleşmemesi kampanyaya imza desteğini sağlamak için bir neden olmamalıdır. Sonuçta kampanyanın istemleri, ana hatlarıyla, herkesin destekleyebileceği nitelikte. Almanya’da hükümetler ve idareler Kürt göçmenlere yönelik politika ve yaklaşımlarını değiştirmeli, bu göçmen grubuna eşit davranmalı. Bunu amaçlayan diyaspora örgütlenmelerinin ve şahsiyetlerinin “görüş farklılıkları”, kapsamlı bir kampanya için engel oluşturmamalıdır.
Kampanya, sadece istemleri dile getirmek ve bunların gerçekleşmesi ile sınırlı anlaşılmamalıdır. Kürt göçmenlerin sorunlarının ve çözümlerinin bilince çıkarılması, tartışılması ve ortak sonuçlara varılması için de kampanya bir vesile olabilir. Burada görev bir yandan YEK-KOM ve KOMKAR gibi federasyonlar ile yerel göçmen örgütlerine düşüyor. Seminer, konferans, bilgilendirme toplantıları vb. etkinliklerle Kürt göçmenlere bu konunun iyi anlatılması gerekiyor. Aynı şekilde, Almanya’da uzun süre yaşayan ya da burada doğan araştırmacılar, akademisyenler ve öğrenciler bu konuda kendisini sorumlu görmeli, tartışmalara katılmalı ve katkı sunmalıdır. Bunun içinde diyalog ve ortak çalışma zorunludur.
Yıllardan beri Kürt göçmenlerin sorunlarıyla uğraşan kurumların başında, Kürt Araştırmalar Merkezi NAVEND geliyor. Araştırma konularının başında migrasyon (göç) ve entegrasyon (uyum) geliyor. Almanya’da hükümetler ve idareler bu kurumun çalışmalarına önem verdiler, yer yer Kürt göçmenlere ilişkin danışmanlığına başvurdular. NAVEND çerçevesinde birçok araştırmacı ve akademisyen Kürt göçmenler üzerine çalışmalar yürüttü, bilimsel sonuçlarını yayınladı. Bu kesimlerin bilgileri ve önerileri, özellikle bu tür kampanyalarda yararlanılabilecek düzeydedir. Kürt diyasporasında NAVEND gibi kurumların çalışmaları, ne yazık ki, medyada yeterince yansıtılmıyor veya YEK-KOM, KOMKAR gibi göçmen örgütlerinin hizmetine sunulmuyor. Burada bir iletişim kopukluğu olduğu görülmektedir.
Kampanyaya desteğin bir önemli ayağını, diğer göçmen grublarının örgütleri oluşturuyor. Göçmen grublara resmi düzeyde eşit davranılması konusunda, bu örgütlerin Kürt göçmenlerin kampanyasına destek vermesi gerekiyor. BAGIV gibi değişik göçmen örgütlerini çatısı altında toplayan kurumların da, Kürtlerin istemlerini gündemlerini alması ve destek sunması beklenen bir şey. Sonuçta, Kürt göçmenlerin uyumu bütün göçmenlerin yararınadır. Nasıl ki, göçmenlerin genel sorunları ve çözüm önerileri ortak ise uyum amacına ulaşmak ta ortak yürütülmek zorundadır.