
Kürtçenin yanısıra, İngilizce, Fransızca, İtalyanca dillerinde de şarkılar besteleyen Alkar, Kürtçe müziği evrensel anlamda Caz müziği ile buluşturmak istediğini söylüyor. Kürt Caz ve Rock müzik sanatçısı Ruşen Alkar, kendi deyimiyle 10 yıl boyunca mücadelesini verdiği ve 3 yıl boyunca ise hazırlıklarını yaptığı “Sebr” (Sabır) adlı ilk albümünü Ekim sonunda müzikseverlerle buluşturdu. “Qîza Bê Dê” (Anasız Kız) parçasıyla tanınan Alkar, müzikle lise yıllarında tanıştı. O yıllarında Batı müziği eğitimi alan Alkar, üniversitede de müzik eğitimine devam etti. Türkiye’nin çeşitli illerinde konserler veren Alkar, Kürtçenin yanı sıra, İngilizce, Fransızca, İtalyanca dillerinde de şarkılar besteliyor. Alkar, müziğin yaşamı daha katlanabilir ve anlamlı kıldığını söylüyor. Dileklerinden biri de Kürtçe müziği evrensel anlamda caz ile buluşturmak olan Alkar, albümünün ismine neden “Sebr” verdiğini ise şu sözlerle anlatıyor: “Uzun süredir içimde var olan müzik aşkı, ülke koşullarından, siyasi ve ekonomik gerçeklerden dolayı albüm yapma yoluna giremedim. Müzik yapma yolu çok fazla mücadele gerektirdiğinden adını ‘Sebr’ koydum.” Albümünde hem Kürtçe hem Türkçe şarkıların yer aldığını ifade eden Alkar, aynı zamanda, Kürt kadın sanatçı Ayşe Şan’ın “Were Keçê” parçasını da farklı bir boyuta taşıyarak yorumluyor. Toplam 10 şarkının bulunduğu albümde, Roboski Katliamı ve Gezi direnişini anlatan parçalar da yer alıyor. Dinleyicilerin kendisini daha çok evrensel ve Batı müziğine yakın bulduğunu dile getiren Alkar, bu durumu ise şöyle anlatıyor: “Beni dinleyen kişiler, hiç duymadıkları bir Kürt müzik tınısıyla karşılaştıklarını söylüyorlar. İlk söyledikleri otantik yanından ayrılmış biraz daha batıya entegre olmuş bir müzik, bir tını duyuyorlar sanırım. Müziğimin temelimde Batı müziği var.”
İSTANBUL