Kürt müziğine yeterince sahip çıkılmıyor

Kültür/Sanat Haberleri —

4 Ekim 2020 Pazar - 23:00

  • Berbang Hilat: Yeni jenerasyonun Kürt müziğini bozduğunu düşünüyorum. Emek vermeden bazı teknik olanaklarla hazıra konma Kürt müziğinde üretimi ve gelişimi olumsuz etkiliyor.

ENVER ENLİ
MANNHEIM

 

Dengbêj geleneği olan bir aileden geliyor Berbang. Babaannesi ve babasının söylediği Kürtçe ezgiler yaptığı müziğin temelini oluşturuyor. Wêranşarlı Berbang Hilat bu aralar yakın zamanda çıkacak yeni albümü üzerinde çalışıyor.
15 yaşında gelmiş Almanya’ya. ’’15 yılda ülkede yaşadıklarımdan aldım kültürel birikimimi’’ diyor ve Avrupa yaşamının kendisine çok şey katmadığını söylüyor.
Kürdistan’da yaşanan baskı, zulüm ve buna karşı verilen mücadele Berbang’ı derinden etkilemiş. Zira müziğinde bunu görmek mümkün. Yeni çıkacak olan albümüne 2018 yılında Efrîn’de şehit düşen yeğeni Şevîn Pîroz (Hevidar Ekinci) ve Kürt destanı Edûl û Dewrêş’den esinlenerek ‘Hêviyên Pîroz- Edûl û Dewrêş’ isimini vermiş.
Berbang Hilat görüşmemizde Kürt müziğindeki yozlaşmadan, sosyal medyanın Kürt müziği üzerindeki olumsuz etkilerinden oldukça rahatsız olduğunu söylüyor. Genç yaşına rağmen neredeyse bütün Kürt coğrafyasında konserleriyle halkla buluşmuş. Yetmemiş diasporada Kürtleri yaşadığı yerlerde de konserlere katılmış.
Sevgili Berbang ile ikinci ve yakın zamanda çıkacak albümü hakkında konuştuk.

İkinci albümünden biraz bahseder misin?
Tabii ki. İkinci albümde toplam 14 eser var. Albümün ismi “Hêviyên Pîroz- Dewrêş û Edûle’’. İkinci albümde müzik yönetmeni ve Aranjör Fikret Çiya ile çalıştık. Bu albüm çalışmasında 2018 Yılında Efrîn’de şehit düşen yeğenim Şevîn Pîroz (Hevîdar Ekinci) için hazırladığım eserim var.
Albümü çıkarırken epey zorlandım, kolay değil albüm çıkarmak, ha deyince olmuyor. Albümümde Kürt halk kültüründen, halaylardan ve dengbêj kılamlarından etkiler görecek, hissedeceksiniz. Bundan sonraki çalışmalarda da bu etkiler mutlaka olacak. Ve bundan sonrası için de bir solo albüm çalışması düşünüyorum.

Albümde yer alan şarkıların kendine has öyküleri var sanırım…
Evet. İkinci albümde yer alan bazı şarkılar hakkında kısaca bilgi verebilirim.
‘Edûl û Dewrêş’ çalışmamın müziği bana ait. Yöremizde anlatılan Dewrêşê Evdî destanından etkilendim. Bu destanı kendi sesimle yansıtmaya çalıştım.
Yine Urfa yöresinden ‘Lo Duzo’nun da sözü bana müziği Urfa yöresine ait. Kürt müziğinin özgün örneklerindendir.
‘Tu Koçer î’, Türkçede “Ben Bir Garip Keloğlanım” olarak seslendirilmiştir. Burada Kürt müziğindeki yağmanın küçücük örneklerinden birini görüyoruz. Orjinalini tekrar seslendirdim. Bu arada Kürt müziğinin en fazla yağmalandığı yörelerden biride Urfa yöresidir.
‘Kaniya Berxwedanê’, Bengi Agirî’ye aittir.
‘Newroz’ , bu eserin söz ve müziği bana aittir.
Bavo adlı eserin söz ve müziği bana ait ve bu eserin ilk 30 saniyesi babamın kendi sesinden ağıtla başlıyor. Babam yedi yıl önce vefat etti.
‘Şivano’, Kürtlerin göçebe yaşamını anlatıyor. Bu çalışmamı da koçerlere armağan ettim.
Yani her eserin ayrı ayrı bir öyküsü var ve yaşanmışlıklardan doğmuş çalışmalardır albümüm.

Bugünkü Kürt müziğinin içinde bulunduğu durum hakkında ne düşünüyorsun?
Yeni jenerasyonun Kürt müziğini bozduğunu düşünüyorum. Emek vermeden bazı teknik olanaklarla hazıra konma Kürt müziğinde üretimi ve gelişimi olumsuz etkiliyor. Ciddi anlamda yozlaşmanın olduğunu düşünüyor ve bu durumdan rahatsızım.

Yaptığın albümler yeterli etkiyi yaratmazsa müzik çalışmalarına devam eder misin?
Tabii ki, devam ederim. Müzik meslek değil bir gelenek, bir yaşam biçimidir benim için ve aileden taşıdığım bu gelenek benden sonra da devam edecek.
Son yıllarda dikkatimi çeken bir şey var. Yeni jenerasyon Kürt müziğine katkı yapmak yerine, nasıl söylediğinden çok, nasıl giyindiği ve nasıl göründüğüne önem veriyor. Halk alternatifsiz bırakıldı, bu onların suçu değil, müziğin gerçek sahiplerinin sessiz kalması ile ilgili bir durum. Maalesef Kürt müziğine yeterince sahip çıkılmıyor.
Müzik yaşamımda, amacımdan ve yolumdan asla vazgeçmeyeceğim. Kültürel birikimimi Kürt halkına ve mücadelesine sunmak istiyorum. Kürt müziği kocaman bir okyanusun önemli bir parçasıdır. Doğaya, dünyaya ve duygulara dokunabilen müzik dengbêjlik kültürüdür.
Ve özellikle yeni jenerasyona tekrar tekrar söylemek zorunda hissettiğim sözlerim, sosyal medya güvence değildir, yozlaşmayı ve müzikte dejenerasyonu getirir, köklerimize sıkı sıkı bağlanıp halkımız içerisinde öğrenip birikimimizi yine halkımıza sunmamız çok önemli.
Kürt müziğinde ciddi anlamda bir arşiv çalışması gerekiyor. Köklerimizi tanımamız müziğimizin gelişmesi için bu çok önemli.
Yeni çıkacak albümüme de duygumu katmak istedim yüreğimin yettiğince. Sözler ve melodilerimde bunları duyacak ve hissedeceksiniz.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2020 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.