Kürtçe mektuplar Ankara’ya

- Tokat T Tipi Kapalı Cezaevi’nden serbest bırakılan Yılmaz Şanlı, Kürtçe mektupların incelenmek amacıyla Ankara’ya gönderildiğini ve birçoğunun kendilerine verilmediğini söyledi.
Şanlı, 19 Ekim’de tahliye edildi. Aynı cezaevinde hasta arkadaşlarının olduğunu dile getiren Şanlı, ”Serhat Güllü 29 yıldır cezaevinde, kalp sorunu var. Derisinde yanıklar var, derisi sürekli dökülüyor, yaraları tedavi edilmiyor. Bazı arkadaşlarımızın da mide hastalıkları var, bu hastalıkları da haplarla gidermeye geçiştirmeye çalışıyorlardı. Mesela göz hastalıkları olanlar vardı. Bu göz hastalıklarını, göz damlasıyla geçiştirmeye çalışıyorlardı. Ciddi bir tedavi yapılmıyor. Kelepçeli muayeneyi dayatıyorlar. Çoğu muayene olmadan geri dönüyordu” dedi.
İstedikleri gazetelerin verilmediğini, kitapların ise sayılı şekilde verildiğini belirten Şanlı, verilen kitaplara da yapılan aramalar sırasında el konulduğunu söyledi. Mektuplarının çok geç gönderildiğini dile getiren Şanlı, kendilerine gelen Kürtçe mektupların da incelenmek amacıyla Ankara’ya bilinmeyen bir kuruma gönderildiğini, 2-3 ay süren incelemelerin ardından 10 mektuptan sadece birinin kendilerine verildiğini, diğerlerinin ise verilmediğini kaydetti.
Şanlı, ayakta sayım dayatmasını kabul etmeyen bazı tutsaklara 4 ay iletişim cezası, bazılarına da 4 ay görüş yasağı cezası verildiğini aktardı.
KDaha önce de adli suçlularla bulunduğu karantina koğuşunda tutuldu ve kaldığı sürede 9 gün boyunca yemek yememiş. Kayınvalidem adli tutukluların kendisine ‘Neden bizim yemeğimizi yemiyorsun’ diye baskı uyguladığını adli tutuklular Kürtçe bilmediği için zorlandığını ve kendisine ‘Biz de senin dilini bilmiyoruz burada kalacaksan Türkçe öğren’ dediğini söyledi. Bir bardağı tutamıyor, ibadetini bile yapamıyor. Kapalı görüşte telefonu tutmakta zorluk çekiyordu. Bir eliyle öteki elini destekliyordu. Titremesinden kaynaklı birçok cümlesini anlayamadım. Durumu çok kötü.”







