Herkesin ortak düşüncesi “Son on yılın en görkemli Newroz’u” olduğuydu. Yediden yetmişe her yaştan, her kesimden onbinlerce insan geceden yollara düşmüş, büyük buluşmaya gidiyorlardı. Rengarenk Kürt giysileriyle Newroz’u çiçek tarlasına dönüştüren kadınlar ve erkekler, Newroz’un gözlere hitap eden coşkusuydu. Ama en önemlisi, özgürlük mücadelesine moral olan, Kürt toplumuna umut olan gençlikti.
Bir yazar, “Gün, bu güzellikleri yazma günüdür. Ödenen bedeller ve çekilen acıların umuda dönüşeceğinin güneş sıcaklığında hissedildiği, çarpan yüreklerin hayat bulacağı günün müjdeleyici günüdür. Asla rehavete kapılmaya gerek yok. Kürt’ün mücadele gücünü ve bulunduğu durumu iyi farkettiğini düşünüyorum. Kürt’ün enerjisi belki de son yüzyılda bu kadar çok kendisini sahiplenecek kadar yükselmemişti. Ondandır sevincimiz” diye yazmış. Evet, bize düşen bu güzellikleri yazmak, sevincimizi sizlerle paylaşmaktır. 24 Mart’ta Bonn Kürtlere kucak açtı, Kürtler de Bonn’a güneşi getirdi. Onbinlerce insan sel odu, isyan oldu akın akın Bonn’a aktı. Bu görkemli mitingi organize eden Komite de, Alman makamları da bu kadar insanı beklemediklerini söylüyordu. Sabahın erken saatlerinden itibaren Newroz kutlamasının yapıldığı alanın etrafı, kilometrelerce mesafe, sokak araları araçlarla dolmuştu.
Newroz kutlamasının ilerleyen saatlerinde hala alana gelenler vardı.
Geçen yılların aksine bütün teknik ve diğer hazırlıklar son derece iyiydi. Yiyecekten bilgilendirmeye kadar rengarenk standlar Newroz’a katılanları en iyi şekilde ağırladı.
Bonn Newroz’u Kürt dostu konuklar bakımından da oldukça zengindi. Alman Sol Parti ve eyaletin iktidar partisi SPD’den milletvekilleri konuşmacı olarak katılmıştı. Yine çok çeşitli çevrelerden, Türkiyeli devrimcilerden, Kürdistan’ın dört parçasından mesajlar geldi.

‘PKK Jiyane’
Sinevizyon gösteriminde duygulu anlar yaşanırken, KCK Yürütme Konseyi Başkanı Başkanı Murat Karayılan’ın konuşması sırasında sloganlar doruğa çıkıyordu. Onbinlerce insan, alanın ortasında Kürt kıyafetleri ile halaya duran gül yüzlü çocuklara ve gençlere eşlik etti.
Bu Newroz bir başkaydı. Bu Newroz’da Kürdistanlılar bambaşkaydı. Alanın orta yerine açılan kocaman ‘PKK Jiyane-PKK Yaşamdır’, ‘An Azadi, An Azadi- Ya Özgürlük Ya Özgürlük’ yazılı pankartlar, halaylara, sohbetlere, yüzlerde kendisini dışa vuran inanca eşlik eder gibiydi.
Polisin, Konfederalizm bayrağının ‘yasak’ olduğu söylemine, alanda bulunanlar, binlerce bayrak açarak yanıt verdi. Halk kendisine ait sembolleri sahiplendi.
Artık Kürt için başkalarının ne söylediği değil, kendisinin ne istediği önemliydi. Bonn Newroz’u, polis veya başkaları tarafından provoke edilmemesi halinde onbinlerce Kürt’ün en ufak bir taşkınlığa izin vermeden kendi etkinliklerini oldukça barışçıl bir ortamdan gerçekleştireceğini de kanıtlıyordu.
Nitekim Newroz sonrasında Bonn polisi, Tertip Komitesi’ne teşekkür etti.
Tertip Komitesi Newroz alanındaki çöp dağlarını 24 Mart akşamından 25 Mart akşamına kadar temizleyebildi. Ancak ne olursa olsun kimse yorgunluğa aldırış etmedi. Aksine gururlu bir gülümsemeyi herkeste görmek mümkündü.
Bonn Newroz’un da en önemli talep Öcalan’ın özgürlüğüydü. Yaşlı bir ana “Dost, düşman şunu iyi bilsin. Bedeli ne olursa olsun, Serok Apo’nun özgürlüğünü istiyoruz. Serok’un özgürlüğü bizim özgürlüğümüzdür” diyordu. BDP Eşbaşkanı Gültan Kışanak da konuşmasıyla Kürtlerin duygularına tercüman oluyordu: “Tek bir muhatap vardır; o da Sayın Abdullah Öcalan’dır. Bunu herkes bilsin. Bizim için Kürt sorunu ancak Abdullah Öcalan muhatap alınarak çözülür. AKP yola gelerek, Öcalan ile görüşecektir.”


MURAT ALPAVUT/BONN