
İran’daki seçimlerinde Hasan Ruhani ilk turda oyların yüzde 59’unu alarak ikinci defa ülkenin yeni cumhurbaşkanı oldu. Kürtlerin, yoğun olarak yaşadığı kentlerde seçim boykotu vardı. Bazı kentlerde oy kullanma merkezleri boş kaldı, yerel kaynaklara göre boykot yüzde 80’lerin üstünde.
ABD’nin tavrı bu seçimlerde herkesin merak ettiği bir başka noktaydı. ABD Dışişleri Bakanlığı Ruhani’i kutlamadan 'Terörizme desteği kes' ve 'Balistik füze denemelerinden vazgeç' dedi.
Oyların yüzde 59’unu aldı
İran’da cumhurbaşkanlığı seçimi ikinci tura gerek olmadan, ilk turda sonuçlandı. 'Reformcu' olarak kendini tanıtan 68 yaşındaki Ruhani, yüzde 59 oyla ikinci defa cumhurbaşkanı seçildi.
Toplam 56 milyon 410 bin 234 kayıtlı seçmenin bulunduğu ülkede 41 milyon 220 bin 131 kişi oy kullandı. Ruhani’nin 23,5 milyon, en yakın rakibi muhafazakar din adamı ve eski başsavcı İbrahim Reisi’nin ise 15,7 milyon oy aldığı açıklandı. Seçimde diğer iki adaydan Mustafa Mirselim 297 bin, Mustafa Haşimiteba ise 139 bin oy aldı. 56 milyon 410 bin 234 kayıtlı seçmenden 12 milyonu sandığa gitmedi, 6 milyona yakın seçmenin oyu ise geçersiz sayıldı.
Muhafazakarları toparlayamadı
Siyasi otoriteler, Ruhani’nin rakibi İbrahim Reisi’nin büyük bir seçim yenilgisi aldığını, bu yenilginin arkasında ise muhafazakar kesimleri arkasında toplayamamasının etkili olduğunu belirtiyor.
Muhafazakar Keyhan gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Yardımcısı Fazli Nejad, Twitter hesabından yaptığı değerlendirmede Muhammed Bakır Galibaf’ın oylarının Reisi’ye gelmediğini, Mustafa Mirselim’in de adaylıktan çekilmediğini, hal böyle olunca seçime kısa süre kala hızlı bir çöküş gerçekleştiğini söyledi.
56 yaşındaki muhafazakar İbrahim Reisi, dini lider Ali Hamaney’e yakın bir isim olarak dikkat çekiyor. İran’da cumhurbaşkanlığına kim gelirse gelsin ipler, dini lider Hamaney’de. Reisi’den, Temmuz’da 78 yaşına girecek olan Hamaney’in yerine geçecek kişi olarak söz ediliyordu. Ancak seçimlerde Reisi’nin yenilgisinin nasıl bir sonuç yaratacağı henüz bilinmiyor.
Bir söz reform balonunu söndürdü
Farklı kesimlerin düşüncelerine yaşam hakkı vermeme, toplumsal dinamiklerin baskı cenderesine alınması, kadının hayatın çeşitli alanlarında erkeğe göre çok daha dezavantajlı bir pozisyonunda bulunması, uluslararası demokratik kamuoyunun tepkisine rağmen özellikle siyasi kesimlere yönelik gerçekleşen idamlar, İran’ın dışarıda karşılaştığı en büyük problemleri oluşturuyor. İran’ın Dünya Basın Özgürlüğü Endeksi’nde 195 ülke arasında 169. sırada olması ülkenin içinde bulunduğu vahameti göstermesi açısından son derece çarpıcı bir veri. Ruhani’nin görev yaptığı 4 yıl içinde İran, en fazla tutuklu gazetecinin olduğu ülkeler arasında yer alıyor.
Ruhani daha önce görev yaptığı 4 yıl içinde bireysel özgürlükler ve hakların korunacağını vaat etmesine rağmen bu vaatlerine yerine getirmedi.
Ruhani, 2016’da İranlılara bireysel özgürlüklerini ve insan haklarını garanti edecek bir 'Temel haklar bildirgesinden' söz etti. Adalet Bakanı Sadık Laricani’nin "Yargının akıl almaya ihtiyacı yok" demesiyle de vaat ettiklerini rafa kaldırdı.
Kadınlara ilişkin ise 'Kadınlardan Sorumlu Bakanlık' kuralacağı vaadi de bir türlü hayata geçmedi. Teknokrat ağırlıklı kabinede hiçbir zaman kadına yer vermedi. Aksine, Tahran emniyetinde 2016’a görevlendirdiği 7 bin ahlak polisi ile kadınlar üzerindeki baskıları daha da arttırdı.
Ülkede özgürlük talebinde bulunan kesimler üzerinde baskılar artıyor. ’Reformcu’ Ruhani’nin döneminde idam edilenlerin sayısı 3 bini aştı. Etnik ve dini yapıların meşru talepleri hiçbir şekilde kabul edilmiyor. Bunları başında Kürtler geliyor. Kürt Özgürlük Mücadelesi’nin önder kadroları, İran’ın farklı etnik ve dini yapıları ile kadınlara yönelik baskıların sürmesi durumunda ülkenin daha büyük kaosa sürükleneceğini belirtiyor.
Öte yandan Ruhani’nin ikinci dönemde karşılaşacağı son derece büyük ekonomik ve toplumsal sorunlar var. Resmi rakamlara göre halkın yüzde 12.5’i işsiz. Gençler arasında bu oran yüzde 30’a çıkıyor. Gerçek rakamın daha yüksek olduğu tahmin ediliyor. Her yıl 600 bin yeni diplomalı yüksek öğretim öğrencisi işsiz kalıyor. 3.4 ile 4 milyon arasında kişi işsiz durumda. Sosyal adaletsizlik ağır bir şekilde devam ediyor. Zengin ile fakir arasındaki uçurum derinleşiyor.
Trump tırpanlayabilir
Ruhani’nin en büyük başarısı 5+1 ülkeleriyle yaptırımların sona ermesini sağlayan nükleer anlaşmaya imza atması oldu. Birleşmiş Milletler’deki 5 daimi üye Rusya, ABD, Çin, İngiltere ve Fransa’ya ek olarak Almanya’yı da içine alan 5+1 ülkeleriyle yapılan anlaşma, Donald Trump’ın 8 Kasım 2016’da ABD Başkanı seçilmesiyle tehlikeye girmiş bulunuyor. İran’ın başta Suriye olmak üzere Ortadoğu’ya yaptığı müdahaleleri hazmetmeyen Trump’ın, görev yaptığı süre içinde İran ile ciddi bir kapışmayı yaşayacağının pek çok ipucu bulunuyor.
Kürtler boykottaydı
Mevcut adayların haklar ve özgürlükler konusunda hiçbir şeyi vaad etmediğini ve güven vermediğini belirten İran’daki Kürt örgütleri seçimlerden önce boykot çağrısı yapmıştı. Kürt örgütleri KODAR, PJAK, KJAR ve KCR, 12 Mayıs'ta yaptıkları ortak açıklamada İran Cumhurbaşkanlığı seçimlerini boykot kararı aldıklarını duyurmuştu.
Seçimde İranlı yöneticilerin tüm baskı ve tehditlerine rağmen Kürt seçmenler, siyasi partilerin boykot çağrısına uydu. Doğu Kürdistan’da (Rojhilat) sandığa giden seçmen sayısında ciddi bir düşüş gözlenirken bazı sandık bölgelerinde oy verme kabinleri boş kaldı. Çok sayıda kentte Kürtlerin sandık başına gitmediği yönünde bilgiler var. RojNews’te yayınlanan habere göre Doğu Kürdistan’ın Sine, Kirmanşah, Sakız, Selasubawecani, Meriwan, Bane, Urmiye, Bokan, Mahabad ve Xoy kentlerindeki oy verme merkezlerinin birçoğu boş kaldı.
Kentlerdeki oy verme merkezlerinin boş kalması nedeniyle, birçok seçim bölgesinden canlı yayınlar yapan İran resmi televizyonu, Doğu Kürdistan’da yayın yapmamayı tercih etti.
İran genelinde seçime katılım oranı yüzde 75’e yakınken, resmi istatistiklere göre Doğu Kürdistan ve Kürtlerin yoğunlukta olduğu bölgelerde bu oran yüzde 60 olarak açıklandı. Kürt kaynakları ise katılım çok daha düşük olduğunu belirtiyor. Yerel kaynaklar, Kürt örgütlerinin boykot çağrısının etkili olduğunu, çoğu yerde yüzde 80’lerin üzerinde boykotun olduğunu belirtti.
ABD kutlamadı, suçladı
Ruhani’nin cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından AB Dış Politika Temsilcisi Federica Mogherini, Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron, Ruhani’yi selamlarken, nükleer programın sıkı bir şekilde uygulanmasının takipçisi olacakları açıkladılar. İran’ın özellikle Suriye krizindeki temel ittifaklarından Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin, İran-Rusya ortaklığının gelişmesine devam edeceklerini belirtti. Suriye Devlet Başkanı Başar El Esad da Putin’inkine benzer ifadeler kullandı, Ruhani’yi kutladı.
ABD’den gelen açıklama ise sertti. ABD Dışişleri Bakanı Rex Tillerson, İran seçimleri ardından yaptığı açıklamada İran’dan ’terör ağlarını tasfiye etmesini’ istedi. Tillerson, “Umuyorum ki Ruhani, İran’ın terörizm ağlarının tasfiye sürecine angaje olur ve balistik füze denemelerine son verir” dedi.
ABD Başkanı Donald Trump’un ilk yurtdışı gezisini Suudi Arabistan’a gerçekleştirmesi ve bu ülke ile 110 milyar doları silah satışı olmak üzere toplam 380 milyar dolarlık anlaşmalar yapmasının temelinde İran’a olan karşıtlık ve İran’a karşı oluşturulacak yeni Sunni ittifak projesi yatıyor.
HABER MERKEZİ