
Moderatörlüğünü Halkevi Eşbaşkanı Ayşe Akdoğan’ın yaptığı panelde konuşan Amed Dicle, katılımcıları harita eşliğinde Rojava hakkında bilgilendirdi. Esad rejiminin yıllarca Kürtleri Araplaştırmaya çalıştığını söyleyen Dicle, “Rejim ‘Arap Kemeri’ni hayata geçirip, iki Kürt köyü arasına bir Arap köyü kurarak Kürtler arasındaki bağlantıyı koparmaya çalıştı. Kürtlerin elindeki verimli arazileri alarak bölgeye yerleştirdiği Araplara vererek bilinçli bir şekilde Kürtler fakirleştirilmeye çalışıldı. Esad rejimi yıllarca Kürtleri böyle yönetmeye çalıştı” dedi.
Demokratik Özerklik olmalı
Suriye’de iktidar savaşının başlamasıyla Kürtlerin örgütlendiğini dile getiren Dicle, şu an Rojava’da halkın güvenliğini YPG’nin üstlendiğini belirterek “Kürdistan’da askeri olarak her yerde bir tek YPG güçleri güvenliği sağlıyor. Ancak bölgede birçok farklı görüş var. Kurulan komisyon ve komiteler aracılığıyla bu görüş ayrılıkları gideriliyor” şeklinde konuştu.
Dicle, Rojava’da edindiği izlenimleri şöyle anlattı: “Rojava’nın coğrafi anlamda bir parça olması çok zor. Çünkü birçok farklı inanç ve etnisite bulunuyor. Rojava için en iyi modelin Demokratik Özerklik olduğunu düşünüyorum. Kürtler çoğunlukta oldukları yerde kendilerini yönetebilirler. Bugün Halep’te 600 bin Kürt yaşıyor. Bunlar ancak Demokratik Özerklik modeli ile kendilerini yönetebilirler. Bugün Kürtler bulunduğu bölgelerde güçlü bir örgütlülük içinde. Savunma olarak YPG güçleri var. Rojava’da bulunan her ailenin bir çocuğu YPG saflarında savaşıyor. Bir genci YPG saflarında savaşmayan aileler ayıplanıyor.
Kürtlerin dayanışması görülmeli
Şu anda bölgede ciddi bir ambargo sürüyor. Rojava ile Türkiye arasında 12 sınır kapısı buluyor ancak bir tek Akçakale sınır kapısı açık. Bu kapı da Türkiye tarafından çetelere verilmiş bulunuyor. Rojava’daki halka bir yardım geldiğinde bu çeteler bütün malla el koyuyor ve kendilerine alıyor. Ambargodan dolayı bölge ciddi sıkıntılar yaşıyor. Bu ambargo Araplar için de geçerli. Savaş ve ambargodan dolayı halk çok büyük sıkıntılar yaşıyor.
Örneğin savaştan önce Kobani şehrinde 200 bin nüfus bulunuyordu. 1984’te devlet tarafından kurulan bir fırın bulunuyor. Savaş başladığından bu yana şehirin nüfusu 400 bine çıktı. Bir fırın ile bütün insanlara ekmek çıkartılıyor! Buna bakarak nasıl bir zorluk yaşandığını iyi anlayabiliriz. Suriye’de kimliksiz olarak en büyük nüfusa sahip Kürtler arasında muazzam bir dayanışma var. Halk, neyi var neyi yok bölüşüyor. Yine halk her sorununu ve sıkıntısı PYD’ye götürüyor. Sorunlara ortak çözüm arıyorlar.
Panelin bir diğer katılımcısı PYD’nin İngiltere temsilcisi Dr. Ahmed Semo da Arapların aksine Kürtlerin ortak hareket ettiğini söyledi. “Kürtler siyasi olarak birliklerini oluşturdu. Güneybatı Kürdistan’da birçok parti bulunuyor ve bunların hepsi birlikte hareket ediyor. Ancak rejim karşıtı diğer muhalifler için tek başlılıktan söz etmek imkansız. Hatta zaman zaman kendi aralarında çatışıyorlar. Suriye’de Kürtsüz bir plan ya da Kürtlerin dahil olmadığı hiçbir güç başarılı olamaz” dedi.
Artık geri adım atmayız
Ortadoğu’nun yeniden şekillendiğini dile getiren PYD temsilcisi Semo, uluslararası güçlerin AKP üzerinden bölgede hakim olmaya çalıştığını belirterek, “AKP, Rojava’da Kürtlerin bir hak elde etmesini istemiyor” diye konuştu. Ancak Kürtlerin bu saatten sonra geri adım atmayacağını söyleyen Semo, “Suriye’de gelecekte ne olursa olsun, isterse birçok parçaya bölünsün. Kürtler örgütlülüğüyle birçok şeyi garantiledi. Çetelerin saldırılarına karşı YPG’nin muhteşem bir direnişi var. Kürtler artık Suriye’de kilit rolündedir” dedi.
Rojava’daki ambargoya da değinen Semo, “Ambargoyla Kürtlerin direnişini kırmaya çalışıyorlar. Her şeye rağmen Kürtler diyor ki ‘ağaç yapraklarını yeriz ama asla haklarımızdan vazgeçmeyiz.’ İngiltere’deki insan hakları örgütleri yardım için 130 milyon Paund gönderdiğini açıkladı ancak bu para Kürtlerin eline geçmedi. Bölgeye giden yardımlara çeteler el koyuyor, daha sonra da bu malları fahiş fiyatlara satıyor” dedi. Dr. Ahmed Semo, son olarak yardım çağrısında bulunarak şu şekilde devam etti: “Biz Kürt halkı olarak halkımıza ancak biz yardım edebiliriz. Bu vesileyle Rojava için Heyva Sor a Kurdistan’ın başlattığı kampanyaya destek verelim.”
CAN YILDIZ/LONDRA