- HDP Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, “Kürtler bir hak sahibi olmasın” diye yapılmayanın kalmadığını belirterek, Rojava’nın AKP için kabusa dönüştüğünü söyledi.
Meclis Genel Kurulu’nda 2023 Yılı Merkezi Yönetim Bütçe Kanunu Teklifi’nin Cumhurbaşkanlığı bütçesi üzerine görüşmeler sürdü. Halkların Demokratik Partisi (HDP) Ağrı Milletvekili Dilan Dirayet Taşdemir, 2023 yılı bütçesinin savaş bütçesi olduğunu, bunun AKP’li Nurettin Canikli tarafından da itiraf edildiğini hatırlattı. Savaşın halklara sadece ölüm ve yoksulluk getirdiğini dile getiren Taşdemir, şunları söyledi: “Tüm bu savaş naraları, kutuplaştırma siyasetinin beslendiği zemin, Kürt meselesidir. Kürtler bir hak sahibi olmasın diye yapılmayan kalmadı. Halkların modeli Rojava bir kabusa dönüştü, AKP’nin gözü dönmüş. Kuzey-Doğu Suriye’de envai çeşit çete, bu yoksul halktan alınan vergilerden besleniyor. Bu çeteler ne yapıyor? İnsanlığa karşı suç işliyor. Bunların işlediği suçlar sizlerin de hanenize yazılıyor. Bütün bu gerçeklikler ortada. Siz, Esad katildir, halkını katlediyor, dediniz. Şimdi görüşmek için bin bir yol deneniyor. Sisi’nin elini sıkmak için kırk takla attınız. İsrail ‘terör devletidir’ dediniz, elçi atadınız. Diyalog müzakere gelişmesin demiyoruz ama neden Kürtler söz konusu olduğunda, bu siyaset izlenmiyor. Neden İran’da, Irak’ta, Suriye’de Kürtlere düşman muamelesi yapılıyor. Hani Kürtler sizin kardeşinizdi. Kürtlerin yaşadığı sorunlara çözüm, neden sadece savaş ve çatışma?
Savaşı, yönetme biçimi olarak kullanıyor
Savaşı tek seçenek olarak sunuyorsunuz. Biz savaşın tek seçenek olmadığını çok iyi biliyoruz. 2013’te bunu Türkiye halkları ile birlikte tanıklık ettik. Ne oldu, bir müzakere ve diyalog süreci başladı. Sayın Öcalan, ‘Bana bir hafta müsaade edin, ben bu sorunu çözerim’ dedi. Bir haftada çözülecek sorun, neden çözülmüyor? Neden tecrit uygulanıyor, neden bir yüzyıl daha bu savaş hali devam etsin? Bir ciddiyetsizlik hali var, bir varmış bir yokmuş olarak yaklaşılıyor. Bunun cevabını biliyoruz. Savaş üzerinden siyaset yapmak, milliyetçilik hezeyanlarını yükseltmek kolay. Barış ikliminin hakim olduğu, adaletin ve hukukun hakim olduğu bir zeminde AKP siyaset yapamaz. Onun için de bu savaşı bir yönetme biçimi olarak kullanıyor.”
Sarı torbalarla siyasetçi tehdidi
“Bu coğrafyada birçok acı ve vahşet yaşandı. Bunu yaşatanlar insanlığın vicdanında mahkum oldu” diyen Taşdemir, sözlerini şöyle sürdürdü: “90’lı yılların yakıcılığını yaşadık. Yakılan, yıkılan köyleri, gözaltında kaybedilenleri, asit kuyularına atılanları biliyoruz ama o dönem bile muktedirler bu suçu aleni bir şekilde üstlenmiyordu. Ya inkar ediyorlardı ya da devlet içine çöreklenmiş yapılar yaptı, diyorlardı. Olmayan hukuka karşı bile bir mesafe vardı. Şimdi aleni bir şekilde sosyal medya hesapları üzerinden savaş çığırtkanlığı yapılıyor. Ölü bedenler ‘sarı torbalar’ üzerinden propaganda ediliyor. Burada siyasetçiler sarı torbalarla tehdit ediliyor. Ölümler üzerinden korku siyasetine yabancı değiliz. Kısa bir süre önce DAİŞ barbarları kestikleri insan kafalarıyla bunun propagandasını yapıyorlardı ama hem hukuk karşısında hem insanlığın vicdanında tarihin çöp sepetine gittiler.” ANKARA