Macaristan'da Orban kazandı!
Dünya Haberleri —

Viktor Orban
- Macaristan'da göçmen karşıtı ve sağcı Viktor Orban altılı muhalif bloğa karşı seçimlerin galibi oldu ve dördüncü kez başbakanlığı garantiledi. Ülkesini yıllardır “tek adam rejimi”yle yöneten Orban, Erdoğan ile benzer politikalar yürütmesiyle biliniyor.
Macaristan'da Pazar günü yapılan genel seçimi halihazırda hükümette yer alan Fidesz (Macar Yurttaş Birliği) ve Hristiyan Demokratik Halk Partisi (KDNP) koalisyonu kazandı. Ulusal Seçim Ofisi’nin paylaştığı ön sonuçlara göre; Başbakan Viktor Orban’ın liderliğindeki Fidesz-KDNP koalisyonu oyların yüzde 53'ünü, Demokratik Koalisyonu (DK), Jobbik, Momentum, Macaristan Sosyalist Partisi (MSZP), Macaristan Yeşiller Partisi (LMP) ve Macaristan için Diyalog Partisi'nin (PM) oluşturduğu çatı oluşumu Macaristan için Birlik oyların yüzde 34'ünü, aşırı sağcı Vatanımız (Mi Hazank) ise oyların yüzde 6'sını alarak mecliste temsil hakkı kazandı. Bu sonuçla 199 sandalyeli mecliste, Fidesz-KDNP koalisyonu 135, Macaristan için Birlik 56 ve aşırı sağcı Mi Hazank ise 7 sandalye kazanarak parlamentoya girdi. 135 milletvekili çıkarmayı başaran Fidesz, mecliste üçte iki çoğunluğu da elde etti. Seçime katılım oranı ise yüzde 68 oldu.
Muhalefet yenilgiyi kabul etti
58 yaşındaki Orban, zafer konuşmasında “Ay'dan bile görülebilecek kadar büyük bir zafer kazandık" dedi. Muhalefetin ortak Başbakan adayı Peter Marki-Zay ise Fidesz'in seçim zaferini kabul ettiklerini ama seçimin eşit şartlarda gerçekleşmediğini söyledi.
Seçimi nasıl kazandı?
Zira Orban’ın seçimi kazanmasında baskıcı politikaları, birçok kez anayasayı, son olarak da seçim kanununu partisi lehine değiştirmesi, medya gücünü elinde bulundurması, yargıyı kendine bağlaması, olağanüstü hal ilan ederek, süper yetkilerle iktidarını güçlendirmesi etkili oldu. Orban da tıpkı Erdoğan gibi televizyon ve miting konuşmalarında milyarder George Soros ve onunla işbirliği içinde olan vakıf ve bazı yöneticilerini, medyayı, parayı ve ilişkilerini kullanarak seçimlere müdahale etmeye çalışmakla suçladı. Üniversitelerini kapattı, faaliyetlerini yasa dışı ilan etti. Ülkesine “tek adam rejimi”ni getirdi.
12 yıldır iktidarda
2010 yılından beri iktidarda olan Orban tüm bu politikalarıyla üst üste 4’üncü kez seçimi kazanarak 4 yıl daha başbakanlık koltuğunda oturmayı garantiledi. Almanya Başbakanı Angela Merkel'in görevden ayrılmasıyla Avrupa'nın en uzun süredir iktidardaki lideri haline gelen Orban, göçmen karşıtı politikaları ve Rusya’ya yönelik sert yaptırımlara karşı çıkmasıyla biliniyor. Orban, Rusya'nın Ukrayna'ya savaş açmasını kınadı ve Avrupa Birliği'nin Moskova'ya yönelik herhangi bir yaptırımını kabul etmediğini söylese de veto etmedi. Ancak Orban ülkesinde Ukrayna'ya her türlü silah sevkiyatını yasakladı ve Rusya ile yakın bağların faydalarının gaz arz güvenliğini içerdiğini söyledi.
Altılı muhalefetin yanılgısı
Ülkedeki altı siyasi parti, kurdukları ittifak ile ilk seçimlerde Orban’ı yenmek için bir araya geldi. Bu birlik ilk zamanlarda muhalefeti heyecanlandırdı ve bu anketlere de yansıdı. Birlik anketlerde önde görünüyordu. Altılı muhalefet, ülkede artan yolsuzluk ile ekonomideki sıkıntıların iktidar partisi seçmeninde de dahi memnuniyetsizliğe yol açmasını bir fırsat olarak gördü ve bunun da seçimlerde muhalefetin lehine oy olarak döneceği fikrine kapıldı. Ancak bunun büyük bir yanılgı olduğu Pazar günkü sandık sonuçlarında ortaya çıktı.
Seçmen profili nasıl?
Macaristan’da artan enerji fiyatlarına, zamlara ve hayat pahalılığına rağmen seçmeni yine Orban’ı tercih etti. Göçmen karşıtı, homofobik ve sağcı Orban’ın seçmen tabanı çoğunlukla kırsal kesimden ve seçmen profilinde ise dindar, milliyetçi ve muhafazakar kesim öne çıkıyor. Orban bir yandan milyonlarca yoksula farklı kılıflar altında sürekli yardım yapıyor, bir yandan da konuşmalarında sürekli Batı’ya özellikle de ABD ve Avrupa Birliği’ne ‘kafa tutan’ bir lider profili çizmeye çalışıyor.
Türkiye’yle benzerlikler dikkat çekici
Tüm bunlar da Türkiyeliler için aslında çok tanıdık. Zira Macaristan’daki siyasi figürler ile uygulanan politikalar, Erdoğan rejimi ile Türkiye’deki altılı muhalefet ittifakını akla getiriyor. Türkiye’de de bir yanda MHP ile ittifak yapan AKP lideri Erdoğan, diğer yanda ise CHP, İYİP, DEVA, Saadet, Gelecek ve DP’den oluşan altılı ‘Millet’ ittifakı var. Analizlerde ise HDP’yi dışlayan, Kürt sorununun çözümü, ekonomik krizin aşılması ve gerçek bir demokrasinin inşa edilmesi konusunda Erdoğan rejiminden çok da farklı politikalar ortaya koyamayan ‘Millet’ ittifakının da bir sonraki genel seçimde benzer bir yenilgiyle karşı karşıya kalabileceği uyarısı yapılıyor.
HABER MERKEZİ







