BDP, 17-18 Kasım günlerinde bütün meydanlarda binlerce yurttaşın katılımıyla 48 saatlik açlık grevi eylemi yapılması hazırlıklarına başladı.
BDP Eşbaşkanları Selahattin Demirtaş ve Gültan Kışanak’ın imzası ile teşkilatlara açlık grevlerine ilişkin genelge gönderildi. Genelgede, AKP’nin tavrı nedeniyle ölüm riskinin arttığına işaret edilerek, “Ulusal ve uluslararası kamuoyunun duyarlılığına, halkımızın son derece görkemli ve fedakar sahiplenmesine karşın, talepler konusunda somut adım atılmadığı için henüz açlık grevlerinin sonlanması sağlanamamıştır. Söz konusu makul ve meşru talepler hususunda önümüzdeki günlerde mesafe kat edilmesi, halkımızın sahiplenme düzeyinin artmasına bağlıdır. Partililerimizden ve halkımızdan yoğun bir şekilde bize ulaşan ‘bizler de açlık grevlerine başlamak istiyoruz’ şeklindeki taleplerin karşılanması ve organize edilmesi konusunda da bir yaklaşımımız oluşmuştur” denildi. 

Kitlesel açlık grevleri

Genelgede, 17-18 Kasım günleri, “İçerdeki onbinlere dışarıdaki onbinlerden destek” sloganıyla 48 saatlik açlık grevi başlatma kararının alındığı belirtilirken, açlık grevlerinin Cumartesi günü saat: 10.00’da eşzamanlı olarak başlayacağı duyuruldu. Genelgede meydanlarda kitlesel olarak yapılacak açlık grevlerinin binlerce yurttaşın katılımı ile yapılması gerektiğine işaret edilerek, her ilin kendi özgünlüğünü göz önünde alarak, açlık grevlerini başlatması istendi. Genelgede, açlık grevlerinin Pazar günü akşam saat: 16.00’da kitlesel basın açıklamalarıyla sonlandırılacağı belirtildi. 

Yürüyüşler sürecek

Genelgede, “Çözüm İçin Bir Ses de Sen Çıkar” sloganıyla başlayan “ışık kapatma” eylemlerinin her gün saat: 19.00’da yapılmaya devam edilmesi; yurttaşların sokaklara çıkarak, “itaatsizlik eylemine” yürüyüşle destek vermesi istendi.
Genelgede ayrıca BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş’ın Cumartesi günü Van’da, Pazar günü ise Muş’ta yapılacak mitinglere katılacağı belirtildi. Genelgede, cezaevlerine yapılan yürüyüşlerin ise devam etmesi istendi.

Demirtaş: Başbakan paranoyak

BDP Eşbaşkanı Selahattin Demirtaş, açlık grevi yapan milletvekillerini ziyaretin ardından gazetecilerle bir araya gelerek, gelişmeleri değenlendirdi.
Hükümetin açlık grevine girenlerin taleplerine yaklaşımı negatif olarak değerlendiren Demirtaş, Başbakan’ın ciddi bir paranoya yaşadığını vurguladı. Demirtaş, “Herkes kendisine karşı komplo içindeymiş gibi sürekli bir paranoya yaşıyor. Kendisi dünyanın en değerli lideri, tanrının bahşettiği büyük bir sultan ve geri kalan herkes ona karşı büyük bir komplo içindeymiş gibi bir paranoya yaşıyor. Bu açlık grevlerini derin bir komplo olarak yansıtıyor ki, bu çarpıtmadır. İnsanlar kendi canını ortaya koyabiliyorlarsa Başbakan’ın bunu ciddiye alması, saygı duyması lazım” dedi.
Ağır sonuçların olmaması için ellerinden geleni yaptıklarını ifade eden Demirtaş, “Gelinen noktada artık top tümüyle Başbakan’ın önündedir” diye konuştu.

Tasarı eksik

Komisyon çalışmalarından çekilme ile ilgili yeni bir kararları olmadığı belirten Demirtaş, “Kararımızı değiştirecek bir durum yok. Anadilde savunma ile ilgili tasarı henüz komisyonlara gelmedi. Çıkıp çıkmayacağı belli değil. Bu haliyle talepleri karşılayacak durumu da yok. Somut adımlara karşı değerlendirmemizi yapacağız” dedi.

Bakanlar çaresiz

Hükümetle diyalog kanallarını kapatmadıklarını belirten Demirtaş, “Bizden bir talep gitmeyecek. Hükümet kanadından görüştüğümüz herkes Başbakan’a karşı çaresiz durumda. Kendileri aslında bizim gibi düşünüyormuş ama Başbakan’a kimse cesaret edip gerçekleri söyleyemiyor. Bakanlarla görüşsek bile çok değişecek birşey olmuyor. Bakanlar taleplerin haklılığı konusunu savunabilecek durumda değiller. Onlarla mesafe kat edeceğimizi düşünmüyorum” ifadelerini kullandı.
Cumhurbaşkanı’nın etkisi
Cumhurbaşkanı’nın hükümet üzerindeki etkisini bilmediklerini kaydeden Demirtaş, şunları söyledi: “Kendisi yasal olarak bu konuları doğrudan çözme gücüne sahip değil. Hükümet üzerinde ne kadar baskı oluşturur bilemiyoruz. Böyle bir gücü varsa kullanmasını arzu ederiz. Kendi takdirlerine bırakıyoruz. Bizim bir randevu talebimiz yok.”

Cezaevleri etrafında direniş

Açlık grevlerine müdahalenin tehlikeleri konusunda uyaran Demirtaş, “Bir olası zoraki tıbbi müdahale çok daha büyük sorunlara yol açabilir. Cezaevleri ve dışarıda çok büyük kaosa neden olabilir. Bu tür girişimlerde bulunmadan önce düşünmelerini tavsiye ederiz. Çok kararlılar ve tıbbi müdahaleyi kabul etmiyorlar. Zorla müdahale olursa kaygımız o ki geçmiş dönemlerdeki cezaevleri katliamlarına benzer sonuçlar ortaya çıkabilir. Hükümetin niyeti buysa tavsiye etmeyiz. Akıllarından geçirmesinler. Cezaevlerinde katliam yapabileceklerini düşünmesinler. Milyonlarca insan cezaevleri çevresinde direniş halkası oluşturmuş. Bu öfkenin nerede, kime, nasıl patlayacağını kimse bilemez. Bunu tehdit olarak algılamasın. Halk patlama noktasına gelmiş, halk öfkelidir. Yapılacak en küçük bir müdahale kesinlikle başka ağır sonuçlar doğurur. Bunu BDP’nin naçizane uyarısı olarak alsınlar” diye konuştu.

AMED