Minbic’te Narîn bir komutan

Toplum/Yaşam Haberleri —

24 Haziran 2022 Cuma - 17:10

Minbic Askeri Meclisi komutanlarından Narîn Qamişlo

Minbic Askeri Meclisi komutanlarından Narîn Qamişlo

  • Minbic Askeri Meclisi’nde yer alan Baasçı Şii bir aileden gelen Narîn Qamişlo 3 yıldır işgalcilere karşı ön saflarda yerini alıyor. Aşiret ve geleneksel dayatmalara karşı da mücadele eden Narîn, "Bütün gençlere çağrım şudur; ülkenin size ihtiyacı var. Bugün devrimin bir parçası olmayanlar yarın olamazlar" diyor

CİHAN BİLGİN
ANHA/MINBIC

DAİŞ için Suriye'de Reqa'dan sonra stratejik olarak çok önemli bir kent olan Minbic'in DAİŞ'ten geri alınması için 1 Haziran 2016 yılında kentin dört bir yanında operasyon başlatılmıştı. Haftalar süren operasyonların ardından Suriye Demokratik Güçleri (QSD) Menbic'i DAİŞ'ten temizleyerek özgürleştirmişti. Ancak Minbic şimdilerde yeni bir işgal saldırısı ile karşı karşıya. Halkların bir arada yaşamı kurduğu Minbic'te Minbic Askeri Meclisi, Kürt, Arap, Süryani ve Türkmen birçok halktan savaşçıları bir araya getiriyor. Onlardan biri de Şii mezhebinden Narîn Qamişlo. 

Arkadaşının şehadeti ardından 
Narin Qamişlo da Meclis'te yerini alan kadın komutanlardan birisi. Dera doğumlu Narin, Şii mezhebinden. Babası Şam hükümetinde asker olduğu için Qamişlo’ya tayin olmuş. Narin 5 yaşındayken Qamişlo’ya gelmişler ancak zaman zaman Dera'ya da gitmişler. Halk Baharı sürecinde Dera'da olan, çatışmalara ve halkın yaşadığı zulme yakından tanıklık eden Narin, 2013 yılında okul arkadaşının Serêkaniyê'de şehit düşmesi ardından 2019 yılında YPJ’ye katılıyor. 

Geleneksel sınırları da kırmak istedim
Narin Qamişlo o süreci şöyle anlatıyor: “Arkadaşımın şehadetini duyduktan sonra hemen YPJ'ye katıldım. YPJ’deki kadınlar ve onların silahları beni çok etkiledi. Arkadaşımın ve tüm arkadaşlarının kanını yerde bırakmamak için bu yolu seçtim."
Ailesinin Baasçı olduğunu ve aşiretinin tüm baskılarına rağmen mücadeleye katılma kararından geri adım atmadığını belirten Narin, “Katılımım aile geleneklerime uygun değildi. O geleneksel sınırları kırmak istedim. Bu zihniyete karşı da silaha sarıldım” diyor. 
“Kürtler, Araplar, Çerkezler, Süryaniler bir orduda yerlerini alıyor. Ben de onlara katılmak istedim” diyen Narin, şöyle ekliyor: “Toplumumuz baskının ortasında büyüdü. Buna daha fazla tahammül edemezdim. Bu devrimin bir parçası olmam gerektiğini düşündüm."

Haklarımız için savaşalım
Özellikle de kadınlara kendilerine dayatılan geleneklere karşı çıkma, kendisinin ve toplumunun kaderini değiştirmek için mücadele etmeye çağıran Narin, “Bir Şii kadın olarak, Arap toplumunu bu gelenekleri terk etmeye çağırıyorum. Çünkü tüm bu gelenekler bizi geriye götürüyor. Söz konusu gelenekler haklarımız için savaşmamıza izin vermiyor. Katıldıktan sonra, hakkımız olduğunu ve haklarımız için savaşmamız gerektiğini çok daha açık gördüm” diyor. 

Tehditlerini boşa çıkaracağız 
Serêkaniyê savaşından sonra Minbic Askeri Meclisi’ne katılan Narin, Türk devletinin Minbic’e dönük saldırılarına karşı ise hazırlıklı olduğunu belirterek, “Savaş alanlarında yerimizi aldık. Saldırılara karşı hazırlıklarımız var. Minbic halkı da bizi destekliyor ve yanımızda. Erdoğan'ın tehditleri boşa çıkacaktır. Düşman ağır silahların irademizi kıracağını düşünüyor. Onlar bir adım atsa biz on atacağız” diye vurguluyor.

Öcalan'dan güç alıyoruz
Ne Şam rejimi ne de Rusya’nın Türk işgaline karşılık vermeyeceğini belirten Narin, “Gücünü şehitlerinden alan biz, ülke için şehit olmaya devam edeceğiz. Şehitlerin kanıyla bir ülke de inşa ederiz. Önder Abdullah Öcalan'dan da güç alıyoruz. İrademizi güçlendirmenin özü budur” diyor.

Ülkenin size ihtiyacı var
İşgal saldırısı ardından çok sayıda Minbicli gencin Askeri Meclis'e katılmak için başvurduğunun da altını çizen Narin, “Bütün gençlere çağrım şudur; ülkenin size ihtiyacı var. Bugün devrimin bir parçası olmayanlar yarın olamazlar. Biz savunmazsak kim gelip ülkemizi savunur” diyerek çağrı yapıyor. 

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.