MİT bataklıkta rızkını arıyor

Dünya Haberleri —

  • Çetelerin kendi başlarına Libya Ulusal Ordusu ile başa çıkamayacağını anlayan Türk devleti,  bu ülkeye MİT Müsteşarını göndererek doğrudan müdahale arayışına girdi. Ancak, Türk devletinin bütün girişimlere rağmen ağır darbe aldığı belirtiliyor.

Bütün dünya Covid-19 pandemisiyle mücadele ederken, Türk devleti bu süreci Libya, Suriye ve Güney Kürdistan’da yeni işgal alanları için bir fırsat olarak değerlendirdi. Suriye’de şimdilik görünürdeki sessizlik her an Türkiye aleyhine dönme potansiyeli taşırken, geçen hafta Arap basınında da gündeme gelen MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın Libya’ya gidişi, Türkiye’nin bu ülkeye doğrudan müdahalehazırlığı olarak değerlendiriliyor.

ANF muhabiri Ersin Çaksu dünkü analizinde Fidan’ın Libya’ya gidişini Türkiye’nin Libya’ya doğrudan müdahale etme planına bağlarken, Mısırlı gazeteci Ahmed İbrahim Amir ise “Libya’da işler Erdoğan’ın tahmin ettiği gibi gitmedi. 12 Türk komutanı ve yüzlerce çete üyesi Tiyor Ababil operasyonunda öldü” dedi.

Çatışmalar yoğunlaştı

Gazeteci Ersin Çaksu, ANF’de çıkan analizinde şu ifadeleri kullandı: “Hakan Fidan’ın Libya ziyareti sonrası, Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin (Türkiye’nin Libya’da desteklediği oluşum) istihbarat başkanı öldürüldü, Trablus’un komutası El Kaide’ye devredildi.  Türkiye ve İtalya elçiliklerine saldırılar organize edildi ve Türk devleti ise müdahaleyi dillendirmeye başladı. Türk devleti için işlerin yolunda gitmediği Libya’da son günlerde ilginç gelişmeler yaşanıyor. AKP-MHP rejiminin umut bağladığı İhvani Müslim (Müslüman Kardeşler) ve Selefi yapı, General Halife Hafter karşısında istenilen performansı gösteremiyor. Suriye’den Libya’ya çete nakliyatı, asker gönderme, istihbarat desteği her türlü silah ve mühimmat dopinglerine rağmen istenilen sonuçların alınmaması üzerine Türk devleti doğrudan müdahale için zemin yokluyor. Son bir iki haftada Türk devletinin Tarhuna kenti ile Vattiye üssünü düşürmek için organize ettiği kapsamlı saldırıların boşa çıkarılması, Avrupa Birliği’nin (AB), silah ambargosunun uygulanmasını sağlamak için başlattığı “IRINI” misyonunun devreye girmesi, Suriyeli cihatçıların sevkiyatında yaşanan artış, MİT Başkanı Hakan Fidan’ın Libya ziyareti, Türk devletinin desteklediği Ulusal Mutasakat Hükümeti’nin (UMH) istihbarat başkanının öldürülmesi, Türk devletinin Trablus’a atadığı Xalid El-Şerîf isimli El Kaideci’nin komutayı devralmasının ardından kentte yaşanan patlamalar ve Türkiye’nin Hafter’i “meşru hedef ilan edebileceklerini” duyurması gibi bir dizi gelişmeler yaşanıyor.”

Suriye’deki senaryoyu tekrarlıyor

Çaksu, Libya’da yaşanan son gelişmeler ile Hakan Fidan’ın 2014 yılında Suriye’yi işgal zemini oluşturmak için katıldığı bir toplantıda söylediği “Gerekçeyi, ben öbür tarafa 4 tane adam gönderirim, 8 tane boş alana füze de attırırım” sözleri arasında da paralellik kurdu.

Çaksu, Türk devletinin desteklediği Müslüman Kardeşler kökenli Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin, Türkiye’nin gönderdiği paramiliter güçlerle birlikte Nisan ayının ortalarında, General Halife Hafter yönetiminindeki Libya Ulusal Ordusu’na karşı ‘Öfke Volkanı’ adıyla bir saldırı dalgasının başlatıldığını hatırlattı. Bu saldırı dalgasıyla Trablus’un batı sahil şeridi, Tunus sınırında bazı yerleşim yerleri ile Sabrata ve Surman gibi kentlerin,  UMH’nin eline geçtiğini ifade etti. Analizde bu saldırıların ise Türk subayları tarafından organize edildiğini vurguladı.
Çaksu’nun analizinde Sabratha kentindeki saldırıların komutasının 2018 yılında Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi (BMGK) tarafından “insan kaçakçılığı” suçlamalarıyla kara listeye alınan Ahmed El Debaşî’de olduğunun da altı çizildi.
Hafter komutasındaki Libya Ulusal Ordusu’nun da başta Trablus ve Misrata kentleri olmak üzere birçok yerde Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı çete gruplarına ve Türk ordusuna ağır darbeler indirdiği hatırlatıldı.

‘Müjdeli haberlerin’ Fidan ile bağlantısı

Al Arabia sitesi 7 Mayıs günü geçtiği haberde, “Hakan Fidan’ın bir hafta önce Libya’ya bir ziyaret gerçekleştirdiği” ve Türk devletinin ise özel timlerinin yanı sıra Suriye’den de çok sayıda çeteyi Libya’ya naklettiğini duyurmuştu.
5 Mayıs’ta ise Türk Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan da “İnşallah yakın zamanda Libya’dan müjdeli haberler alacağız” demişti.

Çaksu, Erdoğan’ın ‘müjdeli haberleriyle’, Hakan Fidan’ın Libya’ya gidişi arasında bir paralellik kurulmasından yana.

Çaksu daha sonra Libya’daki esrarengiz gelişmeleri şu şekilde özetliyor:

  • Ulusal Mutabakat Hükümeti’nin İstihbarat Başkanı Abdulkadir Tuhami esrarengiz bir şekilde öldü. Tuhami’nin kalp krizi sonucu öldüğü açıklandı. Ancak, Libya Ulusal Ordusu, Tuhami’nin Ulusal Mutabakat Hükümeti’ne bağlı milis gücü Newasî tarafından kaçırıldıktan işkenceyle öldürüldüğünü açıkladı.
    l  Fidan’ın ziyaretiyle eş zamanlı olarak Xalid El-Şerîf isimli El Kaide üyesi Trablus askeri operasyon odasına görevlendirildi. Türkiye’de bulunan Xalid El-Şerîf, Libya’da sivillere yönelik birçok saldırının arkasındaki isim olarak Libya Ulusal Ordusu’nun arananlar listesinde yer alıyor.
  •   Trablus’ta Türkiye ve İtalya Büyükelçiliklerinin bulunduğu Zaviye ed-Dahmani semtine grad füzeleriyle saldırı yapıldı.
  • Türk Dışişleri Bakanlığı ise “Libya’daki temsilciliklerimiz ile çıkarlarımızın hedef alınması halinde, Hafter unsurlarını meşru hedef olarak telakki edeceğimizi tekrar vurguluyoruz” dedi.

Türkiye büyük darbe yedi

Öte yandan ANHA’daki habere göre gazeteci Ahmed İbrahim Amir “Libya’da işler Erdoğan’ın tahmin ettiği gibi gitmedi. 12 Türk komutanı ve yüzlerce çete üyesi Tiyor Ababil operasyonunda öldü” ifadesini kullandı. Mısır’ın El Ehram El Arabi Gazetesi Editör Yardımcısı Amir, Türk devletinin General Hafter karşısında üstünlük sağlamak için Suriye’den topladığı 10 bin çeteyi Libya’ya götürdüğünü söyledi.

Libya Ulusal Ordusu tarafından Tiyor Ababîl olarak adlandırılan operasyonda 12 Türk komutanın öldürüldüğünü dile getiren Amir, “Misrata’da bulunan hava savunma sistemleri 18 kez hedef alındı. Savaş uçaklarıyla Mitiga Havalimanı’na 16 saldırı yapıldı. Operasyonda 12 Türk askeri ve yüzlerce çete üyesi öldürüldü. Libya’da önemli gelişmeler yaşanıyor. Son üç günde Libya Ulusal Ordusu, Trablus’ta önemli bir ilerleme sağladı. El Vatiya Havaalanı’na saldıran milisler yok edildi. Bu gelişmelerle birlikte Libya’da askeri dengeler değişti. Erdoğan böyle olacağını tahmin etmiyordu. Libya Ulusal Ordusu’nun Trablus’u kontrol etmesi an meselesidir” dedi.

5 ülkeden Türkiye karşıtı açıklama

Bu arada Libya’daki çatışmalar ve Türk devletinin işgal ve provokasyonlarının yanı sıra, Akdeniz ve Libya’daki işgalci pozisyonu her geçen gün uluslararası alanda daha da tepki görüyor. 11 Mayıs’ta Mısır, Birleşik Arap Emirlikleri, Yunanistan, Kıbrıs Cumhuriyeti ve Fransa yaptıkları ortak açıklamada Türk devletinin işgali ve faaliyetlerinin uluslararası hukuka aykırı olduğunu duyurdu.

HABER MERKEZİ

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.