Sabah kalkıyorsun. Kocaman bir odada, fazla ağır olmayan kaz tüyü bir yorgan altında; nasılsa ısısı her zaman Venezüella ayarlı bir odadır ne kadar büyük olursa olsun nasıl olsa yakıt parasını sen ödemiyorsun. Hiçbir şeyi sen ödemiyorsun. Uyandığında ilk gördüğün şey ayak baş parmakların ve arkasında çirkin, pahalı ve şişko perdenin daha şişirilmiş etekleri. Sen perdenin pek farkında değilsin, bu gibi işlerle daha çok eşin uğraşıyor. Senin insanları öldürmek gibi bir uğraşın var. Keşke perdeyle uğraşsaydın. Gerçi her şeyin en iyisini sen biliyorsun ama bırakıyorsun ki o uğraşsın kurnazsın, hemen yanıbaşında sürekli kafa sallamasından sıkılıyorsun…
Ayak başparmakların da mutsuz görünüyor. Nasırdan değil, iyi uyumamaktan olmalı. Her gece rüyanda eller görüyorsun ve ''hayırdır inşallah efendim'' lafları para etmiyor. Çok güvendiğin çok para ödediğin, -daha doğrusu sen ödemezsin- doktorların verdikleri ilaçlar da kar etmiyor. Onlara da pek güvenmiyorsun. Birisinin reçetesini gece bir diğeri kontrol ediyor, sonra onu da bir başkası. Tabii bir de uyuyup kalkmamak var. Ölüm Allah'ın emri ama şu aracılar var bir de. Her yerde olabilirler. Kompleksinden büyük korkun var. Eller peşini bırakmıyor. Kadın, erkek elleri ve çocuk... Yakandan düşmüyorlar.
Çok düşmanın var. Bu seni iyi hissettiriyor. Önemli birisin yani. Fakat seni niye sevmediklerini hala anlamıyorsun. Halbuki sen onların iyiliğini düşünüyorsun. Miden ekşimiş yine. Yediklerinden değil okuduklarından oluyor bu. Bir kelime girip karnını ağrıtıyor. Sözde hepsi ama yine de aynı etkiyi yapıyor. ''Görürsün sen'' diyorsun. Ergen gibisin. Karşı parka çağırıp çakı bıçağını onlara göstermek istiyorsun. Ergen gibi değilsin, ergensin. Bir tek sivilcelerin yok. Çünkü sürekli nasıl kodum lafı gülümsemesiyle dolaşıyorsun. Büyüyemedin gitti. Gerçi o lafları da başkaları yazıyor ama olsun. Onlara bedelini ödüyorsun. Pardon sen bir şey ödemezsin.
Beni herkes seviyor diye düşünüyorsun. Beni herkes öldürmek istiyor diye düşünüyorsun. Beni hiç kimse gerçekten sevmiyor diye düşünüyorsun. Hiç kimseye güvenmiyorsun. Beni herkes sevmeli diye düşünüyorsun. Ben diye kalkıp, ben diye yatıyorsun ve aynada kendine baktığında kendini beğeniyorsun ama seni niye takdir etmediklerini anlamıyorsun. Halbuki bir oda dolusu kağıdın var başarılı olduğuna dair ve bir oda dolusu adamın var buna yemin edecek, belki daha da çok ama yemin ederlerken ayaklarını kaldırdıklarını düşünüyorsun. Bunları kontrol ettiriyorsun ama onlar da kaldırabilirler ayaklarını.
Bütün bunlar canını sıkıyor ve en çok rüyalarındaki eller, kadın, erkek, çocuk elleri….
Bunları nereden mi biliyorum? Ne kadar görmekten kaçsam bile yine de bir yerlerde rastladığım mendebur suratın bunu anlatıyor. Hemeroid hemeroid bakıyorsun. Hemen anlaşılıyor. Mutsuzsun… Beter ol!