HDP Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan ve İdris Baluken, Meclis Başkanlığı'na Kürt sorununun çözümü ve Türkiye'nin demokratikleşmesi için "Toplumsal Barışın İnşası için Müzakere" kanun teklifi sundu. Kürt açılımı, Oslo Görüşmeleri gibi aşamaların ardından Kürt sorununun barışçıl çözümü yönünde başlayan sürecin ilk adımlarının Abdullah Öcalan ve Kürt Hareketi tarafından atıldığı ve atılmaya devam edildiği kaydedilen teklifte, 21 Mart 2013'te Öcalan'ın Amed Newroz'unda yaptığı çağrı ardından görüşmeleri riste atacak gelişmeler yaşansa da korunan barış iradesinin Dolmabahçe’de okunan 10 maddelik deklarasyon ile sonuçlandığı kaydedildi. 

Müzakereye başlanmasında mutabık kalınsa da, sonraki gelişmelerin aynı seyirde izlemediğine dikkat çekilen önergede seçim sonrasında ise ateşkesin Cumhurbaşkanı ve geçici AKP hükümeti tarafından bitirildiği kaydedildi. 


Tıkanmanın aşılması için

"Çözüm Süreci ile ilgili görüşmelerde yaşanan tıkanmalar ve hükümetin tutumu, görüşme ve müzakere sürecinin kayıt altına alınması ve bir izleme heyetinin şahitliğini gerekli kılmanın yanında, konunun yasasıyla ilgili düzenlemeyi de gerekli kılmaktadır" diyen HDP, siyasetler üstü olan barış konusunda, iktidarlara ve seçimlere bağımlı kalmaksızın ilerlemelerin sağlanması için tarafların rol ve pozisyonlarını, yetki ve konumlarını tarif edecek, görüşmeleri sürekli kılacak bir yasaya çok acil olarak ihtiyaç bulunduğunun altını çizildi. 


15 maddelik kanun teklifi

Elde edilmiş olan kazanımların heba olmaması ve birlikte gelecek tesisinin garantiye alınması amacıyla HDP tarafından oluşturulan 15 maddelik “Toplumsal Barışın İnşası İçin Müzakere” kanun teklifinde öne çıkan maddeler şöyle:

* Kürt Sorununun Çözümü ve Türkiye’nin demokratikleşmesi sürecinde rol alacak Baş Müzakereciler İmralı Yüksek Güvenlikli Cezaevi’nde hükümlü bulunan Abdullah ÖCALAN ve Türkiye Cumhuriyeti Hükümeti’dir.

* Baş Müzakereci tarafların ortak mutabakatı ile çatışma çözümleri ve siyaset alanında uzman kişilerden, inanç ve kanaat önderlerinden ve sivil toplum kuruluşlarında görev yapmış ya da yapmakta olan kişilerden en az 20 kişilik bir İzleme Heyeti oluşturulur. 

* Baş Müzakereci taraflar gerekli gördükleri takdirde;

Siyasal ve Sosyal taraflar, Uluslar arası Kuruluşlar ve Yabancı Devlet Heyetleri ile kendi belirledikleri zaman dilimleri içerisinde görüşme yaparlar.

* Baş Müzakereci tarafların yapacağı görüşmeler, Anayasa’nın olağanüstü halleri tanımladığı durumlar da dâhil olmak üzere hiçbir surette engellenemez. Oturumlar 15 iş gününü aşmamak kaydıyla, Baş Müzakereci tarafların belirleyecekleri sıklık veya aralıkta yapılır.

* İzleme Heyeti, Baş Müzakereci tarafların kendi aralarında yaptıkları oturumları takip eder, oturum sonunda karşılıklı mutabakata varılan konuları kaydeder ve tarafların imzaları ile birlikte imza altına alır.

* Baş Müzakerecilerin her birine kendi çalışmalarını yürütmeleri ve koordine etmeleri için Barış Ofisi kurulur.

* Baş Müzakereci tarafların her birine çalışmalarını kolaylaştırmak için kendilerinin belirleyeceği 10 kişiden oluşan Sekretarya Heyeti görevlendirilir.

* Baş Müzakereci tarafların her birine çalışmalarını kolaylaştırmak için kendilerinin belirleyeceği 10 kişiden oluşan Danışman Heyeti görevlendirilir. 

* Baş Müzakereci tarafların çalışmalarını kolaylaştırmak amacıyla görevlendirilen Danışman ve Sekretarya Heyetlerinin gerekli çalışmalarını yapabilmesinin koşulları sağlanır.

* Baş Müzakereci tarafların yasa kapsamındaki görevlerini ifa ederken yaptıkları bütün görüşmeler kayıt ve imza altına alınır. Baş Müzakereci taraflar veya temsilci olarak belirledikleri kişiler 15 günde bir olmak üzere kamuoyunu şeffaflık ilkesi doğrultusunda basın ve yayın kuruluşları aracılığıyla bilgilendirmek ile yükümlüdür. Baş Müzakereci taraflar arasında yapılan tüm görüşmeler ve gelinen aşama hakkında TBMM’de grubu bulunan tüm siyasi partiler 15 günde bir olmak kaydıyla Baş Müzakereci taraflar veya temsilcileri tarafından bilgilendirilir.

*  Kanun kapsamında yerine getirilen görevler ve yapılan işler için Başbakanlık bütçesinden yeteri kadar ödenek ayrılır.

* Kanun kapsamında görev ve yetki yüklenenler de dâhil olmak üzere Kanun kapsamındaki çalışmalara katılanların, yaptıkları görevler nedeni ile hukuki, idari veya cezai sorumluluğu doğmaz. 


 ANKARA