Avrupa Parlamentosu, Türkiye-AB üyelik müzakerelerinin askıya alınması çağrısında bulunma hazırlığında. Erdoğan'a tepki gösteren AP, Kürt sorununa barışçıl çözümün gerekli olduğunu vurguluyor. 

Avrupa Parlamentosu’nun (AP) yıllık olağan Türkiye raporu, parlamentonun dün gazetemiz yayına hazırlandığı sırada Strasbourg’daki genel kurul toplantılarında gündeme geldi. AP Türkiye Raportörü Hollandalı Parlamenter Kati Piri tarafından hazırlanan karar tasarısı şeklindeki raporun özelliği, üyelik müzakerelerinin başladığı 2005 yılından bu yana ilk defa bir AB kurumunun bu müzakerelerin resmen askıya alınması çağrısında bulunacak olması.

Kürt sorununa barışçıl çözümün “Türkiye’nin demokratik geleceği için gerekli” olduğu da raporda vurgulanıyor.


Derhal ve resmen…

Taslak kararda, “16 Nisan anayasa değişikliği paketinin mevcut haliyle yürürlüğe girmesi halinde” Türkiye ile üyelik müzakerelerinin “derhal ve resmen askıya alınması” için AB devletleri ve Avrupa Komisyonu’na çağrıda bulunuluyor.

Avrupa Parlamentosu’na göre anayasa değişikliği paketi, Venedik Komisyonu görüş raporlarında da belirtildiği gibi, kuvvetler ayrılığı ilkesi ve Kopenhag kriterleriyle uyumlu değil. AP, Gümrük Birliğinin güncellenmesi de dahil olmak üzere, tüm bu alanlarda işbirliğinin “insan hakları ve temel özgürlüklere saygı koşuluna bağlanması” talep ediliyor.


Fonların kesilmesi de isteniyor

AP, Türkiye’ye verilen üyelik öncesi AB fonlarının da gözden geçirilmesini; üyelik müzakerelerinin askıya alınması halinde bu fonların da askıya alınmasını, bu paranın doğrudan Türkiye’de sivil toplum ve sığınmacılar için kullanılmasını istiyor.

Deutsche Welle Türkçe’nin haberinde, siyasi gruplar arasında Türkiye-AB ilişkilerinin geleceği konusunda görüş ayrılıkları da olduğu belirtiliyor. Sosyal Demokratlar ve Yeşiller müzakerelerin “AKP ile mümkün olamayacağını”, üyelik perspektifi kapısının her şeye rağmen açık tutulmasını savunurken, başta parlamentonun en kalabalık grubu konumundaki Hıristiyan demokratlar olmak üzere sağ eğilimli gruplar Ankara için üyelik perspektifinin bittiğini söylüyorlar.


OHAL olumsuz etki yaratıyor

Karar taslağında, darbe girişimi sonrası ilan edilen OHAL kapsamında alınan 'önlemlerin' temel özgürlüklerin korunması ve birçok vatandaş üzerinde “büyük çaplı, uzun vadeli, orantısız ve olumsuz etki yarattığı” görüşü aktarılıyor.

Taslak metinde AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın bazı Avrupalı liderlere yönelik “Nazi” suçlamalarına da yer verilerek, “Meşru olmayan bu tür ifadelerin devamının Türkiye’nin siyasi ortak olarak saygınlığını baltaladığı” ifade ediliyor.  


 ANF/BRÜKSEL