
Newroz’lar on yıllardır Kürt halkının mücadele gücünün ortaya çıktığı günler olmuştur. Kuşkusuz bu mücadele gücünün açığa çıkması için ağır bedeller ödenmiştir. Newroz’larda yüzlerce, hatta binlerle ifade edilen can kaybı olmuştur. Türk devleti Newroz’lara saldırarak katliamlar gerçekleştirmiştir. Türk devleti Newroz’lar şahsında bir kimlik, bir değer kazanmasın, farklılığını ortaya koymasın diyerek Kürtlere saldırıp sindirmek istemiştir. Ancak sonuçta galip gelen Newroz iradesi olmuştur. Bugün Newroz Kürt kimliğinin en somut ortaya konduğu bir değer haline gelmiştir. Neredeyse Kürtlerin varlığı ve iradesiyle Newroz’un varlığı ve iradesi özdeşleşmiştir. Kürtler neden Newroz’u ölümüne sahiplendiler, Türk devleti Newrozları neden kana buladı şimdi daha iyi anlaşılmaktadır.
Artık Newroz’a katılmayan, Newroz’u varlığını ortaya koyma ve özgürlüğünü kazanma olarak görmeyen Kürt Kürt’ten sayılmıyor. Newroz Kürt’le özdeşleşmiştir. Nasıl ki bir Müslüman için kurban bayramı inancının gereği ise Newroz da böyledir. Newroz deyince artık akla Kürtler gelmektedir. Her Kürt bu günü mutlaka kutlamak durumundadır. Çünkü ulusal varlığın parçası, hatta kendisidir. Zaten ağır bedeller ödeyerek bugünü ulusal varlığın ve özgürlüğün sembolü haline getirilmesi de bu nedenledir. Artık Newroz mu Kürtlükten çıktı, yoksa Kürtlük mü Newroz’dan çıktı bu ayırt edilemeyecek kadar iç içe geçmiştir. Newroz’un Kürtler için anlamı bu düzeydedir.
Newroz yüz yıllar, hatta bin yıllar içinde içerik kazanmış, içeriği ve anlamı zenginleşerek bu günlere gelmiştir. Ancak son kırk yılda Kürtler içeriğini ve anlamını çok zenginleştirmişler ve yeni bir kimliğe kavuşturmuşlardır. Zaten her önemli günü anlamlı kılan arkasındaki tarihtir. Bu çerçevede Newroz’un geçen bin yıllarda kazandığı değer ve anlamdan daha fazlasını son kırk yılda kazandığı bir gerçekliktir. Bizzat Kürt halkı bu değeri yaratmış, daha güzel ve daha güçlü hale getirmiştir.
Newroz başka ülkelerde de kutlanıyor, ancak Kürtlerde anlamı daha da derinleşmiş ve zenginleşmiştir. Özellikle yok edilmek istenen bir kimlik ve kültürün yaşam direnişi ve mücadelesi haline gelmesi Newroz’un gerçek anlamda yeni yaşam, özgürlük ve çok boyutlu güzellikler içermesini sağlamıştır. Yeni yaşam artık aynı zamanda demokratik ve özgür yaşamdır. Böylece yaşama gerçek anlam verilmiştir. İşte Türk devleti Newroz şahsında bir halkın dirilişini gördüğü için Newroz’un bu topraklarda dirilişini önlemek istemiştir. Şimdi Newroz kutlamalarından söz etmeleri de aslında Kürt gerçekliğini ve özgürlüğünü kabul ettikleri anlamına gelmiyor. Türk devleti şimdi ‘önleyemiyorsam, engelleyemiyorsam çarpıt ve içini boşalt’ politikası izlemektedir.
Ancak Newroz o kadar etkili ve güçlü hale gelmiştir ki çarpıtmak, içini boşaltmak, özgür ve demokratik yaşam iradesinin sembolü olmaktan çıkarmak mümkün değildir. Newroz’un gücü önünde artık hiçbir güç duramaz. Nitekim duramamaktadır. 2012 yılında engellenmek istenmiş ama Amed halkı bir sel gibi akarak tüm barikatları yıkıp Newroz alanına ulaşmıştır.
Eğer bugün Türk devleti Kürt Halk Önderi ile görüşmek zorunda kalıyorsa bunu sağlatan da Newroz’un gücüdür. 2012 Newroz’u 2013 yılının nasıl geçeceğini göstermişti. Nitekim 2012 yılı AKP Hükümeti için büyük şokların yaşandığı yıl oldu. Öyle ki dengesini kaybetti. Gerillanın devrimci hamlesi, zindanların fedai direnişi, serhıldanların durdurulamaması, Rojava devrimi AKP’yi bir tercih ile karşı karşıya getirdi. Kürt Özgürlük Hareketi’ni ezemediğini gördüğünden ya oyalayacak ya da çözüm için adım atacaktı. Artık Kürtleri oyalamak da aldatmak da mümkün olmadığına göre önünde iki seçenek kalıyor. Ya çözümsüzlükte ısrar ederek kaybedecek ya da çözüm için adım atacaktır.
Kürt Halk Önderi Newroz öncesi yapacağı açıklama ile AKP Hükümetini bir çözüm potası içine sokmak istiyor. AKP ve devletin yaklaşımları hala çözümden uzak olsa da, bir süreç içine alarak adım attırmak istiyor. Büyük olasılıkla Newroz ile birlikte böyle bir süreç başlamış olacak. Bu süreç çözüm doğrultusunda mı geçecek, yoksa yeniden çatışmalı bir dönem mi başlayacak bunu biraz da başta Kürtler olmak üzere demokrasi güçlerinin mücadelesi belirleyecektir. Eğer Newroz güçlü geçerse bu Kürt Halk Önderinin devlete ve AKP’ye adım attırmada önemli destek olacaktır. Bu açıdan 2013 Newroz’u tarihi bir Newroz olacaktır.
Tüm Kürtler başta Amed olmak üzere her alanda meydana çıkarak Önderliğe özgürlük ve Kürdistan’a statü isteğini güçlü ortaya koyarsa 2013 yılında özgür ve demokratik yaşama kavuşmada önemli gelişmeler yaşanacaktır. Kürt Halk Önderi de sağlık, güvenlik ve özgürlük koşullarına kavuşacaktır. Bu açıdan 2013 yılı Newroz’u kader belirleyici bir Newroz olacaktır; herkese mesajını verecektir.
2013 yılı Newroz’u sadece Kuzey ve Rojava’nın özgürlüğü için bir dönüm noktası olmayacak, tüm Kürdistan ve Kürt halkı açısından da yeni bir dönem başlatacaktır. Şimdiden tüm Kürt halkının, dostlarının, Ortadoğu halklarının Newroz’unu kutluyor, Kürdistan ve Ortadoğu için özgürlük meşalesinin yakılarak özgürlüğün mutlaka kazanılacağı bir yıl olmasını diliyorum.