İsviçre Gündemi


İsviçre bu hafta Kuzey Kore’ye yapılan nükleer yardımları tartıştı. Kuzey Kore’nin başarılı bir Nükleer deneme gerçekleştirmesinin ardından, dünyanın gündemine gelmesi ve Kuzey Kore ile ilşikili devletlerin sorgulanmasında İsviçre adı öne çıktı. BM Güvenlik Konseyi denemenin ardından Kuzey Kore’ye yeni yaptırımlar uygulanması çağrısı yaptı. Bu çağrının ardından İsviçre’nin Kuzey Kore’ye nükleer teknoloji yardımında bulunduğu ve nükleer denemelerde katkısı olduğu tartışmaları hızlandı.
İsviçre’nin, Kuzey Kore’nin nükleer teknolojisine katkısı İsviçreli mühendis Tinner ailesi yoluyla gerçekleştiği belirtiliyor. Kuzey Kore’nin ise söz konusu teknolojiye Pakistan ile yakın ilişkileri sayesinde eriştiği vurgulanıyor. Söz konusu iddialara göre İsviçreli Tinner ailesi Pakistanla yakın ilişkide olduğu için, K.Kore Pakistan üzerinden Tinner ailesinden nükleer teknoloji elde ediyor. Konunun önümüzdeki günlerde İsviçre’nin başını daha fazla ağırtması bekleniyor.
Öte yandan İsviçre’ye göçmen akınının artarak sürmesi, ülkenin en fazla göçmen veren ülkelerle sınırdışı anlaşmaları yapmaya neden oldu. İsviçre söz konusu yöntemle iltica başvuruları red edilen mültecileri ülkelerine geri göndermeyi ve mülteci akınını azaltmayı amaçlıyor. İsviçre’nin bu anlamda önceliği Afrika ülkeleri oldu. İsviçreli resmi bir heyet geçtiğimiz haftalardan başlayarak Afrika ülkelerine bir dizi ziyaret gerçekleştirdi. Heyetin Kongo ve Angola ile mültecilerin geri gönderilmesi ve iade edilen mültecilerin insani koşullarda kabul edilmesine ilişkin anlaşmalar yaptıkları, benzer anlaşmalar için Tunus ve Nijerya ile görüşmelerin ise sürdüğü öğrenildi.  Bundan kısa bir süre önce de Federal Mahkeme sınırdışı olaylarında yaşanan hukuksuzlukları eleştirmiş, hiç kimsenin zor kullanılarak, iradesi dışında sınırdışına zorlanmayacağını belirtmiş ve “Uluslararası hukuk, İsviçre anayasasından önce gelir” uyarısı yapmıştı.
İsviçre bir yandan daha fazla mülteciyi sınırdışı etmenin yollarını ararken, öte yandan insan tacirlerine yönelik mücadelesini arttıracağını duyurdu. Hükümet kaynakları yasadışı göç ile mücadelenin artması için güvenlik önlemleri ile, konuyla ilgili mücadele eden organizasyonlara finansal desteğin arttırılması kararı aldı. Resmi makamlar sadece Tesin sınırında günde ortalama 20 mültecinin yasadışı yollardan ülkeye giriş yaptığını belirtiyorlar.
İsviçre hükümeti ülkedeki yabancılara yönelik önlemlerine AB vatandaşlarını da ekledi. Hükümet İsviçre’de yaşayan AB ülke vatandaşlarına yapılan Sosyal yardımların AB’den İsviçre’ye göçü arttırdığına dikkat çekerek, yardımların gözden geçirileceğini duyurdu. Fedaral Yabancılar Dairesi bütün kantonlarda sosyal yardım alanların gözden geçirilmesini, sosyal yardımları kötüye kullananların tespit edilip cezalandırılmasını istedi. İsviçre’ye geçen yıl AB’nin güneyde krizde olan ülkelerinden göçmen akınının arttığına dikkat çekiliyor. Hükümet bu nedenle Serbest Dolaşım Anlaşmasını tek taraflı askıya almayı bile düşünüyor. Konuya ilişkin yapılan tartışmalarda AB ile sorunların derinleşeceğini ileri sürenler ile önlem alınmazsa İsviçre’deki ekonomik krizin derinleşeceğini savunanlar arasındaki tartışmalar sürüyor. 2002 yılında Avrupa Birliği ile yapılan anlaşmaya göre AB vatandaşları İsviçre içinde iş buldukları takdirde 5 yıl süreli ‘B’ oturumu hakkına sahip oluyorlardı.