
İngiltere’de faaliyet yürüten sivil toplum örgütü ve sendika temsilcileri, 15 Temmuz darbe girişimin ardından ülkenin bir kaosa gittiği ve bu ortamda Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlığı konusunda büyük endişe içinde olduklarını belirtti.
İngiltere’nin önemli sivil toplum örgütü Stop the War Coalition (Savaş Karşıtı Koalisyon) Başkanı Chris Nineham, Demiryolu Sendikası (RMT) Başkanı Sean Hoyle, Türk ve Kürt Toplum Merkezi (DAY-MER), SPOT ve Öğretmen Sendikası’nın (NUT) Yönetim Kurulu üyesi Oktay Şahbaz, işçi sendikası UNITE’nin binasında basın açıklamasında bulundu.
Nineham, Hoyle ve Şahbaz basın toplantısının ardından darbe girişimi ve Öcalan’ın durumuna ilişkin görüşlerini gazetemize değerlendirdi.
‘Öcalan’ın tutsaklığı kabul edilemez’
İngiltere’de savaşlara karşı büyük eylemlere imza atmakla tanınan geniş tabanlı kurum Stop the War Coalition’un Başkanı Nineham, 15 Temmuz darbe girişiminin başarısız olmasından sonra AKP’nin bu başarısızlığı kendi politikalarını hayata geçirmek için kullandığını söyledi. Nineham, böylesi bir ortamda da Kürt halkı ile dayanışma halinde olacaklarını vurguladı.
Nineham, yaptığı açıklamada şunları söyledi: “Bizler, Stop the War organizasyonu olarak her zaman ve her şeyden önce Türkiye’de özellikle Kürt halkını savunduk ve yanında olduk. Demokratik haklar ve hukuk çerçevesinde de Ortadoğu ve Türkiye’de Kürtleri savunarak savaşı durdurmak istiyoruz. Tüm bunlarla ilişkili olarak, 15 Temmuz darbe girişimi senaryosunun karşısında duruyoruz. Erdoğan’ın anti demokratik yaptırımlarına karşıyız. Özellikle darbe girişiminin ardından anti demokratik uygulamaların Kürt savaşçılara ve Öcalan’da yöneltilmesi çok büyük olasık. Dolayısıyle bizler Stop the War Coalition olarak tüm yapımız ve tüm gücümüzle Kürt halkının yanında omuz omuza mücadele edeceğiz.”
Nineham Öcalan’ın durumuna ilişkin ise “Kürtlerin Önderi Abdullah Öcalan’ın tutsaklığı bugün artık kabul edilemez.
Zaten, Türkiye’nin Kürt halkına uyguladığı baskı da öne çıkarılmalı ve vurgulanmalıdır. Herkes, Türk medyasının Önder Öcalan ve Kürt halkının uzun zamandır teröristlermiş gibi gösterdiğini görmeli. Bu onlara karşı çok çirkin bir oyun. Bizler koalisyon olarak kesinlikle Kürt halkının mücadelesine desteğimizi ve Önder Öcalan’a özgürlük taleplerimizi daha yüksek sesle ifade etmemiz gerekiyor. Türkiye’nin demokratik bir ülke olması için Kürtlerin haklarını, ezilen toplumlar ve Öcalan’ın özgürlüğünü konuşmalıyız” açıklamasında bulundu.
Hoyle: Omuz omuza olacağız
Demiryolu İşçileri Sendikası (RMT) Başkanı Sean Hoyle da Erdoğan’ın konuşmasında geçen “Darbe Allah’ın bir lütfudur” ibaresinin yaşananların ciddiyetini gösterdiğini belirtti.
Hoyle, “Türkiye’deki mini darbe girişimi ve ardından Erdoğan’ın konuşmasında geçen “Darbe Allah’ın bir lütfudur” ibaresi, yaşananların ciddiyetini gösteriyor. Öte yandan binlerce insan tutuklandı ve masum insanlarda hayatını kaybetti. Erdoğan tüm bu hamlelerle Türkiye’de diktatörlüğü getirmek istiyor. Mevcut düzende düşünce özgürlüğü ve eşitlik hakları ayaklar altına alınıyor. RMT olarak, Türkiye’de yaşayan ve ezilen her kesimler dayanışma içerisinde omuz omuza mücadele edeceğimizi belirtmek isterim” ifadesini kullandı. Hoyle darbelerin hiç bir zaman işçilerin çıkarına olmayacağını, Türkiye halklarının darbelerden çok çektiğini de belirtti.
Öcalan için sağlıklı bilgilendirme olmalı
Hoyle, Öcalan için sivil toplum örgütlerinin bir an önce hareket geçmesi gerektiğini belirterek, “Milletvekilleri, sendika yöneticileri, sivil toplum örgütü temsilcileri olarak hepimizin Kürt lider Öcalan ile ilgili sağlıklı bilgi talebinde bulunması gerekiyor. Onun özgürlüğü için de çalışmalar yürütmeliyiz. Türkiye’de geçmişte hapishanelerde bir çok insan kayboldu. Bu durumu görmezden gelemeyiz. Aksine sürekli öne çıkartmalıyız” dedi.
Hoyle, Af Örgütü gibi uluslararası alanda faaliyet yürüten insan hakları kuruluşlarının da, başta Öcalan olmak üzere bütün tutsakların durumlarını araştırmasını istedi.
Hoyle sözlerini “Kürt lider Öcalan’ın sağlığı, yaşamı ile ilgili açıklamayı ilgili yerler geciktirmeden yapmalıdır” dedi.
DAY-MER, NUT ve SPOT Yönetim Kurulu üyesi Oktay Şahbaz şu vurgulamada bulundu: “Deyim yerindeyse kötü giden bir darbe hareketinden sonra bir çok şey konuşulup tartışılmaya başlandı. Özellikle Erdoğan ve AKP rejiminin önümüzdeki dönem ne yapacağı konusunda bilinmezlik devam ediyor. Yaşadığımız İngiltere’de yaşayan halk ve İngiltere’deki mücadeleci kesimler, sol kesimler, kampanya grupları ve sendikacılar darbe hareketini desteklemiyor. Türk ve Kürt halkları ile dayanışma mesajları veriyor. Erdoğan havaalınında ‘Benim için bu darbe Allah’ın bir lütfu’ anlamında bir cümle kurmuştu. Bu altında çok derin anlamlar taşıyan bir cümleydi. İngiliz sendikacıların bunları iyi etüt edebilmesi için yardımcı olmaya çalışıyoruz ve çok yoğun toplantılar yapıyoruz.”
‘Kürdistan’da zulüm görüyor’
Erdoğan’ın bundan sonra ilerici demokratik güçlere ve sosyalistlere saldıracağını belirten Şahbaz son olarak düşüncelerini şu şekilde dile getirdi: “Halihazırda bugün Kürdistan’da zulüm gören, hergün vahşetle yüzleşen ve hayatlarını kaybeden Kürt halkı var. Bunun dışında ifade, düşünce özgürlüğü ve basın özgürlüğü alanında sorunlar devam ediyor. Erdoğan kendine göre ‘paralel’ yapılardan kurtulur kurtulmaz ilerici, demokrat ve sosyalist çevrelere daha güçlü saldıracaktır. Bu anlamda uluslararası mücadelenin çok önemli olduğunu düşünüyoruz. İngiliz sendikaları ile ortak çalışmalar yürütüp bilgi aktarımını sağlıyoruz. İngiltere’deki mücadeleci kesimin yüzde 80’inin oluşturan sendika kurum ve kuruluşlar ile iletişimde olmak ve Türkiye’deki demokrasi dışı süreci aktarmak çok önemli. Bu kurumlarla yapacağımız çalışmalar, açıklamalar ülkenin bir çok alanına daha hızlı bir şekilde yansıyacak. Bu çalışmaların Türkiye’deki demokrasi mücadelesinde büyük bir rol oynayacağını da düşünüyorum.”
EREM KANSOY/LONDRA
Mannheim ve Rennes’de Öcalan için eylem
15 Temmuz’dan sonra Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın sağlık durumundan büyük kaygı duyan Kürtler ve dostlarının Avrupa’daki eylemleri sürüyor.
Demokratik güçler, Almanya’nın Mannheim ve Fransa’nın Rennes kentinde eylemler yaptı.
Mannheim’da Demokratik Güç Birliği tarafından organize edilen eylemde Öcalan’a tecrit kınanırken, Suruç Katliamı’nda şehit düşenler de anıldı.
Rennes kentinde Kürtler ve dostları ‘Bijî Serok Apo’, ‘Öcalan’a özgürlük’, ‘DAİŞ terörist, Erdoğan işbirlikçi’ sloganlarıyla yürüdü.
Saygı duruşu ile başlayan mitingte Suruç şehitleri de anıldı.
Eylemciler, Öcalan’dan haber alınıncaya kadar alanlarda olacakları mesajı da verdi. Miting, ‘Çerxa Şoreşe’ marşının okunması ile sona erdi.