
İnsan Hakları Derneği (İHD) Genel Merkezi, AKP iktidarının 15 Temmuz darbe girişiminden bu yana uygulamaya koyduğu 3 aylık OHAL bilançosunu, Genel Merkez binalarında düzenledikleri basın toplantısıyla kamuoyuna duyurdu. İHD Genel Başkanı Öztürk Türkdoğan, 3 aylık OHAL süresinde yaşanan hak ihlallerine ilişkin sağlıklı verilerin toplanmasının tam olarak mümkün olmadığını belirtti.Türkdoğan, hak ihlallerine uğrayan kişileri, aileleri ile birlikte saydıklarında bir milyonun üzerinde insanın hak ihlaline maruz kaldığına dikkat çekti.
AKP iktidarın ülkeyi OHAL kararnameleri ile yönetme anlayışını sevdiği için yeniden OHAL’ı uzattığını kaydeden Türkdoğan, “Yüz binlerce insanı mağdur etmek hakkını kimse size vermiyor. İnsanları yargılamadıkça kimseyi hain ilan edemezsiniz” diyerek tepki gösterdi. Ceza hukukunda olmayan kanunlarla toplumun tüm kesimlerinin farklı gerekçelerle suçlandığını belirten Türkdoğan, “Kürt partilerine, kamu emekçilerine yönelik saldırılar OHAL bahanesi ile artarak devam ediyor” dedi.
70 bin 50 kişi hakkında
Darbeye kalkıştıkları ve “Fethullah Gülen Örgütüne üye” oldukları iddiasıyla 70 bin 50 kişi hakkında adli işlem yapıldığını ifade eden Türkdoğan, 58 bin 862 kişinin gözaltına alındığını ve bunlardan 31 bin 48’sinin tutuklandığını aktardı. Türkdoğan, tutuklama ve gözaltına alınmaların sürekli olarak devam ettiğine de dikkat çekerek, “Darbe ve Fethullah Gülen ile ilişkili olarak tutuklu sayısının 35 bin üzerine çıktığını söyleyebiliriz” şeklinde konuştu.
Cezaevlerindeki hak ihlalleri
OHAL süresi boyunca gözaltına alınanların spor salonlarında çıplak ve ters kelepçe ile uzun süre bekletildiklerini anımsatan Türkdoğan, şunları aktardı: “Gözaltına alınanlar aç ve susuz bırakılmaları, darp edilmeleri ve bu kişilerin TV’lere servis edilmesi işkence ve kötü muamele iddialarını güçlü kılmaktadır.”
OHAL uygulamaları ile birlikte cezaevlerindeki hak ihlallerinin haddinden fazla arttığına değinen Türkdoğan, “Yasa dışı örgüt üyesi iddiası ile gözaltına alınan DBP ilçe yöneticisi Segvan Yaman’nın bulunduğu Rize E Tipi Cezaevi’nde intihar ettiği iddia edildi. Yine Sincan Cezaevi’nde bulunan siyasi tutuklu Hasan Hayri Alp kalp krizi sonucu hayatını kaybetti” dedi.
Türkdoğan, darbe ile ilişkilendirilen Yarbay İsmail Çakmak, Gardiyan Ömer Çubuklu ve Cumhuriyet Savcısı Seyfettin Yiğit’in de intihar ettiklerinin belirtildiğini kaydetti.
Eğitim ve sağlık kurumları kapatıldı
Hak ihlallerinin farklı başlıklar altında devam ettiğini vurgulayan Türkdoğan, eğitim kurumları, sağlık kurumları, dernek, sendika ve vakıfların kapatıldığını hatırlattı. Türkdoğan, bin 61 anaokulu, ilk ve ortaokul ile lise, 15 özel üniversite, 113 yurt ile pansiyon, 35 sağlık merkezi,1125 dernek, 104 vakıf ile 19 sendika kapatıldığını, onlarca belediyeye kayyum atandığını anımsattı.
‘TV kanallarına el konuldu’
Basına yönelik uygulamalara da değinen Türkdoğan, yine Fethullah Gülen ile ilişkilendirilen 16 TV kanalı, 45 gazete, 15 dergi, 3 haber ajansı 23 radyo ile 29 yayın evinin kapatıldığını söyledi. Türkdoğan, iktidarın OHAL kararnameleri ile sol, sosyalist ve Kürtçe yayınları da durdurduğunu vurgulayarak, “Kürtçe başta olmak üzere, çok dilli yayın yapan 12 TV ile 11 radyo kanalı kapatıldı. İnternet siteleri BTK tarafından erişime engellendi. TV kanallarının bir bölümünün mallarına el konuldu” şeklinde konuştu.
Gazeteciler tutuklandı
Türkiye’deki tutuklu gazetecileri hatırlatan Türkdoğan, 128 gazetecinin tutuklu bulunduğunu kaydetti. Türkdoğan, DİHA, Özgür Gündem ve Azadiya Welat gazetesi çalışanlarının sırf haber yaptıkları için tutuklandıklarını aktardı.
42 bin 957 sivil kamu görevlisi
Çıkarılan KHK kapsamında ihraç edilen ve işinden uzaklaştırılan kamu görevlilerine ilişkin bilgi veren Türkdoğan, şöyle devam etti: “42 bin 957 sivil kamu görevlisi, 3 bin 456 asker ve 56 bin polis, kamu görevinden ihraç edildi.” Türkdoğan ayrıca, 11 bin öğretmen ile 12 bin civarında polisin açığa alındığını ve bu sürecin devam ettiğini kaydetti.
30 bin öğretmenin belgesi
Hak ihlallerinin özel sektörde büyük sayılara ulaştığını belirten Türkdoğan, özel eğitim kurumlarında çalışan yaklaşık 30 bin öğretmenin çalışma belgesine el konulduğunu söyledi.
56 bin pasaport
Türkdoğan, ayrıca süreçle ilişkili olarak yaklaşık 56 bin kişinin pasaportunun da iptal edildiğini aktardı.
Uzun gözaltı sürelerinin 30 güne çıkarıldığını hatırlatan Türkdoğan, ayrıca gözaltının ilk 5 gününe avukat ile görüş yasağının getirildiğini dile getirdi. Toplantı ve gösteri yasaklarının da süreçle ile beraber bahane edildiğini söyleyen Türkdoğan, özellikle Ankara ve Amed başta olmak üzere birçok kentte toplantı ve gösterilerin yasaklandığını anımsattı.
Kürdistan’da temel haklar askıda
Kuzey Kürdistan’da yılın ilk 9 ayında 40 bin 573 hak ihlali yaşandı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Amed Şubesi, 2016 yılının ilk 9 ayında Kuzey Kürdistan’da yaşanan insan hakları ihlalleri raporunu açıkladı. Şube Başkanı Raci Bilici, 24 Temmuz 2015’te başlayan çatışmalı ortam ile birlikte şiddetin artarak devam ettiğinin, 2 bini aşkın insanın yaşamını yitirdiğinin altını çizdi. 24 Temmuz 2015’ten bu yana ortaya çıkan bilançonun toplumsal yaşamı derinden etkilediğini kaydeden Bilici, savaş ile birlikte ülkede anti-demokratik uygulamaların artış gösterdiğini söyledi.
Çatışmasızlık sağlanmalı
Bilici, “Kürt sorununun çözümünde, on yıllarca denenen şiddete dayalı, tekçi hükümet politikalarıyla yol alınmayacağı somut bir gerçekliktir. Bu nedenle çatışmalı taraflar acil olarak, müzakere koşullarının sağlanması amacıyla çatışmasızlığa geri dönmelidir” dedi.
Bilici, OHAL uygulamaları ile hükümet politikalarına eleştirel yaklaşan veya barış savunuculuğu yapan herkesin hedef haline geldiğine işaret ederek, OHAL ile birlikte basına yönelik baskı ve sansür ile toplumun haber alma hakkının elinden alındığını kaydetti.
756 tutsak kaderine terk
OHAL ile birlikte gözaltında veya gözaltı yerleri dışında, işkence ve kötü muamele vakalarında artış meydana geldiğine dikkat çeken Bilici, cezaevlerinin işkence merkezi haline geldiğini ifade etti. Bilici, 300’ü ağır olmak üzere 756 hasta mahpusun cezaevlerinde adeta kaderine terk edildiğini ifade etti.
34 kadın 9 çocuk katledildi
Yılın ilk 9 ayında kadınların maruz kaldığı şiddet ve insan hakları ihlallerine dikkat çeken Bilici, 34 kadın katledildiğini ve 8 kadının ise “intihar” ettiğini söyledi. Kadınlar ile birlikte çocukların da ağır hak ihlallerine maruz kaldığını kaydeden Bilici, yılın ilk 9 ayında 9 çocuğun katledildiğini, 9 çocuğun intihara sürüklendiğini ve 71 çocuğun ise cinsel istismara maruz kaldığını aktardı.
İHD’ye yapılan başvurular doğrultusunda oluşturulan 2016 yılı ilk 9 ay süresinde yaşanan İnsan Hakları İhlalleri Raporundaki detaylar şöyle:
* Yargısız infaz, cezaevlerinde öldürülen ve yaralananlar, faili meçhul saldırılar, resmi hata ve ihmal sonucu ölen ve yaralananlar, polis ve asker intiharları ile şüpheli ölümleri, saldırıya uğrayanlar ve silahlı çatışmalar toplamında bin 40 kişi yaşamını yitirirken, bin 77 kişi ise yaralandı.
* Örgüt eylemleri sonucu 102 sivil yaşamını yitirdi, 635 sivil ise yaralandı.
* Sınır hatlarında yaşanan saldırılar sonucu 36 kişi yaşamını yitirdi, 39 kişi yaralandı.
* Mayın ve sahipsiz bomba patlaması sonucu 2 kadın ve 7 çocuk yaşamını yitirdi, 22’si çocuk 28 kişi yaralandı.
* Kuşkulu ölümlerde 6 kadın, 1 çocuk toplam 23 kişi yaşamını yitirdi. 8 kişi ise kuşkulu bir şekilde intihar etti.
* İşkence yasağına rağmen yılın ilk 9 ayında 553 kişi işkence ve şiddete maruz kaldı.
* Gözaltına alınan 5 bin 213 kişi ve tutuklu bin 334 kişi hak ihlaline uğradı.
* Devlet tarafından 2 bin 591 ev baskını düzenlendi, örgüt mensupları tarafından 17 kişi alıkonuldu. * Düşünce ve ifade özgürlüğüne yönelik hak ihlallerinde 23 televizyon ve radyo kapatıldı. 32 internet sitesi erişime engellendi. 4 gazete ve yayın organı baskına uğradı. 94 yayın yasaklanarak toplatıldı. 3 etkinlik ise yasaklandı.
* Düşünce ve ifade özgürlüğüne karşı 565 kişi hakkında soruşturma açıldı, 48 kişi hakkında dava açıldı ve 103 kişi cezalandırıldı.
* Örgütlenme özgürlüğü kapsamında 35 siyasi parti, 8 dernek, 4 eğitim ve kültür kurumu ve 17 diğer sivil toplum kuruluşu baskın ve saldırıya uğradı. 17 dernek ve 2 eğitim ve kültür kurumu ise yapılan baskın sonucu kapatıldı.
* Toplantı ve gösteri özgürlüğü kapsamında 72 gösteri ve yürüyüşe polislerce müdahale edilirken, 34 toplantı ve gösteri ise yasaklandı.
* Yılın ilk 9 ayında cezaevlerinde bin 7 hak ihlali yaşandı.
* Yaşanan iş kazalarında 6 kişi yaşamını yitirdi, 6 kişi ise yaralandı. 907 kişi çeşitli gerekçeler ile işten çıkarıldı. 13 bin 55 kamu emekçisine idari soruşturma açıldı ve bunlardan 10 bin 448 kişi görevden uzaklaştırıldı.
* Eğitim hakkına yönelik yaşanan hak ihlallerinde ise üniversitelerde 27 kişi hakkında soruşturma açıldı, 105 kişi ceza aldı ve 3 öğrenci üniversiteden uzaklaştırıldı.
* Raporda, 29 belediyeye kayyum atanması, 90 sağlık hakkı ihlali, 131 mülkiyet hakkı ihlali, 5 konut hakkı ihlali ve diğer başvurular olarak ise 57 hak ihlali yaşandığı belirtildi.
* İlk 9 ayda Kuzey Kürdistan’da toplamda 40 bin 573 hak ihlali yaşandı.
Cezaevlerinde yaşananlar
Tutsaklarla Dayanışma İnisiyatifi, “OHAL uygulamalarının hapishanelere yansıması ve OHAL sonrası hapishanelerde yaşanan hak ihlalleri” başlıklı raporunu İHD İstanbul Şubesinde yaptığı basın toplantısıyla kamuoyuyla paylaştı.
İnsan Hakları Derneği, Özgürlükçü Hukukçular Derneği, Çağdaş Hukukçular Derneği, GÖRÜLMÜŞÜR web sitesi, Haber ve Sosyal medya hesaplarından derlenen veriler üzerinden hazırlanan rapor, İHD yöneticisi Sevim Kalman tarafından açıklandı.
Kalman, 23 Temmuz 2016 tarihli Resmi Gazete’de yayınlanan 667 sayılı Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile cezaevlerinde bulunan tutsakların kazanılmış haklarının gasp edildiğini ve yeni hak ihlallerinin gündeme geldiğini söyledi.
Kalman, “Hemen hemen tüm hapishanelerde yaşanan sürgünler ve sevkler sırasında tutsaklara yönelik işkence ve çıplak arama dayatması gündeme geldi. Çok zor şartlar altında saatler süren ring yolculuklarında tutsaklar fiziksel ve psikolojik işkenceye maruz kaldı. Bütün hapishanelere girişte çıplak arama dayatmasına maruz kalan ve buna karşı çıkan tutsaklar darp edildi” diye diye konuştu.
10 kişilik koğuşlarda 40 kişi
Cezaevlerinde sayım sırasında tutsakların “Burası Türkiye, Türk’ün gücünü göreceksiniz” gibi ırkçı söylemlere maruz kaldığını vurgulayan Kalman, Ödemiş, Osmaniye ve Torbalı cezaevlerinde yaşanan psikolojik ve fiziksel işkencenin 80 dönemi Diyarbakır Cezaevi’nde yaşanan uygulamaları aratmayacak duruma vardığını kaydetti.
“Tutsaklar sürgün edildikleri yerlerde 3 kişilik hücrelerde 5-6- kişi, 10 kişilik koğuşlarda 40 kişi kalıyor” diyen Kalman, OHAL sonrası tutsakların arkadaşlarıyla görüştürülmesinin yasaklandığını sözlerine ekledi.
Polis koğuşlara girmek istedi
Kalman, OHAL sonrası cezaevlerinde hücre aramalarının sıklaştırıldığını, bu aramaların kimi cezaevlerinde gardiyanların yanında polislerce yapılmak istendiğini, buna direnen tutsakların bu uygulamayı engellediğini anlattı.
Havalandırma boşluğuna atıldı
Kalman, aramalar sırasında gardiyanların tutsaklara saldırdığını, Amasya Cezaevi’nde ise tutsakların 2 buçuk metrelik havalandırma boşluğuna atıldığını söyledi.
Avukatlar da darp edildi
Kalman, müvekkillerinin haklarını savunan avukatların ise soruşturmaya maruz kaldığını veya Maltepe Çocuk Cezaevi’nde olduğu gibi gardiyanlarca darp edildiğini ifade etti.
Van’da iki katına çıktı

OHAL ilanından sonra girişilen gözaltı ve tutuklamalar nedeniyle Wan’daki cezaevlerinin kapasitesi iki katına çıktı.
İHD Wan Şube Başkanı Murat Melet, Van M ve F Tipi cezaevlerinde yaşanan ihlalleri anlattı.
Kapasitesi bin 100 kişi olan Van M Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutuklu sayısının OHAL’le birlikte bin 700’e çıktığını paylaşan Melet, kentte gözaltı ve tutuklamaların halen sürdüğüne de dikkat çekti.
Cezaevi kapasitesinin üzerine çıkan sayının tutsakların yaşam haklarını da kısıtladığını vurgulayan Melet, hasta tutsaklar için ise durumun daha da kötü olduğunu kaydetti.
Van F Tipi Kapalı Cezaevi’nin de benzer bir tablonun olduğunu, 400 kişilik cezaevinde şuan 700 kişinin kaldığını aktaran Melet, “Tıpkı M Tipi’ndeki gibi F Tipi’nde de yaşam koşulları gün geçtikçe ağırlaşmaya devam ediyor” dedi.
Kürkçüler’de tecrit içinde tecrit
Avukat Tugay Bek, Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’ndeki tutsakların tecrit içinde tecridi yaşadığını söyledi.
Adana Kürkçüler F Tipi Kapalı Cezaevi’nin hak ihlalleri konusunda gündemdeki yerini koruduğunu ifade eden İHD Adana Şube Başkanı Avukat İlhan Öngör, “Tutsaklar 3 kişilik koğuşlarda 6 kişi kalıyor. Tuvaletin dibinde ve ranzasız yerde yatıyor” dedi.
Tutsakların ortak alanı kullanma haklarının ellerinden aldığını belirten Öngör, “Tutsakların şuanda spor faaliyetleri yasaklanmış, kütüphane yasaklanmış, iletişim cezaları verilmiş durumda. Tutsaklar şuan için tecrit içinde tecridi yaşıyorlar” diye konuştu.
Gardiyanlar üç kez dövdü
Müvekkili Emre Erdem’in gardiyanların saldırısına uğradığını kaydeden Avukat Tugay Bek, şunu aktardı: “Müvekkilim Erdem bir ay içerisinde 3 kez gardiyanlar tarafından darp edildi. Vücudunun çeşitli yerlerinden yaralandı.”
“Cezaevi idaresi içerde sürekli olarak bir psikolojik baskı yaratmaya ve gerginlik politikası yürütmeye çalışıyor” diyen Bek, “Tecrit koşullarındalar. En ufak talepleri bile karşılanmıyor. Revir talepleri karşılanmıyor. Dilekçelerine cevap verilmiyor. Açık görüş ayda bir kez iken iki ayda bire çıkarıldı. Bazı mahpusların aileleri için görüş hakkı 3 ay kısıtlandı” şeklinde konuştu.
HABER MERKEZİ