KCK'nin eylemsizlik kararı sonrası Gever'in Geliyê Doskî bölgesinde askeri operasyonları daha da Türk ordusu, günlerdir bombardıman altında tuttuğu bölgeyi ulaşıma tamamen kapatarak, yaşanan savaşı ve bilançosunu gizlemek için çabalıyor. Çatışmaların yaşandığı ilk günden beri devlet tarafından hep şüpheli bilançolar açıklanırken, son günlerde ise operasyonun neden olduğu çatışmalarda ölen ve yaralanan askerler için "kaza", "bomba patladı", "yıldırım çarptı" gibi açıklamaların yapılması dikkat çekti. Aynı bölgede bulunan yurttaşlar, "yıldırım düştü" denilen saatte havanın açık olduğu ve hiçbir gök gürültüsünün yaşanmadığını söyledi. Tüm bu gelişmeler, TSK ve AKP'nin Geliyê Doskî'de hem kuralsız savaşı hem de kayıplarını gizlediğini gösteriyor.

Hakkari'nin Gever (Yüksekova) ilçesine bağlı Geliyê Doskî bölgesinde Ağustos ayı başında başlatılan ve 27 Eylül tarihinden bu yana da yoğunlaştırılan hava destekli geniş kapsamlı askeri operasyon günlerdir devam ederken, yaşanan asker kayıplarıyla ilgili Genelkurmay'ın yaptığı açıklamalar kuşku bırakacak nitelikte. Operasyonların yoğunlaştırıldığı son birkaç gündür ilçede yaşanan asker kayıplarının "kaza", "yıldırım çarpması" gibi nedenlerle kamuoyuna yansıtılması, bölgede sürdürülen savaşı gizleme ve kamuoyu tepkisini azaltma çabası olarak yorumlanıyor.


Türk ordusu AKP için gizliyor

7 Haziran seçimlerini yok hükmünde sayarak Türkiye'yi 1 Kasım seçimlerine mecbur kılan AKP'nin geçici savaş hükümeti, Kürdistan'daki savaşın gerçek sonuçlarını kamuoyundan gizlemek için yoğun bir dezenformasyon ve manipülasyon faaliyeti içerisinde. Özellikle asker cenazelerinde hükümete dönük tepkilerden sonra AKP, bir yandan kolluk birimleri ve HPG arasında yaşanan çatışmaların sonuçlarını Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ile birlikte gizlemeye çalışırken, "terörün belini kırdık", "örgüt dağıldı" gibi retoriklerle de savaşı sürdürme çabasında. Çatışmaların yoğunlaştığı bölgelerde halkın ve yerel kaynakların gözlemleri ile TSK'nin operasyonlar esnasında yaşamını yitiren askerler için ardı ardına kuşkulu açıklamaları, savaşın boyutlarının hangi düzeye ulaştığını açık bir şekilde ortaya koyuyor.


Geceleri getiriliyor, hastane kullanılmıyor

3 aya yakındır gerilla denetimindeki yolları askeri trafiğe açabilmek için yapılan askeri operasyonlarda şiddetli çatışmalar yaşanıyor. Yerel kaynaklar, çatışmalarda yaşanan asker kayıplarının ise TSK açıklamalarına yansımadığı ve savaş bilançosunun Türkiye kamuoyundan gizlendiğini belirtiyor. Operasyonların bilançosunu gizlemek için Gelîyê Doskî'deki çatışmalarda yaşamını yitiren ve yaralanan askerler, kamu hastaneleri yerine genellikle akşam saatlerinde askeri hastanelere götürülüyor. Yine eskiden sıkça kullanıldığı gibi ambulans yerine helikopter kullanılması dikkat çekiyor. 


İlk çatışmada bile farklı bilanço çıktı

Bölgeye karadan başlatılan ve gerilla denetimindeki yolları açmak için onlarca tankla sürdürülen operasyon kapsamında 14 Ağustos'ta çıkan çatışmada 4 askerin yaşamını yitirdiği, 7 askerin de yaralandığı belirtildi. Operasyonun başlatıldığı bölgeye hemen giriş noktasında bulunan Weregoz Üçgeni'nde yaşanan çatışmada, yerel kaynaklar 16 askerin yaşamını yitirdiğini ileri sürmüştü. Yolda meydana gelen patlamada ise iki farklı noktada zırhlı aracın altında patlama olduğu görülüyordu.


Büyük muamması: 40 battaniye

Yine karadan bölgeye geçmek isteyen askeri birlikler, bu kez daha fazla bir güçle 5 Eylül'de karayolunu denetim altına almak için operasyon düzenlemiş, konvoya Şagûlord (Bostancık) mevkiinde HPG'liler tarafından yapılan eylemler ve sonrasındaki çatışmalarda ağır asker kayıpları yaşanmıştı. TSK ve AKP çatışmanın bilançosunu 26 saat boyunca saklamış; halk, asker cenazelerini çatışmalı alandan çıkardıktan sonra açıklama yapmışlardı. Halk burada 15 cenazeyi alarak askerlere teslim ederken, TSK tarafından 16 askerin cenazesinin alındığı ileri sürülmüştü. Bölgedeki köylülere göre ise burada yaşamını yitiren 16 askerin dışında, Mêrgezer alanında çıkan çatışmada da 15 asker yaşamını yitirmişti. Yine, kimi köylüler de olay günü askerlerin Yeşiltaş Karakolu'na 40 battaniye götürdüğünü söyledi, nitekim çatışmalı alandan asker cenazelerini almak için gönderilmek istenen muhtarlara da 40 battaniye teslim edilmişti. Aynı günün çatışmasında çok sayıda asker de yaralanmıştı.


“Taktik değiştirmek kayıpları engelleyemedi”

Karadan ilerleyiş sağlayamayan TSK, taktik değiştirerek savaş uçaklarını devreye soktu ve sınır hattındaki Binbir, Çarçella ve Sat alanlarına yöneldi. Son bir haftadır kesintisiz bir şekilde hem gece hem de sabah saatlerinde yoğun bir şekilde bombardımana tutulan alanlara, savaş uçaklarından sonra Kobra helikopterlerin bombardıman yaptığı ve ardından da kimi tepelere personel taşıyıcı helikopterlerle bordo bereli askerler taşındı. Bölgedeki savaşı bu şekilde sürdürmeye çalışan TSK, 17 Ekim'de havadan operasyon yaptığı tepelerin birinde 4 askerin yaşamını yitirmesine, biri ağır 6 askerin de yaralanmasına neden oldu. Yine aynı bölgede 19 Ekim'de de bir uzman çavuşun ağır yaralandığı ve hayati tehlikesinin bulunduğu belirtildi. Ancak yerel kaynaklar, askerin misket bombasından dolayı yaralandığını kaydetti.


Helikopterlerden sedye taşındı 

Operasyonların yoğunlaştırıldığı son günlerde ise  TSK ve AKP'nin yaşanan kayıpları parça parça kamuoyuna yansıtma çabası içerisine girdiği belirtiliyor. AKP, kamuoyu tepkisini azaltmak için de "Operasyonda şehit oldu" demek yerine, çeşitli kaza süsleriyle asker kayıplarını açıklamaya başladı. Geçtiğimiz günlerde bazı bölgelerde askeri araç devrilmesi sonucu kimi askerlerin yaşamını yitirdiği ve yaralandığı iddia edilirken, 21 Ekim'de Gever'in Geliyê Doskî bölgesinde günlerdir sürdürülen askeri operasyona sevkiyat yapılacağı esnada 3. Piyade Tümen Komutanlığı içerisinde bir patlama meydana geldiği ve patlamada 3 askerin öldüğü ve 4 askerin de yaralandığı iddia edildi. Ancak mahalle sakinleri, 20 Ekim gecesi Tümen Komutanlığı bahçesine helikopterlerin indiği ve sedyelerin taşındığını söyledi. Sedyelerle taşınan askerlerin o gece Tümen Komutanlığı'nda bekletildiği ve gün içerisinde "bomba patladı" süsüyle önce Yüksekova Devlet Hastanesi'ne ardından hemen askeri hastaneye kaldırıldığı bildirildi.


Açık havada 'yıldırım çarptı' iddiası

En son önceki gün akşam saatlerine doğru Genelkurmay Başkanlığı tarafından yapılan açıklamada, Hakkari'nin Yüksekova ilçesine bağlı Dağlıca bölgesinde operasyona çıkan askerlere yıldırım çarpması sonucu 3 askerin öldüğü, 12 askerin ise yaralandığı ileri sürüldü. Ancak ulaştığımız Oremar (Dağlıca) köylüleri, havanın açık olduğunu ve Genelkurmay'ın ileri sürdüğü gibi saat 15.00 sıralarında herhangi bir gök olayının yaşanmadığını ifade etti. 


Ne tesadüfse hep rütbelileri buldu!

AKP ile TSK kurmaylarının "kaza süsü" verdiği askerlerin hemen hemen hepsinin profesyonel askerlerden oluşması ise yapılan manipülasyonu teşhir edecek nitelikte. En ağır kayıpların verildiği 5 Eylül çatışmasındaki askerlerden sadece biri zorunlu askerken 15'inin paralı asker olması bölgedeki operasyonların paralı askerler tarafından yürütüldüğünü gösteriyor. Genelkurmay'ın "bomba" ve "yıldırım" iddialarında ölen ve yaralanan askerlerin de paralılılardan olması da ilginç.


TSK/AKP Gelîyê Doskî'de neyi gizliyor?

Sık sık yaşanan şiddetli çatışmalar ve ağır asker kayıpları ile gündeme gelen bölgenin son iki üç hafta içerisinde ulaşıma tamamen kapatılmış olması da Genelkurmay ve AKP'nin yaşanan ağır kayıpları gizleme çabası olarak yorumlanıyor. Bölgeye giden tek asfalt yol, Sinava köyünde bulunan Kamışlı Karakolu önünde tanklarla kapatılmış durumdayken, yaylalar için kullanılan alternatif yollar da yine askerler tarafından belli aralıklarla çok sayıda hendek kazılarak ulaşım kesildi.



NEDİM TÜRFENT/DİHA/HAKKARİ