
Bir zamanlar bu kampta 300'den fazla Kürt kalırken şimdi çoğunluğu Güneybatı Kürdistan'dan gelen 55 Kürt bulunuyor.
Kürdistanlıların yanı sıra çok sayıda Makedon, Sırp, Rus, Afgan ve İranlı da Kürtlerle aynı kaderi paylaşıyor. Sabah uykudan kalkan insanların ilk işi 'transfer listesini' gözden geçirmek. Transferi çıkan insanlar, tahliyesi çıkan mahkumlar gibi seviniyor. İltica yasalarının zorlaşmasıyla oturum almak neredeyse imkansız gibi. İstisnai durumlarda oturum alanlar, hemen kendilerini belli ediyor.
Yemekler kalitesiz
Kampta en çok yemek sorunu şikayet konusu. Sabah akşam makarna ve patatese talim ettiklerini belirtiyor ilticacılar. Çıkan yemeğin kalitesiz olduğunu belirten kamp sakinlerinden Lezgin Sino, çocuğunun hastalandığını dile getiriyor. Lezgin Sino, çocuğunu doktora götürdüğünde, çocuğa et yedirmesi tavsiye ediliyor. Ancak ayda 40 Euro para aldığını belirten Lezgin Sino, bu parayla her gün nasıl et alacağını karar kara düşünüyor. Verilen 40 Euro'nun sigara parasını dahi karşılamaktan uzak olduğunu belirten Mustafa Mustafa adlı Kürdistanlı da, kamp ortamında birçok insanın ruhsal sorunlarla karşı karşıya olduğunu belirtiyor.
Mustafa, Suriye'de gerçekleşen halk isyanlarına katıldığı için Suriye rejimi tarafından tutuklanarak cezaevine atıldığını vurguluyor. Dört ay tutuklu kaldıktan sonra tahliye olan Mustafa, soluğu Almanya'da alır. "Neden Almanya" diye sorduğumuzda ise, Almanya'nın demokratik bir ülke olduğuna inandığını söylüyor. Mustafa, geldikten sonra beklentilerinin ve düşüncelerinin degiştiğini de vurguluyor. "Bir hapishaneden kurtulurken, başka bir hapishanede kendimi buldum" diyen Mustafa'nın bu belirlemesini birçok ilticacı da destekliyor.
Hakimler ciddiye almıyor
Suriye devletinin baskıları sonucu ülkelerini terketmek zorunda kalan mülteciler, hakimlerin kendilerini ciddiye almadıklarından yakınıyor. "Başımızdan bu kadar olay geçmesine rağmen hakimler sıradan ve basit yaklaşımlar sergileyerek, bizi ciddiye almıyor" diyen mülteciler, bunun sonucunda birçok insana 'terk kararı' geldiğini belirtiyor. Kampta resmi anlamda bir çevirmen olmadığı için gelen mektupların okunmasının başlı başına bir dert olduğunu söyleyen Halil adlı bir ilticacı da, bunun yanı sıra sağlık hizmetlerinden yeterince yararlanamadıklarını söylüyor. Kamp doktoru tarafından verilen ilaçların çoğu zaman ihtiyaçlarını karşılamadığını belirten Halil, "Geçenlerde bir Arap ailesine verilen göz ilacı az kaldı bütün ailenin kör olmasına sebep oluyordu" diyerek durumun vehametini ortaya koyuyor.
Kadınların durumu daha vahim
Kampa yakın iki kasaba var. Kamp sakinleri, daha çok Launenburg'a gitmeyi tercih ediyor. Bouzenburg kasabasında aşırı sağcıların, defalarca kendilerini tehdit ettiklerini belirten mülteciler, oraya gitmektense yaya olarak yaklaşık altı kilometre olan Launenburg'a gidiyor. İki, üç saate bir otobüs kalktığından insanlar bunca yolu yaya yürümek zorunda kalıyor. İzolasyon koşularında tutulan mülteciler, komşu kasabalarda görüldükleri an para cezasına çarptırıyor.
Kampa akşam 20:00'den sonra otobüs gelmiyor. Hijyen koşulları son derece yetersiz olan kampın tuvaletleri kirlilikten sararmış bir vaziyette. Banyo yapılan yerler ortak ve çoğu zaman kapılar açık kalıyor. Kampta yaşam mücadelesi veren kadınların durumu ise daha zor. Bir yandan çocuklarla ilgilenen kadınlar bir yandan da temizlik işleriyle uğraşıyor.
Gördüğümüz birçok ilticacı kadın, umutsuz gözlerle bize bakıyor. Mülteciler, 15-20 metrekarelik daracık odalara sıkıştırılmış. Kamp sakinlerinde bütün bunlara bağlı olara ciddi psikolojik problemler baş göstermiş. Suriyeli Mustafa sabahlara kadar uyuyamadığını belirtirken, Irak Êzîdîlerinden biri, askerden kaçarak buraya geldiğini ve hep ölüm korkusuyla yaşadığını dile getiriyor.
Ölüm korkusundan dolayı birçok defa bağırarak uykusundan uyandığını belirten Iraklı Êzîdî, Almanca bilmediği için derdini kimseye anlatamadığını söylüyor. "En büyük hayalim bir gün çocuklarımı yanıma getirmek" diyen bu ilticacı, istese de bir daha Irak'a gidemeyeceğini ifade ediyor hüzünle. Kamp ortamında diğer ulustan insanlarla kardeş gibi yaşadıklarını belirten Kürdistanlı mülteciler, bir an evel bu koşullardan kurtulmak istiyor.
M. ZAHİT EKİNCİ/HAMBURG