
1960'lardaki köklü siyasi değişim ve ideolojik çeşitlilik, yeni rejimin İranlı kadınları sokakları terk edip evlerine dönmeye zorlamasından önce, kadın hareketinin güçlenmesine destek oldu ve İslam reformcularının da katkısıyla kadınlar gelenekçilere karşı direndi. İran kadın hareketi İslami feminizmle yolunu bulmaya çalışırken, orta ve alt sınıfa mensup kadınlar alternatifler yaratıp öz örgütlenmelerini gerçekleştirdi. Bu öz örgütlenmelerden biri ise: “My Stealthy Freedom” ya da “Benim Gizli/Kaçamak Özgürlüğüm”.
Risk aldılar
“Benim Kaçamak Özgürlüğüm” hareketi sosyal medya aracılığıyla İranlı kadınlara ulaşan bir hareket. Kurucusu Masih Alinejad, yazılarıyla Ahmedinejad hükümetinin öfkesini kazanan ve şu an İngiltere’de, sürgünde, yaşamak zorunda kalan bir gazeteci kadın. “Benim Kaçamak Özgürlüğüm”ü nereden bilebilirsiniz? Hafızamızı yoklayalım; İran’da duyurulan son fetvayla kadınların kamusal alanda bisiklete binmesi yasaklandı. Benim Kaçamak Özgürlüğüm’den haberdar veya hareketle bir şekilde tanışmış olan, hatta hareketin aktivisti olan İranlı kadınlar ise kamusal alanda yüzleri ve bazen saçları da açık şekilde bisikletli fotoğraflarını paylaşmaya başladı. İran’da yaşayan kadınlar bunu yaparken risk aldıklarını biliyorlar elbette; ancak kendilerine ve yol arkadaşlarına güveniyorlar ve aldıkları bazı güvenlik önlemleri var. Örneğin hareketin sayfasında isim açık olarak fotoğraf yayınlanmıyor ve 18 yaşın altındakilerin fotoğraf yayınlaması yasak.
’Saç Yoksa Günah da Yok’
Hareketin destekçisi kadınlar arasında muazzam bir dayanışma ağı var ve binlerce destekçisi mevcut. “Saçları da açık” vurgusu boşuna değil. İranlı kadınlar 1979’daki İslam Devrimi’nin ardından zorunlu hale getirilen hicab uygulamasına karşı yıllardır mücadele ediyor. Oluşturdukları sosyal medya sayfalarında başta başları açık fotoğraflarını paylaşıyorlar. Hareketin kurucusu olarak addedilen ve bu konumundan dolayı hali hazırda birçok tehdit alan Masih Alinejad hareketin temelini de böyle atıyor aslında. İran’dan ayrılmak zorunda bırakılıp İngiltere’ye geldiğinde arabasında saçı açık bir fotoğrafını çekiyor ve sayfaya yüklüyor, ardından diğer kadınlar da aynısını yapmaya başlıyor ve bu, zamanla bir sivil itaatsizlik eylemliliğine dönüşüyor.
Hareket, geçtiğimiz aylarda yine, zorunlu hicaba karşı “Saç Yoksa Günah da Yok” eylemi yaparak saçlarını kazıtmalarıyla gündeme gelmişti. Kadınlar bu eylemleri yaparken bazen sivil polislerin tacizlerine maruz kalabiliyor.
Bir örtü parçası, sadece bir örtü parçasıdır’
Hareketin kurucusu Masih Alinejad’la yapılan bir röportajda Alinejad şöyle diyor: “Bu hareket küçük bir adım olsa da kadınların güçlerinin farkına varmalarını sağladığını görebiliyoruz. Sosyal medyanın sesini duyurma konusunda sivillere sağlamış olduğu avantaj sayesinde, artık küçük bir kampanya hükumet kısıtlamalarını ve sansürü geçip kitlelere ulaşabiliyor. İran’da sosyal medya kullanımı resmi olarak yasaklanmış olsa da özellikle VPN ve benzer metodların kullanımı ile çoğu İranlı bu ve benzeri yasakları delip sosyal medya araçlarına erişebiliyor. My Stealthy Freedom hareketi, adeta içlerimizde bir şeye dokundu; İranlı kadınların desteğini arkasına aldı. Zira bizler, yani İranlı kadınlar seçebilmek istiyoruz, seçebilme özgürlüğünü istiyoruz. Bir örtü parçası bizlerin namusunun ya da şerefinin ölçütü değildir. Bir örtü parçası, sadece bir örtü parçasıdır.”
Aktivistlerin en büyük dileği ise hicab karşıtı olmayan kadınların da zorunlu hicaba karşı olmaları ve örtünmek istemeyen kadınları desteklemeleri. Hepsinin hayali ise hayatlarına dair kararları kendilerinin aldığı, seçim haklarının olduğu demokratik bir İran.
TUÐÇE YILMAZ / İSTANBUL