1 Kasım seçimleri için Avrupa’da 8 Ekim’de başlayan oy verme işlemi son beş güne girdi. 7 Hazıran seçimlerine göre daha az oyun kullanıldığı Avrupa’da, seçmenler duyarlılık çağrısında bulundu. HDP seçmenlerindeki sessizlik ise önemli bir eleştiri konusu oluyor. Bizde bu ilgisizliği, Mainz’daki kurum temsilcilerine sorduk:


Binali Çelik (Mainz Demokratik Kürt Toplum Merkezi Eşbaşkanı ve Mainz Bölgesi HDP Temsilcisi): 

“Seçim süreci başlamadan buradaki yurtseverlerle bir toplantı yaptık ve komisyon oluşturduk. Ama hepimizin eksiklikleri oldu. Son günlerde daha etkili çalışmalar yürüteceğiz. Ailelere ulaşıp onların harekete geçirmeye çalışacağız. Son güne bırakılan oy kullanma tercihlerinin olumsuzluklarını aktaracağız. Başlangıçta var olan coşku şimdi görülmüyor. Bazıları ‘bu sarayın padişahı olsun, biz de kurtulalım’ diyorsa yanılıyorlar. Eğer, o padişah olursa katliam yapar. Onun saltanatını yıkmak için sandık başına gidelim.”


Gülnaz Yengin (Mainz Viyan Kadın Meclisi Eşsözcüsü ve Mainz Bölgesi HDP Temsilcisi):

“HDP temsilcisi olarak şunu söyleyebilirim, geçen seçimlere oranla bu seçimlere katılm çok az ve bizim kitlenin katılımı da yetersiz. Ülkede yaşanan savaş etkiliyor insanları, ister istemez insanları moralsiz bırakıyor, bu da seçimlere katılım azmini düşürüyor. Aslında bunca yaşananlardan sonra daha azimle seçimlere yüklenmemiz gerekiyor. Kalan günleri çok iyi değerlendirmemiz lazım. Bu SMS olabilir, birebir kapıları çalmak olabilir, herkes 3-5 kişiye ulaşırsa iyi bir sonuç elde edebiliriz buna inanıyorum. Bugünden itibaren halkımız tekrar canlanıp birebir çalışma yürütmelidir. Örneğin, konsoloslukta görev aldığımdan bu yana çalıştığım işimden oldum. Bunu sorun yapmıyorum, yarın bir iş daha bulurum. Ama yarın biz barajı aşamazsak bu bizim için çok büyük bir yıkım olur. Onun için herkes işinden, zamanından fedakarlık yaparak, gidip oyunu kullanmalı ve başkasına da oy kullandırmalıdır.” 


Emine Ay (Mainz Demokratik Kürt Toplum Merkezi  Eşbaşkanı): 

“Tüm kadınlara çağrım şu: lütfen kimse evde kalmasın seçim çalışması yürütsün. Bu seçim tarihi ve çok önemli bir seçimdir, 7 Haziran’a göre sanki biraz daha durgun, Cizre, Amed, Suruç ve Ankara’daki katliamları gözönünde bulundurarak, bu katliamların hesabını sormak için herkes gidip oylarını kullanmalıdır. Oy kullanmakta yetmez herkes HDP’ye oy verilmesi için seçim çalışması yürütmelidir. Kadınlara, özellikle annelere çağrıda bulunuyorum, herkes oylarını gidip HDP’ye versin ve bunun için çalışma yürütsün. Bu hafta önemli bunu iyi değerlendirelim.”


Aziz Uzpak (Mainz Pazarcık Kültür Merkezi Eşbaşkanı)

“Bu haftayı değerlendikmek çok önemli. Avrupa’da oy kullanma süresinin bitmesine çok az bir süre kaldı. Herkes bu haftayi iyi değerlendirmesi gerekiyor. Ne olursa olsun gidip HDP için oy verilmelidir. Bununla da yetinmeyip oy kullanmayanları arayıp onlarıda oy kullanmaya birlikte götürmelidir. Özetle; herkes bu kalan zamanı çok iyi değerlendirerek telefonla birebir ya da farklı bir yöntemle bir şekilde tanıdıklarına ulaşarak bu hafta sonu oy kullanmalarını söylemelidir. Çünkü son günlere oy kullanmasını bırakmak, oyunu kulanamama riskini artırır. Bizim genel çağrımız herkes gidip oylarını HDP’ye vermeli ve bu diktatörü alaşağı etmek için birleşmeli.”


ŞAHİN BOZLAR/MAİNZ




Türklerin özgürlüğü de HDP ile 


Köln’de HDP’ye oy verenler arasında Türkiyeliler de vardı. Görüşlerine başvurduğumuz Türkiyeliler, HDP’nin farklı halklar arasında ayrımcılık yapmadığını demokrasi, barış ve özgürlüğün HDP’nin çatısı altında olacaklarını düşündükleri için bu partiye oy verdiklerini söylüyorlar. 


Ayşe Ekici (Kırşehir):

“Sessizliğe hayır demek için, kadın erkek eşitliğini savunduğu için, din, dil ve ırk ayrımı yapmadığı için, çok sayıda kadın milletvekili olduğu için HDP dedim. HDP’nin yakalayacağı başarı ile kadınların sesinin daha güçlü çıkacağına inanıyorum. Özgür, demokratik ve insanların ölmediği bir Türkiye istediğim için HDP dedim. Türk olarak, eğer Türkler de özgür olmak istiyorsa HDP etrafında birleşmeli. Şiddet yaşamak istemiyorsanız, huzurlu ve geleceğe dönük çocuklarınıza sağlıklı bir ortam yaratmak için bu haramilerin gitmesi için HDP gelmeli diyorum.”


Bahar Aşçıl (İzmir):

“Ben bir Çerkez ve İzmir doğumlu bir kadın olarak elbetteki HDP’ye oy verdim. HDP’yi kadın ve insan hakları savunculuğunu ön plana çıkardığı için ve mağdur bütün kesimleri bünyesinde barındırdığı için destekliyorum. Şu anki durumda ülkemizi kaostan kurtarabileceğine inandığım bir partidir. Oyumu da eşitlikçi ve barıştan yana olan HDP’ye verdim.”


Meral Kılıç (Kırşehir):

“HDP bütün etnik kökenleri bir arada tutan tek parti. Emekten özgürlükten ve demokrasiden yana olan parti HDP’dir. Şu an Türkiye’deki faşit yönetimi değiştirmek için mücadele eden ve bedel ödeyen tek parti HDP’dir. Biz kadınların sorunlarını bugüne kadar HDP’nin şu an dile getirdiği kadar hiç bir parti getirmedi.”


İbrahim İlbay:

“45 yaşıma geldim ilk defa HDP için oy kullandım. Belki HDP’nin yarattığı bu etki olmasaydı yine gitmezdim sandığa. 7 Haziran sonuçları, öyle bir tablo çıkardı ki eğer sandığa gidip ve oy verirsen değişim olabiliyormuş. Bu gericilere karşı ancak birlikte sahiplenir ve hareket edersek kazanacağız.”


ERDAL ALIÇPINAR / KÖLN