- Almanya’da araştırmalar, yatılı bakım tesislerinde yaşayan özel gereksinimli kadınların özellikle cinsel şiddetle karşı karşıya kaldığını ortaya koyuyor.
- Alman İnsan Hakları Enstitüsü (DIMR) ve Federal Engelli Kişiler Komiseri, yatılı bakım tesislerinde temsilcilerinin görevlendirilmesini talep ediyor.
Almanya’da özel gereksinimli kadınların yatılı bakım ve konut tesislerinde şiddete karşı korunmasına ilişkin tartışmalar yeniden gündemde. Friedrich-Alexander Erlangen-Nürnberg Üniversitesi Deneysel Sosyoloji Enstitüsü tarafından yapılan araştırma, özel gereksinimli kadınların önemli bir bölümünün yaşamları boyunca psikolojik, fiziksel ve cinsel şiddet deneyimi yaşadığını ortaya koydu. Uzmanlara göre mevcut kurum içi koruma mekanizmaları, kadınların karşı karşıya olduğu özel riskleri yeterince kapsamıyor.
Koruma mekanizmaları tartışmalı
2023 yılının sonlarında zihinsel engelli kişilerin yaşadığı bir bakım evinde meydana gelen cinsel şiddet saldırısı, kurumlarda güvenlik ve denetim sorunlarını yeniden gündeme getirdi.
Mahkeme kararına göre, gece vardiyasında çalışan bir hemşire, bir kadın sakini odasında cinsel olarak taciz etti ve olayı cep telefonuyla kaydetti. Kararda, kadının ilaçların etkisi nedeniyle derin uykuda veya uykulu durumda olduğu belirtildi. Fail üç yıl altı ay hapis cezasına çarptırıldı.
Vaka, yatılı bakım tesislerinde yaşayan özel gereksinimli kadınların şiddetten korunması için mevcut mekanizmaların yeterli olup olmadığı sorusunu gündeme taşıdı.
5’te 1’i yatılı tesislerde
Haziran 2024'te yayımlanan araştırmada, bakım ve konut tesislerinde yaşayan 385 özel gereksinimli kadınla şiddet deneyimleri hakkında görüşmeler gerçekleştirildi.
Araştırmaya göre kadınların yüzde 66'sı 16 yaşından bu yana psikolojik şiddet, yüzde 50'si fiziksel şiddet yaşadığını bildirdi. Yüzde 22'si ise cinsel şiddete maruz kaldığını belirtti. Bildirilen olayların yaklaşık beşte birinin yatılı bakım tesislerinde gerçekleştiği ifade edildi. Araştırmanın genel sonuçları da kurumlarda şiddetin yaygınlığının yüksek olduğunu gösteriyor.
Üçte biri cinsel şiddet mağduru
Konut tesisleri ve korunaklı atölyelerde yapılan araştırmalarda, kadınlarla erkekler arasında özellikle cinsel şiddet ve cinsel taciz bakımından belirgin farklılıklar tespit edildi.
Ayakta tedavi hizmetlerinden yararlanan kadınların yaklaşık üçte biri cinsel şiddet yaşadığını bildirirken, erkeklerde bu oran yüzde 7 olarak belirlendi. Kadınların yüzde 60'ından fazlası cinsel tacize uğradığını söylerken, erkeklerde bu oran yüzde 30'un biraz üzerinde kaldı.
Korunaklı atölyelerde çalışan kadınların da yüzde 37'si son üç yıl içinde cinsel taciz yaşadığını bildirdi. Erkeklerde bu oran yüzde 15 oldu. Araştırmaya göre taciz vakalarının büyük bölümünde fail, çoğunlukla engelli erkek çalışma arkadaşlarından oluştu.
Önlem yok iyileşme sağlanmıyor
Mevcut değerlendirmeler, Federal Çalışma ve Sosyal İşler Bakanlığı (BMAS) ve eski Federal Aile İşleri, Yaşlı Vatandaşlar, Kadınlar ve Gençlik Bakanlığı (BMFSFJ) tarafından yaptırılan iki araştırmaya dayanmaktadır. Temel bulguları: Şiddetin yaygınlığı yüksek seviyede kalmaya devam ediyor. Rakamlar 2012'deki son karşılaştırılabilir araştırmadan bu yana iyileşme göstermedi.
Kadın temsilciler görevlendirilmeli
Alman İnsan Hakları Enstitüsü (DIMR), yıllardır ülke genelindeki yatılı bakım tesislerinde kadın temsilcilerinin görevlendirilmesi çağrısında bulunuyor.
Enstitüde araştırma görevlisi olarak görev yapan Sabrina Prem'e göre kadın temsilcileri, kadınların ve kız çocuklarının sorunlarını eşit koşullarda aktarabilecekleri erişilebilir bir iletişim noktası oluşturuyor.
Kadın temsilcilerinin özellikle şiddet konusunda uzmanlaşmış bir başvuru noktası olarak görev yapması öneriliyor. Uzmanlara göre genel şiddeti önleme mekanizmaları, mahalle veya kurum temsilcileri özel gereksinimli kadınların karşı karşıya kaldığı toplumsal cinsiyete özgü riskleri her zaman yeterince ele alamıyor.
Koruma güçlendirilmeli
Araştırmalar, şiddetten korunmaya yönelik mevcut uygulamaların geliştirilmesi gerektiğine işaret ediyor. Öneriler arasında, Sosyal Kanun IX'un (SGB IX) 37a maddesi kapsamında şiddeti önleme konseptleri için asgari standartların oluşturulması bulunuyor.
Bunun yanı sıra kurumların içinde ve dışında bağımsız şikyet mekanizmalarının kurulması, düzenli izleme yapılması, şiddet mağdurlarına yönelik danışmanlık ve destek hizmetlerinin güçlendirilmesi ve kadın sığınma evlerine erişimin güvence altına alınması öneriliyor.
Uzmanlar ayrıca kurumlarda yaşayan özel gereksinimli kişilerin güçlendirilmesi, karar süreçlerine katılımının artırılması ve öz belirleme haklarının desteklenmesini şiddetten korunmanın önemli unsurları arasında görüyor.
BM Sözleşmesi’ne uyulmalı
Alman İnsan Hakları Enstitüsü, şiddetten korunma politikalarının Birleşmiş Milletler (BM) Engelli Hakları Sözleşmesi ile uyumlu olması gerektiğine dikkat çekiyor. Sözleşmenin 16. maddesi, özel gereksinimli kişilerin sömürü, şiddet ve istismardan korunmasını güvence altına alıyor.
Bu çerçevede uzmanların gündeme getirdiği uzun vadeli hedeflerden biri de özel gereksinimli kişilerin büyük ölçüde kurumlarda yaşamasına dayanan sistemden uzaklaşılması ve toplum içinde bağımsız yaşam olanaklarının güçlendirilmesi.
Araştırmaların ortaya koyduğu veriler, özel gereksinimli kadınların şiddetten korunmasının yalnızca kurum içi önlemlerle değil, bağımsız başvuru mekanizmaları, kadın temsilcileri, etkin denetim ve daha fazla öz belirleme hakkını kapsayan bütüncül bir yaklaşımla ele alınması gerektiğine işaret ediyor. HABER MERKEZİ