• Şehit Rojîn Gever’in annesi Zozan Gürbüz, “Onlar, halkı, toprakları ve dilleri için her şeylerini arkalarında bırakıp gittiler. Hiçbir zaman ‘neden gitti?’ demedim. Onunla gurur duyuyorum, başım dik” dedi.

 

Colemêrg’in (Hakkâri) Gever (Yüksekova) ilçesinde dünyaya gelen Rojîn Gever (Güler Gürbüz), henüz genç yaşlarda halkının yaşadığı sorunlar üzerine düşünmeye başladı. Kürt halkının özgürlük mücadelesine yönelen Rojîn Gever, özellikle Gülnaz Karataş’ın (Beritan) mücadelesinden etkilenerek, 2013’de PKK saflarına katıldı. Yaşamını mücadele içinde geçiren Rojîn Gever, Kasım 2019’da Heftanîn bölgesinde çıkan bir çatışmada şehadete ulaştı.

Kızının yaşamını ve mücadelesini Jinnews’ten Nazlıcan Nujin Yıldız’a anlatan anne Zozan Gürbüz, Rojîn’in halkı, dili ve toprağı için mücadele ettiğini belirterek onunla gurur duyduğunu söyledi.

‘Kızımın gidişini sorgulamadım’

Rojîn Gever’in annesi Zozan Gürbüz, kızının aile ve toplum içindeki ilişkilerinin çok iyi olduğunu belirterek onunla gurur duyduğunu ifade etti. Zozan Gürbüz, “Hiçbir zaman ‘neden gitti’ demedim. Babası onu görmeyi çok istiyordu ama haberini de alamadan vefat etti. Yedi yıl boyunca gerillaydı. Onun katılım amacı da bizim içindi. Toprağı için, dili için, halkı için gitti. Onlar, halk için, toprakları ve dilleri için her şeylerini arkalarında bırakıp gittiler. Ben her zaman onunla gurur duyuyorum, başım dik. Evlat acısı zordur ama ben onun verdiği mücadeleden dolayı gurur duyuyorum.

Uzun süredir yaşadığı sağlık sorunları nedeniyle Barış Anneleri’nin çalışmalarına katılamadığını belirten Zozan Gürbüz, sağ olduğu sürece kızının mücadelesini desteklemeye devam edeceğini söyledi. Zozan Gürbüz, özgürlük mücadelesinde şehadete ulaşanların ailelerine de başsağlığı dileklerini iletti.

‘Hepsi bizim çocuklarımız’

Özgürlük şehitleri için yapılan anmalarda büyük bir sahiplenmenin de açığa çıktığını dile getiren Zozan Gürbüz, anmaların yalnızca ailelerin değil, bütün Kürdistan halkının anması olduğunu söyledi.

Taziye sürecinde gençlerin ve halkın kendilerini yalnız bırakmadığını anlatan anne, gösterilen dayanışmanın kendisini duygulandırdığını ifade etti. Kızının evdeymiş gibi hissettiği anlar yaşadığını belirten Zozan Gürbüz, “Taziyelerdeki sahiplenme bizi çok mutlu etti. Hepsi bizim çocuklarımızdır. Taziyelerden sonra da başta gençler olmak üzere halk bizi yalnız bırakmadı. Bu da bizi çok mutlu etti, çok gururlandım. Sanki Güler evdeymiş gibi hissettim. Gençler eve geldiğinde, kapıyı açtığımda Güler de onların yanındaymış gibi hissettim” diye konuştu.

Zozan Gürbüz, çocukların ve annelerin verdiği mücadelenin hatırına mevcut sürecin olumlu sonuçlanmasını umduğunu belirterek cezaevlerinin kapılarının bir an önce açılmasını istedi. 

Torunu da şehit

Kızının yanı sıra torununun da özgürlük mücadelesinde şehadete ulaştığını belirten Zozan Gürbüz, artık hiçbir annenin evlat acısı yaşamasını istemediğini vurguladı. Barışın sağlanması gerektiğini ifade eden anne, bütün taraflara sorumluluk alma çağrısında bulundu.

Zozan Gürbüz, “Umarım bu süreç iyi ilerler. Önderliğimiz de cezaevindeki tutsaklar da özgürlüğüne kavuşur. Biz anneler olarak savaş istemiyoruz, hiçbir zaman da istemedik.

İstiyoruz ki herkes ele ele versin, hepimiz anneyiz, canımız yanıyor. Kimsenin ölmesini istemiyoruz, bu süreç başarıya ulaşsın. Bizim çocuklarımız şehit düştü ama biz ne askerin ne polisin ne de gerillanın yaşamını yitirmesini istemiyoruz” dedi.

‘Süreç yarım bırakılmamalı’

Sürecin başarıya ulaşması için devlet yetkililerinin sorumluluklarını yerine getirmesi gerektiğini belirten Gürbüz, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ve MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye de çağrıda bulundu. Barışın sağlanması için herkesin sorumluluk üstlenmesi gerektiğini ifade eden Gürbüz, “Bu süreç yarım bırakılmamalı. Dört parça Kürdistan’da da barış sağlanmalı” dedi. COLEMÊRG