Özgürlüğe kadar nöbet

Dünya Haberleri —

❏

  • Kürtlerin en uzun soluklu ve kesintisiz eylemi dün 9. yılına girdi. Kürt kurum temsilcileri “Önderliğimiz özgürleşinceye kadar mücadelemiz ve nöbet eylemimiz sürecek” dedi.

BARIŞ BALSEÇER / STRASBOURG

Kürtler Önderlikleri özgürleşene kadar nöbeti sürdürmekte kararlı.

Kürtlerin en uzun soluklu kesintisiz eylemi olan Öcalan’a Özgürlük Nöbet eylemi 9. yılına girdi.

Avrupa Konseyi (AK)’nin yanı sıra İşkenceyi Önleme Komitesi (CPT), Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi (AİHM) ve Avrupa Parlamentosu (AP) gibi kurumların olduğu Strasbourg şehrinde düzenlenen Öcalan’a Özgürlük Nöbeti eylemi 8’inci yılını tamamladı. Haftanın yedi günü kesintisiz sürdürülen eylemin 416. haftasında nöbeti devralan KCDK-E bileşeni kurumlar,  dün kitlesel bir miting düzenledi.

Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan ve PKK bayraklarının açıldığı eylemde, sık sık ‘Bijî Serok Apo’ sloganı atıldı. Kürdistan Özgürlük Mücadelesi’nde şehit düşenler anısına saygı duruşuyla başlayan mitingte yapılan konuşmalarda, Öcalan özgürleşene kadar eylemin kararlılıkla sürdürüleceği mesajı verildi.

Öcalan kırmızı çizgimiz

KCDK-E Eşbaşkanı Fatoş Göksungur yaptığı konuşmada, Kürt Halk Önderi Öcalan’ın 22 yıldır İmralı işkence sisteminde ağır bir tecrit ve işkence altında olduğunu belirterek, “Uluslararası komployla hedeflenen özgür Kürt’ün iradesini ortadan kaldırmaktır” dedi.

Türk devletinin Kürdistan’daki işgalini derinleştirdiğini ve dünyanın gözü önünde Kürt halkını katlettiğini dile getiren Göksungur, uluslararası güçlerin de bu suça ortak olduğunu belirtti. Mexmûr, Şengal, Medya Savunma Alanları, Rojava’daki  saldırılara işaret eden Göksungur, “Topyekün konsept, özgürlük hareketini imha hareketidir. Bu saldırılara sessiz kalmayacağız. Kandil, Şengal, Rojava, Medya Savunma Alanları biziz. Sayın Öcalan,  Kürtlerin kırmızı çizgisidir. Özgürlüğünü sağlayana kadar asla ve asla pes etmeyeceğiz” dedi. Göksungur, Türk devletinin katliam ve işgal saldırılarına karşı herkese eylemde olma çağrısı yaptı.

Paris’te Sakine Kobanê’de Zehra’yız

TJK-E aktivisti Nezahat Ergüneş de Türk devletinin Kürt kadınlarına yönelik katliamını kınayarak, “Paris’te Sakine, Silopi’de Sêvê, Kobanê’de Zehra’yız” dedi. Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî’den sonra Kobanê’ye işgal saldırısı için fırsat kollayan Türk devletinin, DAİŞ’in ilk yenilgiye uğratıldığı Kobanê’de kadınları bilinçli hedef seçtiğini vurgulayan Ergüneş, “Kobanê kadın devrimini simgeleyen bir şehir. Kobanê, bir direniş şehridir ve bütün dünya halklarına umut ve inanç aşılamıştır” diye konuştu.

Ulusal birlik zorunluluk

KCDK-E Divan Üyesi Demir Çelik ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan üzerindeki derinleşen tecridin Türk devletinin Kürt halkına yönelik yürüttüğü soykırımla bağlantılı olduğunu ifade etti. Çelik, Türk devletinin işgali ve katliamlarını arttırdığına dikkat çekerek, tüm Kürt parti ve kurumlarının Kürt halkının ‘ulusal birlik” çağrısını hayata geçirmeye çağırdı.

CÎK adına konuşan Mele Muhyiddin ise Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın bir halk lideri olduğunu ve üzerindeki tecridi kabul etmediklerini belirtti. Türk devletinin katliamlarına işaret ederek, “Zalimin zulmüne sessiz kalanlar da suç ortağı ve zalimdir” diyen Mele Muhyiddin, ulusal birliğin tarihi bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

Şengal Êzîdî Meclisleri Eşbaşkanı Fikret İgrek, Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın ezilenlerin lideri olduğunu söyledi.  Şengal başta olmak üzere birçok yerde Kürt halkının katliama maruz kaldığını hatırlatan İgrek, büyük bir direnişle DAİŞ’in yenilgiye uğratıldığını ifade etti. “En son SİHA’larla Kobanê’de üç Kürt kadının katledilmesi DAİŞ’in intikamını alıyorlar” diyen İgrek, Kürt halkının mücadelesinin zaferle sonuçlanacağını vurguladı.

Avrupa suça ortak olma

TEV-ÇAND’dan Hozan Şemdin ise “Önderliğimiz kırmızı çizgimizdir” diyerek, Avrupa devletlerine Türk devletinin Kürt halkına karşı işlediği suçlara alet olmama çağrısında bulundu. Hozan Şemdin, “Önderliğimiz özgürleşinceye kadar mücadelemiz ve nöbet eylemimiz sürecek” dedi.

FEDA adına konuşan Kemal Samer ise Kürt Halk Önderi’nin özgürlüğü için sürdürülen eylemin sadece bir kişinin özgürlüğü anlamına gelmediğinin altını çizdi. “Alevilerin Kürt halkı ile yan yana olması ancak kurtuluşu getirir” diyen Samer, mücadeleyi büyütme çağrısında bulundu.

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.