Almanya, Lüksemburg ve İsviçre’den 3 kol halinde Fransa’nın Strasbourg kentine doğru yola çıkan yürüyüşçüler önemli bir mesafeyi katederken, Avrupa çapında yerel destek eylemleri de devam ediyor. Bu coşku 14 Şubat’ta Fransa’nın Strasbourg kentindeki büyük buluşmayla zirveye çıkacak.
Rojava’da elde edilen kazanımlar, Başûr’daki gelişmeler, Bakur’daki geriye dönülemez koşullar, ulusal kenetlenme ve diğer halkların özgürlüğü için de umut olma gerçekliği, 15 Şubat 1999’da Kürt Halk Önderi Abdullah Öcalan’ın esaret altına alınmasıyla başlayan uluslararası komplonun Kürt özgürlük iradesi tarafından tamamen boşa çıkarıldığının göstergesidir...
Tüm yerel ve uluslararası komplolara karşı Kürt Özgürlük Mücadelesi büyük bedellerle Türk devletini çözüm masasına çekmiş, Rojava’da kurduğu demokratik özerkliği koruyacağını ispatlamış, Başûr’da güvenilecek tek özgür yaşam limanı haline gelmiş ve uluslararası alanda da üzerindeki blokajı anlamsızlaştırmayı başarmıştır...
Bundan sonrası ve özgür demokratik bir gelecek için ise ulusal birlik ve özgür demokratik yaşamı her parçada örgütlemek, ertelenemez çabalar olarak tüm Kürtlerin önünde duruyor.
Elbette engeller de çok. Özellikle Başûr’da tüm Kürtlere moral veren ortak yurt savunması karşısında hala bazılarının ucuz tüccar kafasıyla, Kürdistan’a bir mülk gibi gören tutumları, ulusal değerlere zarar verici potansiyel taşıyor. Kürdistan’ın her dört parçasındaki kazanımlara zarar veren, birliği engelleyen ucuz yaklaşımlara karşı tüm Kürtler ve Kürdistani güçler uyanık olmalı. Bu açıdan, KCK’nin “DAİŞ faşizmine karşı halkımızın varlığı ve özgürlüğü için şehitler vererek karşılıksız direnen gerillayı yıpratmaya yönelik girişimler” konusundaki uyarısını doğru okumak gerekiyor...