Panik ve korku içindeyiz

Diaspora Haberleri —

1 Haziran 2022 Çarşamba - 21:15

Sınır dışı kararı üzerine 23 Mayıs’ta evi basılan Kerküklü Hemin Mohammed Ali, çocuğu ve partnerinden koparıldı.

Sınır dışı kararı üzerine 23 Mayıs’ta evi basılan Kerküklü Hemin Mohammed Ali, çocuğu ve partnerinden koparıldı.

  • İngiltere’nin sınır dışı etmek istediği Kerküklü Hemin Mohammed Ali, “22 yıldır burada yaşıyorum. Şimdi bizi göndermek istiyorlar. Hayatımız tehlikede, sınır dışıları durdurulsun” çağrısı yaptı. İsmini vermek istemeyen başka bir Güneyli Kürt de “Panik ve korku içindeyiz” dedi. 

EREM KANSOY/LONDRA

Federe Kürdistan Bölgesi Başbakanı Mesrur Barzani’nin 19 Nisan’da İngiliz mevkidaşı Boris Johnson’la görüşmesi ardından İngiltere’de Güney Kürdistanlı Kürtlere yönelik sınır dışı gözaltıları arttı. Dışişleri Bakanlığı, “DAİŞ ve terörist milis gruplardan dolayı adam kaçırma tehdidi var” diyerek vatandaşlarına Irak’a gitmeme uyarısında bulunurken, can havliyle ülkelerini terk etmek zorunda kalan Kürtleri ise sınır dışı etmek istiyor. 

Uçak şimdilik iptal edildi

İngiliz hükümeti 31 Mayıs’ta şimdiye kadarki en büyük sınır dışı operasyonunu hayata geçirmek istiyordu. Ancak alışılmadık bir şekilde hükümet, Güneyli Kürtleri Salı günü Hewlêr’e götürecek uçak seferini iptal etti. Hükümet iptali ‘güvenlik’ gerekçesiyle açıklasa da muhtemelen kamuoyu baskısı etkili oldu. 

Üç kampta 64 kişi 

Hewlêr’e gönderilmek istenen Güney Kürdistanlılar ise halen sınır dışı merkezlerinde tutuluyor. “Güvenlik” nedeniyle ismini açıklamak istemeyen bir aktivistin verdiği bilgiye göre, 3 ayrı sınır dışı merkezinde tutulan 64 kişiyi taşıyacak uçak seferi son anda iptal edildi. Güneyli Kürtlerin tutulduğu sınır dışı kampları ise Colnbrook, Harmondsworth ve Brook House.

Ali 22 yıldır İngiltere’de 

Sınır dışı tehdidi altındaki Kürtler ülkelerine geri gönderildikleri taktirde hayati tehlike yaşayacaklarını belirtiyor. Heatrow Havalimanı’na yakın Harmodswort sınır dışı kampında tutulan Güneyli Kürtler’den biri de Hemin Mohammed Ali. Sınır dışı kararı üzerine evi basılarak çocuğu ve partnerinden koparılan Ali, 22 yıldır İngiltere’de yaşıyor. Telefonla görüştüğümüz Ali gözaltına alınarak bir anda hayatının alt üst edildiğini anlatarak “Burada bir hayat kurdum. 13 yaşında bir çocuğum var, O’nun okulu dahil her şeyiyle ben ilgileniyorum” dedi.

Yetkililer bilgi vermiyor

Evinin 23 Mayıs’ta basıldığını belirten Ali, “Birdenbire evimi bastılar, beni bir gece karakolda tuttular, bir gece Manchester'daki gözaltı merkezine ve ardından Heathrow yakınlarındaki gözaltı merkezine götürdüler” dedi. Neden sınır dışı edilmek istendiğine dair kendisine herhangi bir açıklama yapılmadığına dikkat çeken Hemin, sınır dışı kararının durdurulmasını istiyor. 

KDP’den kaçtık

Kerküklü Ali geri gönderilmesi halinde başına gelebileceklere dair ise şunları söyledi: “Geri gönderilirsem KDP beni ya katleder ya da hapse atar. ‘Hewlêr güvenli’ diyorlar. Ancak insanlar yolsuzluk ve yoksulluk nedeniyle Güney Kürdistan’dan kaçıyor. Manş Denizi’nde boğulma riskini göze alarak İngiltere’ye gelmeye çalışan mültecilerin çoğu Güney Kürdistanlı. Hayatımız tehlikede, sınır dışıları durdurun.”

Şu anda her şeyin belirsiz olduğunu söyleyen Ali, “22 yıldır buradayım. 6 farklı dil konuşuyorum. Ben suçlu veya uyuşturucu satıcısı değilim, hiçbir şey yapmadım” dedi. 

Anlaşmalara kurban edildik

Sınır dışı kararlarının İngiltere ve KDP arasında yapılan petrol anlaşmalarıyla ilgisi olabileceğinin altını çizen Ali, “Sırf kendi cepleri para dolsun diye insanları burada bir kampa toplayıp geri göndermeye çalışıyorlar” dedi. 

300 kişiden bahsediliyor

“Yaklaşık 300 kişi sınır dışı edilecekmiş” diyen Hemin, “KDP bir mafya rejimi. Bizim gibi insanlarla uğraşacağına kendi insanlarına yardım etsin, yaşam imkanı sunsun. İngiltere de ekonomik fırsatlar için insan hayatını harcamasın” dedi.

Kamyon arkasında gelmiş

Aynı sınır dışı merkezinde tutulan ancak ismini vermek istemeyen başka bir Güneyli Kürt ise “Panik ve korku içindeyiz. Kürdistan’a gönderilen herkesin hayatının tehlikede olacağına yemin ederim” diye konuştu. O da yaklaşık 20 yıldır İngiltere’de yaşıyor. 15 yaşında bir kamyonun arkasında İngiltere’ye gelmiş, şimdi 35 yaşında. 

Yasa dışı ve korkunç

Sınır dışıların iptali için kampanya yürüten Movement for Justie/Adalet için Hareket adlı sivil toplum örgütünden Karen Doyle de bu tür toplu sınır dışı planlarının "pahalı, işlemez, çoğunlukla yasadışı ve korkunç derecede haksız" olduğunu belirtti.

Kiminin artık torunu var 

Detention Action adlı yardım kuruluşunun yöneticisi Bella Sankey ise Guardian gazetesine şunları söyledi: “İngiliz çocukları ve torunları olan ve Irak Kürdistanı'na sınır dışı edilebilecek en az 11 kişiyi biliyoruz. Birçoğu, onlarca yıl önce o bölgedeki şiddet ve kargaşadan kaçtı.”

Uluslararası hukuğa aykırı

Öte yandan uluslararası özel hukukun geri göndermeme ilkesi sığınmacıların ırk, din, milliyet, belli bir sosyal gruba veya politik görüşe mensubiyetlerine dayalı muhtemel zulüm tehlikesi ile karşılaşacakları ülkelere gönderilmesini engelliyor. Avrupa İnsan hakları Sözleşmesi (AİHS) de, insanların toplu şekilde sınır dışı edilmesini yasaklıyor.

 

Ruanda planı başlatılıyor

Manş Denizi üzerinden İngiltere'ye ulaşanların sayısı geçen yıl 28 bini bulmuştu. 

İngiltere, tepkilere rağmen mültecileri Ruanda’ya gönderme planını hayata geçiriyor. Mültecileri İngiltere’den Ruanda’ya taşıyacak ilk uçak 14 Haziran’da kalkacak. 

İngiltere, doğu Afrika ülkesi Ruanda'nın hükümetiyle geçen ay tartışmalı bir anlaşmaya imza atmış, Ruanda 151 milyon dolar karşılığında sığınmacıları kabul etmeye razı olmuştu. Tüm tepkilere rağmen İngiltere, sığınmacıları Ruanda'ya gönderme planında düğmeye bastı. İçişleri Bakanlığı, Manş Denizi’ni geçerek ülkeye kaçak yollarla giren sığınmacıları Ruanda’ya gönderecek ilk uçağın 14 Haziran’da kalkacağını açıkladı. Bakanlık iltica başvurusunda bulunan bir grup sığınmacıya Ruanda’ya gönderileceklerini belirten resmi ihtarname gönderdi. 14 Haziran’da kalkacak ilk uçakta kaç kişinin bulunacağı veya bu kişilerin nasıl tespit edildiğine dair detaylar henüz belli değil. Yetkililer gönderilecek kişilerin halihazırda gözaltında bulunduğunu söyledi. 

Patel uygulamada kararlı

İçişleri Bakanı Priti Patel ise “Bu süreci sulandırmaya ve sınır dışıları geciktirmeye çalışanlar olacağını biliyoruz. Yılmayacağım ve İngiliz halkının beklentilerini karşılama görevime tamamen sadık kalacağım” sözleriyle tartışmalı politikadan geri adım atmayacaklarını bir kez daha deklare etti. 

Karşı dava açılacak

Ancak İngiliz hükümetinin bu planının mahkemeden dönme olasılığı da kuvvetle muhtemel. Zira İngiltere'nin planı Birleşmiş Milletler (BM) ve sivil toplum örgütleri ile muhalefetin sert tepkilerine yol açıyor. BM bu adımın uluslararası mülteci sözleşmesine aykırı olduğunu belirtiyor. Ülkedeki muhalefet partileri ile 160’dan fazla sivil toplum örgütü de “etik dışı ve acımasızca” diyerek planı reddediyor.

LONDRA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.