Kadın ve doğa temalı toplumsal meselelerle ilgili görselleri pişirilmiş killerin üzerine işleyerek bunlardan kolyeler elde eden Karapınar, artık yaşamını bu şekilde sürdürüyor. Bu şekilde ilk etapta patronsuz bir hayata adım atan Karapınar, ileride ekolojik ve kolektif bir yaşamın da hayalini kuruyor.


Muhasebeciliği bıraktı

Karapınar'ın ilham kaynağı ise Frida Kahlo. Doğum gününde ev arkadaşının kendisine hediye ettiği kilden yapılmış Frida Kahlo kolyesinden çok etkilenen Karapınar, "Ben de bu işi yapabilirim" diyerek önce muhasebeciliği bıraktı, ardından kil çamuruna dokunmak için kolları sıvadı. 

Yıllardır sistemin dışına çıkma arzusunda olduğunu belirten Karapınar, kadınların erkeklerle aynı işi yapsalar bile daha az para aldıklarını belirterek, "Erkeklerle eşit ücret talep etmemiz gerek. Aynı standartlarda kadınların emeğini görmeyen patronlar var. Kadın iş gücü her zaman fazla ve daha riskli. Her şeyden önce mobbing diye bir şey var. Bu tür bir yaşam hiçbir zaman beni tatmin etmedi. En sonunda bu sistemin dışına çıkma isteğim, beni kilden kolyeler yapmaya itti" diye anlatıyor. 


'Psikolojik olarak rahatım'

Görsel açıdan cinsiyetçi ve ırkçı içerik taşımayan her türlü kolyeyi yaptığını söyleyen Karapınar, kilden kolyelerini internet üzerinden siparişle gönderiyor veya küçük dükkanlarla anlaşarak satmaya çalışıyor. 

Bu yaşamı seçtikten sonra kendisini psikolojik olarak daha rahat hissettiğini söyleyen Karapınar, "Kendi ayaklarım üzerinde duramamak benim için çok büyük bir yüktü. Bu yükten kurtuldum" diyor.


Tüketim çılgınlığına hayır

"Kilden kolye yapmak zor, ama sistemin bize dayattığı şeylerden vazgeçebilmek daha zor" diyen Karapınar, kendi ekonomik alternatiflerini oluşturmak isteyen kadınların, önce 'tüketim çılgınlığı' denilen şeyden uzaklaşmaları gerektiğini söyledi.


CEREN KARLIDAÐ/JINHA/İZMİR