Heyet temaslarının ilk günü Düseldorf merkezli çalışma yürüten Kürt Kadın Barış Bürosu'nu (CENİ) ziyaret etti. Daha sonra Düsseldorf Arjin Kadın Meclisi üyeleri ile de biraraya gelen heyet ardından, Kadın Buluşma Merkezi Utamara yetkilileri ile de görüştü. Kürt kadınlarından, Kürdistan'daki gelişmeler ve Kürt kadınının özgürlük mücadelesi hakkında bilgi alan heyet, kendi ülke deneyimlerini ve kadınların yaşadığı sıkıntıları paylaştı.

2009 yılında Peru devletinin insan hakları ihlallerine ve ülkedeki cezaevlerindeki tutsaklara dönük genel affın çıkması için mücadele eden MOVADEF üyeleri, CENİ yetkilileri ile biraraya geldi. Yaptıkları çalışmaları tanıtan heyet üyeleri Alvarez ve Villalobos, Kürdistan'daki gelişmeler ve Kürt kadınının özgürlük mücadelesine ilişkin de bilgi aldı. Görüşmede, Peru ve Kürdistan halkının, yine özelde her iki halkın kadınlarının özgürlük mücadelelerinin birbirlerine yakın olduğu belirtildi.

Kürt kadınları etkiledi

MOVADEF temsilcileri daha sonra, Düsseldorf Arjin Kadın Meclisi üyeleriyle görüştü. Görüşmede, Kürdistanlı kadınların siyasal, ideolojik, toplumsal, kültürel olarak yaşadıkları gelişim süreçleri ve tecrübeler anlatıldı. Peru’daki kadınların ve toplumun durumunu, yaşadığı sorunları da anlatan temsilciler, "Kürdistanlı kadınların mücadeleleri bizleri çok etkiledi. Kürt kadınları çok güçlü ve bize de güç veriyor" şeklinde konuştu
Utamara ziyaretinde MOVADEF ulusal kadın sekreteri Alvarez, hareketlerinin 2009'da Lima'da eski tutsaklar, aydınlar, sanatçılar, öğrenciler ve siyasi tutsakların avukatları tarafından kurulduğunu belirtti. Amaçlarının Peru halkının temel hak ve özgürlüklere dayalı sorunlarını çözmek olduğunu söyleyen Alvarez, "Ülkemizde 20 yıldır geliştirilen neoliberal politikalar ve kapitalizmden dolayı halkımız büyük bir yoksulluk yaşamaktadır. Burjuvaziye muhalif bir hareket olarak doğduk. Hareketmizin yine diğer bir hedefi de, siyasi genel bir af ilan etmektir" dedi.

Şiddete yaklaşımları
Özgün bir örgütlenmelerinin olmadığını ve daha çok komite tarzı örgütlendiklerine vurgu yapan Alvarez, kadın dönük şiddete yaklaşımlarını da şu sözlerle özetliyor: "Burjuva kadının, köylü kadının, küçük burjuva kadının kendine özgün sorunları var. Kadın özgürlüğünü sınıf özgürlüğüne bağlı gelişeceğine inanıyoruz. Sınıf sorunu ortadan kalkmadan, kadın sorununun çözülmeyeceğine inanıyoruz. Ülkemizin en ciddi sorunlarından biri de gelir dağılımındaki eşitsizliklerdir. Kadın içinde bulunduğu toplum özgürleşirse özgür olabilir." Son olarak Kürt halkını ve kadınlarını daha yakından tanımak istediklerini belirten Alvarez, ülkelerine döndüklerinde, Kürt halkı ve kadınlarını daha fazla araştıracaklarını, çünkü aynı değerler için mücadele ettiklerine vurgu yaptı.

Cins sorununa inanmıyorlar
MOVADOF'un basından ve dış ilişkiler temsilcilerinden Villalobos da, "Kendi ülkemizde genel siyasi bir çözümün ve affın yaşanması için mücadele ediyoruz. Kürt halkıyla ortak noktalarımız çok" dedi. Peru köylerinde yaşayan kadınların büyük çoğunluğunun okuma yazma bilmediğini ifade eden Villalobos, yerli halkın yoksulluktan kaynaklı normal bir tedavi göremediğini belirterek, "Devlet şiddetine maruz kalan kadınların sorunlarıyla ilgileniyoruz. Çünkü bu tarz bir şiddet politik bir şiddettir. Sizinkine benzer özgün bir kadın organizasyonumuz yok. Biz bir cins sorunu olduğuna inanmıyoruz. Sorun bize göre sınıfsal eksenlidir" şeklinde konuştu. Ardından Utamara yetkilileri, Kürt kadınlarının yaşadığı sorunlar, buna dönük kurumlarının yaptığı çalışmalar hakkında heyete bilgilendirme yaptı. Karşılıklı görüş alışverişinde, kadın hareketleri açısından, uluslararası dayanışmanın daha çok güçlendirilmesi gerektiği öne çıkan hususlardan oldu.  

 HABER MERKEZİ