KDP Ankara’nın hizmetinde

  • Türk Cumhurbaşkanı Erdoğan, Bağdat’a gidip Başbakan Kazimi ve Fransa Cumhurbaşkanı Macron ile görüşmesi sonrası çağırdığı Federe Kürdistan Başkanı Barzani, apar topar Türkiye’ye gitti.

Federe Kürdistan Başkanı Neçirvan Barzani, beraberindeki bir heyetle dün Ankara’ya gitti. Bir süredir Türkiye ile birlikte Kürt Özgürlük Hareketi’ne karşı iş birliğini, neredeyse aktif çatışma aşamasına taşıyan Barzani, Bağdat’taki görüşmelerinin ardından çağrıldığı Ankara’da biat tazeledi.

Neçirvan Barzani, 2 Eylül günü Bağdat’a ziyarette bulunan Fransa Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron tarafından kabul edilmişti. Barzani, ayıca Bağdat’ta Irak Cumhurbaşkanı Berhem Salih, Başbakan Mustafa Kazımı ve diğer siyasi liderlerle birer görüşme gerçekleştirmişti. Bu görüşmenin hemen ardından apar topar çağrılan Barzani’ye ziyareti esnasında, Federe Kürdistan Başkanlık Divanı Başkanı Fevzi Hariri, Başkanlık Ofisi Müdürü Kerim Şengali, Dışilişkiler Ofisi Sorumlusu Sefin Dizayi ve Kıdemli Dış Politika Danışmanı Felah Mustafa da eşlik etti. Neçirvan Barzani ve beraberindekiler, dün ilk olarak sabah saatlerinde Türk Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu’nun kahvaltı sofrasına oturtuldu.

Barzani tarafı sakladı

Federe Başkanlığı’ndan yapılan açıklamada, görüşmede karşılıklı ilişkilerin her alanda ve özellikle de ekonomik alanda geliştirilmesi konusunun ele alındığı öne sürüldü. Tarafların ayrıca karşılıklı ticaret alışverişini daha da canlandırılması gerektiğine vurgu yaptığı belirtildi. Görüşmenin içeriği hakkında Barzani’nin patronajındaki Rudaw’ın Ankara Temsilcisi’ne konuşan Federe Kürdistan Başkanlığı Kıdemli Dış Politika Danışmanı Felah Mustafa, 2 Eylül’de Bağdat’ta gerçekleştirilen önemli görüşmenin ardından Türkiye Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın resmi daveti ile Ankara’ya gittiklerini söyledi. Mustafa, “Görüşmede karşılıklı ilişkiler ele alındı. Yine koronavirüsle mücadele meselesi gündeme geldi. Sayın Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu bu konuda Kürdistan Bölgesi’ne yardım sunmaya hazır olduklarını belirtti. Yine Kürdistan Bölgesi ile Türkiye ve genel olarak Irak ile Türkiye arasındaki ekonomik ve ticari ilişkilerin geliştirilmesi meselesi ele alınan önemli başlıklardan biriydi” dedi. Irak’taki genel siyasi süreç, Hewlêr ile Bağdat ilişkilerini de görüştüklerini belirten Felah Mustafa, “Şüphesiz Irak ile Türkiye iki komşu ülke olarak iyi ilişkiler geliştirmek zorunda ki Kürdistan Bölgesi de Irak’ın bir parçasıdır. Ortak çıkarlar ve karşılıklı anlayış temelinde iyi ilişkilerimiz olmasını istiyoruz.” ifadelerini kullandı.

Türk tarafı resmen açıkladı

Türk Dışişleri Bakanı Çavuşoğlu ise Neçirvan Barzani ile beraberindekileri kahvaltı masasından uğurlamanın hemen ardından fotoğraflarıyla birlikte Türkçe ve İngilizce şu kısa açıklamayı paylaştı: “IKBY Başkanı Neçirvan Barzani ve beraberindeki heyeti konuk ettik. PKK ile ortak mücadele başta olmak üzere ilişkilerimizi ele aldık.”

Türkiye Cumhurbaşkanlığı resmi sitesinde yer alan bilgiye göre, Barzani’nin dün öğleden sonra saat 14.00’te Saray’da AKP Genel Başkanı ve Türk Cumhurbaşkanı Recep T. Erdoğan tarafından kabul edilDİ. Haber hazırlanırken kabul devam ediyordu. Neçirvan Barzani, son olarak Haziran 2019’da Ankara’ya çağrılmıştı.

Ticaretleri 12 milyarı buldu

Federe Kürdistan Ticaret Bakanlığı Ticaret Genel Müdürü Nevzad Edhem’in verdiği bilgilere göre; Türkiye ile Federe Kürdistan arasındaki yıllık ticaret hacmi 12 milyar doları buldu. Edhem, “Koronavirüsü nedeniyle getirilen kısıtlamalara rağmen bu yılın ilk 6 ayınca yaklaşık 5 milyar dolarlık bir ticaret hacmi yakalandı” dedi. Bilindiği Federe Kürdistan’ı yöneten KDP’nin, Türkiye ile içeriği gizlenen bir petrol anlaşması var. Kürdistan petrolü Türkiye’ye akıyor. Federe Kürdistan’da neredeyse bütün sektörler Türkiye’ye bağımlı durumda. Türkiye’den gıda, ilaç, inşaat malzemeleri, sebze ve meyvenin yanı sıra elektronik aletler ihraç ediliyor.

Ticari ilişkilerle yetinilmiyor

KDP yönetimindeki Federe Kürdistan Hükümeti, ticari ilişkilerle yetinmeyip siyasi olarak da Türkiye’ye angaje durumda. Türkiye’nin Federe Kürdistan’ı peyderpey işgaline cevaz veren KDP yönetimi, yeni askeri üs ve merkezlerinin yanı sıra Parastin’in MİT’in yedeğine almış durumda. Kürtlere karşı yeniden savaşın başlatılması ve referandumun ardından Kürt Özgürlük Hareketi yöneticileri ve gerillalarına ilişkin istihbarat sağlayan KDP yönetimi, bu yılın başından itibaren ise ortak askeri saldırı adımları atıyor. Federe Kürdistan Başkanı, Başbakanı ve tüm yönetim organlarına göre; Türkiye’nin Güney Kürdistan ve Rojava’daki işgali, Şengal ve Mexmûr saldırıları meşru. Yönetim, Türkiye’ye sitem bile etmezken PKK’yi suçluyor.

PKK’nin ticari ilişkilere itirazı yok

KCK Yürütme Konseyi Eşbaşkanı Besê Hozat, önceki akşam Stêrk TV’de yayınlanan özel programda, Federe Kürdistan’ın Türkiye ile ticari ilişkilerinin sürdürmesine itirazları olmadığını ama ilişkinin, Kürtlerine aleyhine iş birliğini de aşıp ihanete doğru yol aldığını söyledi. ”KDP şu anda Türk devletinin yanında yer almış durumda. Türk devleti, PKK’yi tasfiye etmek istiyor. Kürtlere karşı soykırım yapmak istiyor. Türk devletinin yanında yer alıp sana karşı savaşan, seni imha etmek isteyen böyle bir güce kardeş diyebilir misiniz? Böyle bir şey olmaz yani” diyen Hozat, şöyle devam etti: ”Türk devleti topraklarımızı işgal ediyor, Kürtlere karşı soykırım politikası geliştiriyor, Özgürlük Hareketi’ni tasfiye etmek istiyor. Eğer Kürt hareketi ise PKK’nin yanında yer almalıdır.”

Bu kirli ilişkiyi kesin!

Türk devletinin, açık bir şekilde pêşmergeleri yanına çekerek, PKK ile savaşmak istediğini; sonra bunu kendine gerekçe yapıp tüm Güney’i işgal edip, Türkiye’ye katmayı hedeflediğini belirten Hozat, uyarılar eşliğinde şunları söyledi: ”Hala geç değil, KDP’ye Türk devleti ile bu kirli ilişkisini kesme çağrısında bulunuyorum. Eğer bir ilişki yürütecekseniz, Kürt halkının çıkarlarına uygun bir ilişki olsun. KDP’nin Türk devleti ile ilişkisi olsun ama Kürt halkının çıkarları için olsun, Kürt halkına düşmanlık için değil. KDP’nin Türk devletine, ‘Kürt sorununu demokratik bir şekilde çözmelisiniz, Bakur’daki Kürt halkını hakkını teslim etmelisiniz, soykırım siyaseti yürütmemelisiniz, Kürtçe eğitimi, Kürt kültürünü yasaklamayın, zindanları boşaltın, İmralı tecridini sonlandırın, Öcalan’ın özgürleşmesi lazım’ demesi gerekir.”

İhanetten mahkumiyet istemiyorsa

Bütün belediye eşbaşkanları, HDP eski eşbaşkanları, siyasetçilerin yüzde 90’nın tutuklandığını, kentlerin yakılıp yıkıldığını, iki parçada işgal saldırıları ve işgaller, katliamlar olduğunu hatırlatan Hozat, KDP’nin tek bir eleştiri getirmediğini, aksine bütün bunları meşrulaştıran açıklamalar yaptığını söyledi. Bütün bunlara rağmen hala geç olmadığını kaydeden Hozat, şunları ekledi: ”KDP’nin bu yanlıştan dönmesi lazım. Büyük bir yanlıştır, tarihi bir suçtur, ulusal bir suçtur. Yarın öbür gün tarih karşısında yargılanacaklar. Yaptığı suç mahkumiyet isteyen bir suç. Kürdistan tarihinde ihanetçi olarak mahkum edilmek istenmiyorsa bu suçu işlemekten vazgeçmelidir. Kürt halkından, PKK’den af dilemeli, bu yanlışlıktan dönmeli, yurtseverlik çizgisine, ulusal çizgiye gelmeli.”  ANKARA

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2026 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.