‘Süddeutsche Zeitung’ gazetesinin haberine göre, 2000 ile 2006 yılları arasında 8’i Türkiyeli biri Yunan 9 göçmenin öldürüldüğü cinayetlerin aydınlığa kavuşturulması için kurulan 160 kriminal memurdan oluşan ‘Bosporus’ isimli araştırma ekibinin sürekli birbirleriyle tartıştıkları bildirildi. Gazetenin verdiği bilgiye göre, ırkçı cinayetlerin açıklığa kavuşması için çalışan görevlilerin çoğu eylemlerin arkasında organize suçlar işleyen çetelerin olduğunu düşünüyordu ve neonazilerin eylemleri yapmış olabileceği tezini ortaya koyanlar ise sürekli olarak dışlanıyordu.
‘Bosporus’ ekibinden Bavyeralı bir suç analitikçisi, eylemlerin arkasında neonazi ırkçı grupların olabileceği tezini savunduğu için sürekli olarak meslektaşları tarafından azarlanarak dışlanmış. Bavyeralı analitikçi, cinayetlerin ırkçı gruplardan bir seri katil tarafından işlenmiş olabileceğini her fırsatta gündeme getirmiş. Süddeutsche Zeitung’un elindeki dökümanlara göre, Federal Başsavcılığı da 9 göçmenin öldürüldüğü cinayetler konu sunda yapılan araştırmalardan düzenli bir şekilde uzak tutuldu. 1998 Ocak ayında neonazi NSU’nun yeraltına girmesinden sonra Federal Başsavcılık Thüringen Eyaleti’nden bilgi isteyerek, örgüt hakkında inceleme başlatmak gerekip gerekmediğini gözden geçirmiş. Eyalet yetkilileri de eylemlerin bir grup işi olmadığını, ferdi olduğunu belirterek soruşturmaya gerek olmadığını savunmuş. Başsavcılık yetkilileri, ırkçı örgüt hakkında bir fikir sahibi olabilmek için gazetelerde çıkan haberleri değerlendirmiş.
KÖLN