Protokol yeni Suriye için

- MSD ve Halkın İradesi Partisi’nin Moskova’da Suriye’de siyasi çözüme ilişkin imzaladığı müzakere protokolü, uzlaşılan yeni Suriye için ortak çabayı esas alıyor.
Protokolün önemine dikkat çeken MSD Mısır Temsilcisi Sihanok Dibo ise görüşmelere ilişkin şunları belirtti: ”Kürt halkının anayasal haklarına uygun olarak demokratik ve adil çözümler bulunmasının gerekliliğine vurgu yapıldı. QSD’nin üstlendiği role dikkat çekildi. MSD’nin, Suriye Anayasa Komitesi’ne katılması gerekir. Bu çalışmalar protokolün hayata geçirilmesine yardımcı olacaktır. Rusya heyeti de imzalanan protokole destek verdi.”
Görüşmenin detaylarına ilişkin ANHA’ya konuşan MSD Yürütme Konseyi Başkan Yardımcısı Hikmet Hebîb ise şunları paylaştı: ”Bakanlık, Suriye’de siyasi çözümün, Özerk Yönetim ve MSD’nin katılımı gerçekleşmeden mümkün olmayacağı görüşünde. Lavrov, Suriye’ye ilişkin siyasi sürece katılımın, MSD’nin hakkı olduğunu, Astana ve Cenevre gibi Suriye’ye ilişkin toplantıların, MSD’nin katılmaması durumunda eksik kalacağını söyledi. Görüşmede, Türk devletinin devam eden saldırıları da ele alındı.”
İmzalanan protokol
Tüm demokratik ulusal güçlerin, mevcut trajedi ve yıkımın sona erdirilmesi için harekete geçmesi kapsamında MSD ve Halkın İradesi Partisi, Suriye ve halkının karşılaştığı insani krize karşı tarihi sorumluluğu gereği; ülkede siyasi, ekonomik ve toplumsal değişim için bir araya geldi ve bir müzakere protokolü imzaladı. Protokolün temel maddeleri ise özetle şöyle:
* Yeni Suriye’de, Suriye toprağı ve halkı birdir. Yeni Suriye, demokratiktir ve eşitlik ile toplumsal adaleti barındırır. Yeni Suriye’nin, Kürt, Arap, Süryani, Asuri, Türkmen, Ermeni ve Çeçen halklarıyla başı diktir. Çok renklilik bir zenginliktir ve toplumsal birlikteliği güçlendirmektedir. Demokratik anayasası, adem-i merkeziyetçi yönetimin gelişmiş bir formatı olduğu gibi halk iradesini ülkenin her noktasını adilce yerine getirecektir. Dışişleri, savunma ve ekonomi gibi temel çalışmalar, ortak bir şekilde yürütülecektir.
* Siyasi çözüm, Suriye krizinin sona erdirmenin tek yoludur. Aynı zamanda, bir bütün olarak halkın egemenliğine ve halkların diyalog yoluyla kendi kaderlerini tayin etme hakkına dayanan bir çözümdür. Bu bağlamda, her iki taraf da Cenevre Bildirgesi’nin uygulanması ve MSD dahil muhalefet partilerinin Suriye’nin siyasi reformuna katılımının da yer aldığı 2254 sayılı kararın uygulanmasını desteklemektedir. Bu karar, Suriye’nin egemenliğine kavuşması, Suriye halkına uygulanan tüm yaptırım ve ablukaların sona ermesi, insani yardım üzerinden yapılan siyasetin, işgalin, dış müdahalenin sona ermesi ve tüm yabancı güçlerin Suriye topraklarından çıkarılması dahil Suriye halkının haklarını kurtarmanın yoludur.
* Suriye’de eşit yurttaşlık ilkesiyle, çok renkliliğe, Suriye’de Kürt sorununa uluslararası kanun ve yasalara ile Kürt halkının anayasal haklarına uygun olarak demokratik ve adil çözümler bulunmasının gerekliliğine vurgu yapılmıştır. Aynı zamanda Suriye’deki bütün bileşenlerin ulusal haklarını, Suriye’nin toprak bütünlüğü ve egemenliğini korumuştur.
* Kuzey-Doğu Suriye Özerk Yönetimi, ülkenin durumu ile ilgili bir zorunluluk ve sosyal bir gerekliliktir. Özerk Yönetim’in olumlu ve olumsuz tüm tecrübelerinden yararlanılmalı ve halk yönetiminde esas alınmalıdır. Özerk Yönetim, Suriye’nin toprak bütünlüğünü, egemenliğini ve kamu yönetim sistemini güçlendirmek için ulusal düzeyde ve Suriye halkı arasında uzlaşma çerçevesinde geliştirilmelidir.
* Ulusal bir yapı olan Suriye ordusu, sadece askeri alan ile ilgilenir ve siyasete karışamaz. Terörle mücadelede ciddi bir rol oynayan ve halen bir arada yaşamı güçlendirmek için çalışan QSD, uzlaşma biçimleri ve mekanizmaları temelinde bu kuruma dahil edilmelidir.
* İki taraf, genel siyasi düzeyde ve doğrudan çalışma düzeyinde ilişkilerin ve işbirliğinin güçlendirilmesi konusunda anlaştı. İki taraf da MSD’nin siyasi sürece tüm detaylarıyla katılımını sağlamak ve Suriye Anayasa Komitesi’ne katılmak için ortak çalışma ihtiyacını yineledi. QAMIŞLO







