Qamişlo, devrimin ayak sesiydi

11 Mart 2022 Cuma - 18:00

Hisên Berzenci

Hisên Berzenci

  •  BAAS güçlerinin kışkırtmasıyla Qamişlo'daki futbol maçında başlayan kavga, bir katliam gösterisine ve direnişe dönüştü. 52 kişinin katledildiği, yüzlerce kişinin yaralandığı ve tutuklandığı Qamişlo Direnişi sırasında yaralanan Hisên Berzenci, o günden bu yaşananların başka bir duruma evrileceğinin görüldüğünü belirterek, Rojava Devrimi'ne işaret etti.

 

Rojavayê Kurdistan'ın Qamişlo kentinde 12 Mart 2004’te El Cihad ile El-Futwa futbol takımları arasında oynanan maçta başlayan kavganın ardından BAAS rejimi güçleri Kürtlere saldırdı. Maçın oynandığı stadyumdan başlayarak Qamişlo, Serêkaniyê, Hesekê, Amudê, Efrîn, Halep ve Şam’a kadar uzanan saldırı ve direniş, 2012’de Rojava Devrimi'ne de ilham kaynağı oldu. 18 yıl önce “Bijî Kurdistan, bimre rejîma BAAS” şiarıyla sokaklara inen Kürt halkının direnişini, silah ve tanklarla bastırmaya çalışan BAAS rejimi, 52 kişiyi katletti, yüzlerce kişiyi yaraladı, binlercesini gözaltına alıp tutukladı. Rojava Devrimi’nden sonra Qamişlo Stadı'nın adı, 12 Mart Şehitler Stadyumu olarak değiştirildi. Rojava Devrimi'den sonra her yıl bu tarihte Qamişlo ve Dêrazor'dan gelen takımlar dostluk maçına çıkıyor.

Katliamın tanıklarından Hisên Berzenci, o günleri MA'dan Müjdat Can'a anlattı.

BAAS sloganları ve bıçaklar

El Cihad ile El-Futwa takımları arasında 12 Mart'ta oynanan maç öncesinde bazı taraftarların rejim lehine sloganlar attığını belirten Berzenci, Dêrazor'dan gelen taraftarların taş, bıçak ve sopalarla stada girdiklerini söyledi. Berzenci, Qamişlo taraftarlarının ise getirdiği kitapların bile "ateş çıkarırsınız" gerekçesiyle görevliler tarafından ellerinden alındığını söyledi. 

O gün dört kişi katledildi

O gün akrabasının evinde bulunduğunu belirten Berzenci, öğlen Qamişlo'da olayların başlaması üzerine dışarı çıktıklarını ve her yerin savaş alanına döndüğünü ifade etti. Berzenci, "Yaralılara yardıma gittik. Yaralılara müdahale ediyorduk. Şehit düşenler vardı. Bu yaşananları duyan alana geliyordu. Kürtlerin hepsi stada doğru geldi. Stadın çevresi kuşatılmıştı. O gün Hesekê'den muhafızlar sevk edildi buraya. Biz stadın içinde değildik ama stat içinde olanlar, muhafızların Ahmed adlı yurttaşı silahıyla katlettiğini söyledi. O gün dört kişiyi katlettiler" dedi. Maç esnasında El Cihad takımının yönetimine taşların atıldığını belirten Berzenci, o esnada hükümetin halkın içeri girmesine izin vermediğini söyledi. Bulunduğu yerdeki alanda taşlarla, sopalarla El Cihad taraftarlarına saldırılar yapıldığını ifade eden Berzenci, "Onlar da karşılık verdi. Burada ölümler yaşandı. Ölümlerin ardından Qamişlo, Amûdê, Hesekê gibi kentlerden herkes Qamişlo'ya geldi. Kendi halkına yardım etti. Biz barış insanıyız. Savaşa karşıyız ama savaş kapımıza gelince de kabul etmeyiz. Bu savaşı kapımızdan uzaklaştırırız" diye konuştu. 

Cenaze töreninde de saldırı

Berzenci, şöyle devam etti: "O zaman dört şehit, çok sayıda yaralı vardı. Bundan sonra Qamişlo halkı stada girdi, şehitlerini toprağa veremedi. Diğer gün tören düzenlendi. 13 Mart'ta törene gittik. Törende 'kimse olaylar çıkarmasın, sadece defin yapılsın' dediler. Şehitleri defin için yürüyüş düzenledik. Enteriye'ye doğru gittiğimizde gümrük tarafında biraz taşkınlık yaşandı. Hükümet halkı kışkırtmaya çalıştı. 'Halk şehitlerimizi defnetmek istiyoruz' dedi. Hükümetin 4 aracı geldi yanımıza. Halef duvarının önünde bizleri taradılar. Orada yaralandım, yere düştüm. 17 kişi o esnada kurşunlarla yaralandık." 

Rejim güçleri terör estirdi

Olayların ardından insanların Şam'dan Derik'e kadar ayağa kalktığını belirten Berzenci, yalnızca Kürt halkının değil, bir kısım Arap halkının da Kürtlere destek olduğunu söyledi. Berzenci, şöyle devam etti: "Devriyeler geziyordu. 400'e yakın insanı tutukladılar. İnsanlar büyük bedeller ödedi. İki insanın bir arada yürümesine bile izin vermiyorlardı. Cenazeyi definden sonra Enteriye'de, Sinaa'da bize mermi sıktıklarında herkes bir yerlere gitti. Bir kaç kişi kendini zorla eve atabildi. Benim çocuklarım gece 02.00'de ancak kendilerini eve atabildi."

Halen gözümün önünde

 Hafızasında o günden kalan en ayrıntılı görüntülere işaret eden Berzenci, "O gün stadta yaşananlar halen gözümün önünde. Bugün olmuş gibi. Bu zulmü asla unutmayız. O zaman en güzel şey Kürt halkının hepsinin birbirini desteklemesi oldu. Hesapları, siyasi partileri halk bir kenara bırakarak birleşti, birbirine sırt verdi. O zaman en güzel şey buydu" diye konuştu. O gün aklında kalan en kötü şeyin ise iki halk arasında uygulanan ayrımcılık olduğunu söyledi. 

O gün bunun evrileceği belliydi

"Şimdiki Rojava Devrimi o dönemki halk serhildanının (direniş-ayaklanma) sonucudur" diyen Berzenci, şunları söyledi: "Biz o günkü serhildanda bunun başka şeylere evrileceğini biliyorduk. Bugün güzel şeyler yaşandı ama bizler daha güzel günlerin yaşanacağına da umutluyuz."

Artık birlik maçı yapılıyor

Rojava Devrimi'nden sonra Qamişlo stadının adının 12 Mart Şehitler Stadı olarak değiştirildiğini hatırlatan Berzenci, sözlerini şöyle sürdürdü: "Her 12 Mart'ta Dêrazor ve Qamişlo takımları arasında birlik maçı yapılıyor. Sorunsuz, olaysız sevgiyle maç yapıyorlar. 2004'teki bu şiddet sarmalına dönen maç, şimdi Kürt ve Arap halkları arasında sevgi, birliktelik maçına döndü. Eskiden biz Kürtçe konuştuğumuzda  bize 'Niye Kürtçe konuşuyorsunuz' diyorlardı. Difa el-Vatani (Suriye güçleri) Şam'dan sonra Qamişlo'da da benzer şeyler yapmaya çalıştı. Kürt halkını kırmaya çalıştılar. Kürt halkı asla kırılmaz. 60 Milyon Kürt halkıyız biz. 1 Milyon bile olsak tekrardan 100 milyona çıkarız. Kendi dilimizle ayakta durarız. Birlikte yaşıyorsak bir birimizin elini tutmalıyız, güzel bir yaşam inşa etmeliyiz. Fitneciler bizleri birbirimize düşüremesin."   URFA

 

12 Mart serhildanı komplolara cevaptı

Demokratik Toplum Hareketi (TEV-DEM), 12 Mart 2004’te Qamişlo’da başlayan serhildanın yıl dönümüne ilişkin yazılı açıklama yaptı. 

Kürt halkına karşı 12 Mart 2004'te büyük bir komplo kuruldunun ve bunun, Suriye'de bazı aşırı BAAS'çıların planlayıp örgütlediğini hatırlatan TEV-DEM, "Amaçları halkın iradesini yok etmekti. Direnişimizi kırmak, kültürümüzü, değerlerimizi ve kazanımlarımızı yok etmek, Kürtler ile Araplar ve bölgenin diğer bileşenleri arasında mezhep çatışması yaratmak, toplumsal kültürler arasında uyumsuzluk yaratmaktı" dedi. 

Bu girişimlerin, bir anda komploları yenmek için güçlü ve birleşik bir iradeyle karşılanan bir halk ayaklanmasına dönüştüğünü kaydeden TEV-DEM, açıklamasını şöyle sürdürdü: "Serhildan, Rojava’daki tüm şehirlere ve Suriye'deki büyük şehirlere sıçradı. Rejimin kontrolünden çıkan 12 Mart serhildanı, uluslararası toplumun dikkatini çeken küresel bir olay oldu. Suriye rejimi de siyasi, ekonomik ve sosyal bir kriz yaşadı, içeride ve dışarıda bugüne kadar devam eden siyasi dengesini ve ağırlığını kaybetmeye başladı.

Türk devleti müdahale etti

O zamanki rejim başkanının dilinde 'Kürtler Suriye ulusal ağının önemli bir parçası' ifadesi, çözüm adımlarına, barışçıl diyaloglara ve Suriye'de reformların uygulanmasına ilişkin iyi haberlere ve barışın başlangıcına yönelik önemli bir açıklamaydı. Ancak faşist Türk devletinin Suriye'ye müdahalesi barışçıl siyasi süreci boşa çıkardı ve başarısızlığa uğrattı.

O andan itibaren faşist Türk devleti, Adana Anlaşması hükümlerini kullanarak Suriye'deki bölgesel ve uluslararası siyasi hesapları ortadan kaldırmaya başlamış, Suriye rejiminin barışçıl çözümler karşısında ahlaki sorumluluklarından ve yükümlülüklerinden kaçmasına neden olmuştur.

Özellikle Suriye toplumunun tüm kültürlerini temsil eden Demokratik Özyönetim modeli, demokratik, çoğulcu, bağımsız bir Suriye ve Suriye ulusal kimliğinin tanınmasını güvence altına alan demokratik bir anayasa yazılması konusunda hala aynı tavrı göstermektedir.

Rejim Türk işgalini sindiriyor

12 Mart 2004 serhildanı, BAAS zihniyetinin Kürtlere ve Suriye'nin diğer halklarına karşı şovenist ve ırkçı ruhunu teşhir etti. Bu şovenist rejimin iradesinin Türk faşizminin, özellikle de Adana Anlaşması'nın ne kadar etkisi altında kaldığını ve teslimiyetini de ortaya koymaktadır.

Bugüne kadar bu rejimin iradesi elinden alındı. Türk devletinin Suriye hava sahasını ihlal ettiği ve başta Efrîn, Serêkaniyê ve Girê Spî olmak üzere birçok bölgesini işgal ettiği bir dönemde bu rejim, Kürt halkına öfkeli ve nefret dolu iftiralar atıyor.

TEV-DEM olarak Suriye'deki durumun kötüye gittiğini, her tarafta büyük ve tehlikeli bir siyasi boşluk yaşandığını görüyoruz. Kaosun devamı, gerçek bir felaketin devamı ve ağır bir ölüm demektir. Bunun nedeni ekonomik ve sosyal durumun bozulmasıdır. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere uluslararası toplumu bu trajediye müdahale etmeye çağırıyoruz."

paylaş

   

Yeni Özgür Politika

© Copyright 2022 Yeni Özgür Politika | Tüm Hakları Saklıdır.