NAZIM DAŞTAN / MA / REQA

QSD Sözcüsü Kino Gabriel, İdlib için rejimle bir anlaşmaları olmadığını, tüm hazırlıklarını Efrîn’in özgürlüğü için yaptıklarını söyledi.

Suriye iç savaşı, uluslararası ve bölgesel aktörlerin İdlib’de son kozlarını sahaya sürerek devam ediyor. Rusya, Suriye, ABD, Almanya, Fransa, Çin, İran ve Türkiye’nin aktif rol aldığı İdlib için herkesin çantasında kendi çıkarlarını kollayan bir plan var. Rusya’nın önceki günkü İdlib bombardımanı tansiyonu arttırdı. Demokratik Suriye Güçleri (QSD) Sözcüsü Kino Gabriel, yaşanan son gelişmeleri ve sahadaki olasılıklara ilişkin Mezopotamya Ajansı’nın (MA) sorularını yanıtladı.

 DAİŞ’e ve diğer işgalcilere karşı verdikleri mücadele kapsamında, özellikle Dêrazor’daki operasyonlarla Kuzeydoğu Suriye’yi tamamen DAİŞ’ten özgürleştireceklerini belirten Gabriel, QSD’nin en başat hedeflerinden birinin, yabancı güçlerin işgal ettiği toprakları özgürleştirmek olduğunu söyledi. “Bunlar özellikle Türkiye’nin girdiği yerler olacak. Bu yerleri onlardan alacağız” diyen Gabriel, şöyle devam etti: “Bizim Suriye sahasında terör ve destekçilerine karşı ciddi bir savaşımız var. Ancak QSD güçlerinin, İdlib’te planlanan operasyona katılması için ne bir tartışmamız ne de bir anlaşmamız oldu. İdlib operasyonu deniliyor ama nasıl olacağı ya da ne hatlar üzerine şekilleneceği de belli değil. QSD olarak o bölgede gelişecek olası bir operasyona katılmamız temelinde bir gelişme olmadı.”

İdlib’tekilerin tümü terörist

 İdlib için masaya oturan güçlerin birleştikleri bir nokta olmadığını, basına ‘radikal grupları temizleyeceğiz’ açıklamasında bulunup, sadece El Nusra’yı hedef aldıklarını kaydeden Gabriel, “Ancak biz, orada bulunan bütün grupları terörist olarak görüyoruz. Çünkü radikal ve selefi bir düşünceye sahipler. Suriye halklarına yaptıkları ortadadır. Özellikle Efrin bölgesinde yaşananlar göz önündedir. Demografik yapının değiştirilmesi, hırsızlık, talan, insan öldürme ve kaçırma olaylarını bu tür gruplar yapıyor. Bunların hepsi de Türkiye’nin eli ile yapılıyor” şeklinde konuştu.

Türkiye Nusra’yı hep destekledi

 Türkiye’nin, 7 Eylül’de Rusya ve İran ile gerçekleştireceği toplantıda şeklen El Nusra’yı yok etmeyi talep etmeye hazırlandığını ifade eden Gabriel,şunları söyledi: “Hatta planlarına uymayan El Nusralıları satacaklar. Bir nevi İdlib için oyalama taktiğine de gidecekler. Bu nereye kadar sürer o bilinmez. Bunu daha önce ‘DAİŞ’e karşı savaştım’ şeklinde ifade ederek, halletmeye çalışacak. Türkiye’nin bu yaptığı, istenen sonucu doğurmayacak. Tam aksine büyük bir savaşın kapısını da aralayacak. Türkiye Nusra’yı baştan beri destekliyor. Nusra’nın durumu Türkiye’yi zora soktuğu için bazı gruplar eliyle onu görünmez kılıyor. Bu şekilde aslında çıkarlarını hedefliyorlar. Orada sıkışan selefi grupları kurtarmak istiyorlar.”

Efrîn için operasyon yolu

Demokratik Suriye Meclisi (MSD) ile Şam yönetimi arasındaki görüşmelerde askeri konuların gündeme gelmediğini, sadece siyasi konuların tartışıldığını belirten Gabriel, herkesin gözü İdlib’teyken Efrîn ne olacağıyla ilgili soruyu şöyle yanıtladı: “QSD’nin ve içinde bulunduğu güçlerin Efrîn’de Türkiye ve ona bağlı gruplara karşı direnişi devam ediyor. Güçlerimiz Şehba ve Efrîn’de bulunuyor. Efrîn’in özgürleştirilmesi için önümüzde bir operasyon yolu bulunuyor. Bu, biraz zaman alabilir, ancak bu yönlü hazırlıklarımız var. Bu operasyonun iç hatları zamanla şekillenecek. Halkımızın da bu konuda hazırlıklı olmasını istiyoruz. Çünkü bu bizim için yeniden var olmak gibi bir şey.”